(5271 S. K. m. 150, 151, 188, 216) (5237 S. K. m. 188)
Yerel Mahkemece verilen resen istinafa tabi hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından ön inceleme sonrasında işin esasının incelenmesine geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
CMK 150/3. maddesinde "Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır" denilerek, CMK 150/2. maddesindeki zorunlu müdafi tayini maddesine atıf yapılmaktadır.
Sanık hakkında dava açan iddianamedeki sevk maddeleri dikkate alındığında, CMK 150/2-3 maddelerine göre zorunlu müdafi tayin edilmesi gerektiği konusunda tereddüt bulunmamaktadır ve sanığın yargılama aşamasında özel müdafisinin bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Madde başlığı "delillerin tartışılması" olan CMK 216/3. maddesinde 694 sayılı KHK ile 15/08/2017 tarihinde yapılan değişiklikle;
"Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir. Bu aşamada zorunlu müdafiinin hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel teşkil etmez." şeklinde düzenleme getirilmiştir.
CMK 188/1 maddesinde ise "Duruşmada, hükme katılacak hakimler ve Cumhuriyet savcısı ile zabıt katibinin ve Kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafiinin hazır bulunması şarttır. Müdafiin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi halinde duruşmaya devam edilebilir." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Tüm bu hükümler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde;
Sanığın özel müdafii Avukat T. İ.'in 17/05/2018 tarihli oturum için mazeretini belirterek, katılamayacağını bildirdiği, Mahkemenin mazereti red edip, bu hususu açıkça sanığa da sormadan ve yeni bir müdafi tayin ettirmeden karar verdiği,
CMK.'nun 150/2-3, 151/1, 188/1. maddeleri gereğince zorunlu müdafinin bulunması zorunluluğu bulunduğu halde, hüküm duruşmasını zorunlu müdafinin katılımı olmadan yapmak sureti ile duruşmada mutlaka hazır bulunması gereken zorunlu müdafinin yokluğunda duruşma yapılmakla, CMK 289/1-e maddesi anlamında kesin hukuka aykırılık halinin gerçekleştiği ve bu nedenle hükmün bozulmasının gerektiği;
Kabule göre de;
7078 S.K.'nun 132. maddesi ile aynen kabul edilen 25.08.2017 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı KHK ile değişik TCK.'nun 188/3. maddesindeki adli para cezasının alt sınırı 1.000 gün birimi olduğu nazara alınmadan, sanığa kanunda belirtilen adli para cezasının alt sınırın altında adli para cezası verildiği anlaşılmakla,
Sanık müdafiisinin istinaf talebinin kabulü ile sanık hakkında verilen hükmün CMK.'nun 280/1-d, 289/1-e maddesi gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın bozma kararı yönünden yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Sanık yönünden CMK.'nun 283/1. maddesi gereğince yeniden hüküm kurulurken ceza miktarı itibariyle KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,
CMK.'nun 284/1. maddesi gereğince kesin olmak üzere 09/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)