(5237 S. K. m. 50, 52, 53, 58, 62, 191) (5271 S. K. m. 231, 280, 286)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Dairemiz tarafından delillerin yeniden değerlendirilmesi açısından davanın yeniden görülmesine karar verilmesi üzerine, Dairemizce yapılan yargılama sonucunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA;
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 08/02/2018 tarih ve 2018/998 İddianame numaralı iddianamesi ile sanık R. D.'in kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan TCK'nun 191/1-4-5, 58/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEME HÜKMÜ;
Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesi 10/04/2018 tarih, 2018/157 (E) ve 2018/381 (K) sayılı kararı ile sanığın Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak suçundan TCK'nun 191/1, 62/1 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"İncelenen dosya kapsamına göre yargılama konusu eylem yönünden suç tarihi 26/05/2014 olduğu halde ceza miktarı itibari ile sanık lehine olan 6545 sayılı kanun değişikliği öncesi TCK hükümlerinin uygulanması gerekirken değişiklik sonrası TCK hükümlerinin uygulandığı anlaşıldığından Sakarya 3 Asliye Ceza Mahkemesinin kullanmak amaçlı uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık R. D. hakkında verdiği mahkumiyet kararının kaldırılmasına sanığın işlediği sabit olan kullanmak amaçlı uyuşturucu madde bulundurmak suçundan eylemine uyan TCK 191/1, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaada bulunmuştur.
SAVUNMA:
Sanık R. D. İlk Derece Mahkemesindeki savunmasında: "Atılı suçlamayı anladım. Daha önce ben bu hususta ifade verdim. O ifadelerimi tekrar ederim. Ben olay tarihinde uyuşturucu madde kullandığım doğrudur. Hakkımda denetimli serbestlik kararı verildi. Ben bu denetim süresinde konferanslara gittim. Konferansları hiç aksatmadım. Kütahya’dayken cezaevinde teslim olmaya gittiğim esnada otogarda dolaşırken roman vatandaşlardan biri yanıma gelerek yolluk yaparsın diyerek cebime esrar maddesi koydu. Benim psikolojik durumum kötü olduğu için uyuşturucu maddeyi o an çıkartıp atmak aklıma gelmedi. Açık cezaevine teslim olacağım esnada elimi cebime attım. Uyuşturucu madde elime gelince ben onu attım. Yapılan testlerde saç örneğimden uyuşturucu kullandığım tespit edildi. Eğer suçlu görülürsem lehime olarak hakkımda CMK.nun 231/5-14 maddelerinde düzenlenen "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" müessesesinin uygulanmasını isterim" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık Dairemizde ise: "Önceki savunmalarımı tekrar ederim, yapmış olduklarım için pişmanım, ben şuanda uyuşturucu kullanmıyorum, cezamın bitmesine iki ay kaldı, oradan da askere gideceğim." şeklinde savunmada bulunmuştur.
DELİLLER:
-01/07/2017 tarihli tutanak.
-23/11/2017 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporu.
İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı'nın 16/06/2014 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
OLAY DEĞERLENDİRMESİ:
Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü görevlilerince, sanıktan 26/05/2014 günü İstanbul KPL Müdürlüğünün Raporuna göre uyuşturucu madde ihtiva ettiği belirlenen, net ağırlığı 0,6 gram gelen maddenin ele geçirildiği, bunun üzerine sanık hakkında 27/08/2014 tarihli Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın 01/07/2017 günü de Tavşanlı T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü iken kurum dışına çıkarak uyuşturucu kullandığının anlaşılması üzerine sanıktan alınan saç örneği üzerinde ATK Bursa Grup Başkanlığı tarafından yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 23/11/2017 tarihli rapora göre uyuşturucu madde bulunduğunun belirtildiği, bu şekilde gerçekleştiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İlk derece mahkemesi kararının sübuta ve sanığın eyleminin TCK.'nun 191/1. maddesi kapsamındaki suçu oluşturduğuna ilişkin kabul ve gerekçesinin yerinde olduğu Dairemiz tarafından kabul edilmiştir.
Ancak sanığın 26/05/2014 tarihli eyleminin yargılama konusu olduğu, 01/07/2017 tarihli fiilinin ise, kamu davasının açılmasının ertelenmesinin ihlali mahiyetinde kovuşturma şartı olduğu nazara alınmadan, suç tarihi itibarı ile yürürlükte olmayan sanık lehine düzenleme de getirmeyen 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK.'nun 191/1. maddesinin uygulanmasına dair ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmesi gerekmiştir. Sanığın eylemine uyan ve suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK.'nun 191/1 maddesinin 6545 sayılı Yasa ile değişik hali öncesi hükümlerine göre cezalandırılmasına, suçu ikrara yönelik beyanları dikkate alınarak hakkında TCK.'nun 62. maddesinin de uygulanmasına, suçun işlenmesinde herhangi bir özellik bulunmadığından, sanığın ekonomik ve sosyal durumu da nazara alınarak hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A) Sanık R. D. hakkında Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/04/2018 tarih, 2018/157 Esas ve 2018/381 Karar sayılı, sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak kabul etmek bulundurmak veya kullanmak suçundan mahkumiyetine ilişkin kararının, CMK.'nun 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA;
B) Sanık R. D.'in, 26/05/2014 tarihinde uyuşturucu maddeyi kullanmak için bulundurmak suçunu işlediği dosya kapsamına göre sübut bulduğundan eylemine uyan;
1-6545 sayılı Yasanın 68. maddesi ile değişiklik öncesi TCK.'nun 191/1. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, kasta dayalı kusurunun ağırlığına göre takdiren 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
2-Sanığın suçu ikrara yönelik beyanları dikkate alınarak cezasının TCK'nun 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak, sanığın 10 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
3-Suçun işlenmesindeki özellikler, ceza süresi, sanığın ekonomik ve sosyal durumu nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının beher günü 5237 sayılı TCK.’nun 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince, takdiren 20,00-TL’den paraya çevrilerek, sanığın NETİCETEN 6.000,00-TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
Günün ekonomik koşulları, sanığın ekonomik ve şahsi halleri, paranın alım gücü ile önceki hüküm nazara alınarak, sanığa verilen hapisten çevrili adli para cezasının 5237 sayılı TCK.’nun 52/4 maddesi gereğince takdiren birer ay ara ile on eşit taksitte tahsiline, ancak taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde, geri kalan miktarın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına;
4-Sanığa verilen netice cezanın adli para cezası olması nedeniyle, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.’nun 53. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına;
5-Sanığın adli sicil kayıtları nazara alındığında, suç işleme hususundaki eğilimi nedeni ile yeniden suç işlemeyeceği hususunda Dairemize olumlu kanaat gelmediğinden takdiren sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına;
Aşağıda dökümü yapılan (44,95)-TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile DEVLET HAZİNESİNE ÖDENMESİNE;
Dair; sanığın yüzünde (segbis vasıtasıyla), iddia makamında iddia makamında C. Savcısı M. E. K. (34355) hazır olduğu halde, mütalaaya uygun olarak, CMK.'nun 286/2-b-son maddesi uyarınca kesin olacak biçimde ve oybirliği ile verilen karar Daireye mahsus salonda açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/09/2018 (¤¤)