(5237 S. K. m. 52, 53, 54, 62, 188) (5271 S. K. m. 141, 223, 280)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Dairemiz tarafından delillerin yeniden değerlendirilmesi açısından davanın yeniden görülmesine karar verilmesi üzerine, Dairemizce yapılan yargılama sonucunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA;
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 29/02/2016 tarih ve 2016/950 İddianame numaralı iddianamesi ile sanık M. Ö.'ün Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan TCK'nun 188/3-4, 53, 54 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEME HÜKMÜ;
İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi 11/04/2018 tarih, 2016/99 (E) ve 2018/151 (K) sayılı kararı ile sanığın Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan TCK'nun 188/3-4, 62, 52/2 maddeleri gereğince 13 yıl 9 ay hapis ve 5.000,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"İncelenen dosya kapsamına göre; İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesince sanık M. Ö. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyet kararı vermiş ise de, sanığın olay tarihinde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği adreste oturmadığı, o adres ile ilgisinin tespit edilemediği, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin sanığa ait olduğunun ispat edilemediği, buna göre sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından;
1-Sanık M. Ö. hakkında İstanbul 16 Ağır Ceza Mahkemesince uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verilen mahkumiyet kararını kaldırılmasına,
2-Sanık M. Ö.'ün üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan delil yetmezliği nedeni ile beraatine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." demiştir.
SAVUNMA:
SANIK M. Ö. DAİREMİZDEKİ BEYANINDA: "Atılı suçu kabul etmiyorum. Olay tarihinde 3 gün evvel silahla yaralanan teyzemin oğlu için okutulan mevlütte idim, bu sırada iki el silah sesi duyulunca bizde merak edip dışarıya çıktık, küçük bir çocuk ağabeyin Aydın vuruldu diye söyledi. Ben de panikledim ve silah sesinin geldiği yere doğru koşmaya başladım, önüme maskeli birisi çıktı, polismiş, beni durdurup hakkımda işlem yaptılar. Polisin beni durdurduğu yer ile uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği yer arasında da oldukça mesafe vardır. Benim bu yerle bir alakam yoktur. Boş bir binadır. Mülkiyeti de G. U. ve B. K.'a aittir. Burada bulunan çantada kan lekesi de çıkmış, bana ait olmadığı anlaşıldı. Ben suçsuz yere 5 ay ceza yattım. Suçsuzum beraatimi talep ediyorum." demiştir.
DELİLLER:
-16/01/2016 tarihli tutanak,
-20/01/2016 ve 26/01/2016 tarihli İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Uzmanlık raporları,
-26/01/2016 tarihli İstanbul Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğünün Uzmanlık raporu,
-Tanıklar M. E., Ş. Ö. ve M. A. A.'in kovuşturma aşamasında alınan beyanları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
OLAY DEĞERLENDİRMESİ:
13/11/2015 tarihinde Sarıgöl Mahallesi Dere Boyu sokak ve çevre sokaklarda fare M. lakaplı sanık M. Ö. ile isimleri ve adresleri belirtilen birçok kişinin uyuşturucu madde ticareti yaptıkları ihbarının alınması üzerine, 15/01/2016 günü belirlenen adreslerde Mahkeme kararı ile arama yapılmak üzere gidildiği, Dere Boyu Sokak girişinde polisleri gören oradaki şahıslardan M. A.'nın kaçtığı ve yakalandığı, üzerinde suç unsuru ele geçmediği, orada bulunan diğer şahısların da kaçıştıkları, Sarıgöl Mahallesi Melek Sokak No: 20-22 sayılı metruk binanın önüne gelindiğinde buradan çıkan sanık M.'ın kaçmaya çalıştığı, yakalanmak üzereyken orada bulunan kalabalığın kargaşa çıkarmasından istifade ederek kaçtığı, sanığın çıktığı metruk gecekondunun içine girildiğinde, içerisinin boş olduğu ve arka bahçeye açılan kapının yanında sırt çantasının bulunduğu ve içinde daralı ağırlığı 8005,2 gram gelen uyuşturucu ihtiva eden hapların ele geçirildiği, ihbara konu Dereiçi Sokak No:63'de kapıyı S. Y.'ın açtığı, M.'ın kendisinin damadı olduğunu söylediği, evde yapılan aramada suç unsuruna rastlanmadığı, bu sırada M.'ın geldiği ve yakalandığı, diğer ihbara konu Dere Boyu sokak no: 28/1 sayılı ikametin giriş kapısı önünde G. Ç.'nin bulunduğu, yapılan aramada odunlukta daralı ağırlıkları 5,8 ve 5,2 gram olan iki fişek bonzai ile çamaşır makinası üzerinde 0,1 gram bonzainin ele geçtiği, ihbara konu Dereboyu Sokak No: 26/1 ve 26/2 sayılı ikametlerin ise içlerinin boş olduğu ve suç unsuru ele geçirilemediği, ancak bu adresten 15 metre mesafede bulunan ve polis memurlarının sokağa girmesi ile birlikte kaçan şahısların kaçış istikametinde bulunan çöplükte poşet içinde daralı ağırlığı 186 gram olan bonzai olduğu değerlendirilen maddenin elde edildiği,
İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarınca yapılan incelemede, sırt çantası içinde ele geçirilen tabletlerden 834 gramının uyarıcı özelliğe sahip MDMA içerdiğinin, geri kalan 2691 gramının uyuşturucu veya uyarıcı madde ihtiva etmediğinin, Dere Boyu sokak no:28/1 de ele geçen net 7 gram ağırlığındaki maddelerin sentetik kannabinoid ve net ağırlığı 2 gram olan maddenin esrar, çöplükte bulunan net 21,5 gram ağırlığındaki bitki parçalarının da sentetik kannabinoid ihtiva ettiğinin tespit edildiği,
Sırt çantasında DNA profili elde edilemediği ve diğer suç eşyaları üzerinde mukayeseye elverişli vücut izi tespit edilemediği,
İhbarda adı geçen, ancak olay günü olay yerinde bulunmayan sekiz şüpheli hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği,
Sanık M. K. savunmasında, metruk binada çanta içinde, numara 28/1 de ve çöplükte ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgisinin bulunmadığını ve suçsuz olduğunu savunduğu,
G. Ç.'nin de olay günü söz konusu mahalleye bir arkadaşını ziyarete gittiğini, dışarıdan sesler gelmesi üzerine dışarı çıktığını, numara 28/1 önüne geldiğinde polislerin geldiğini, uyuşturucu maddeler ile ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği,
Mahkemece G. Ç. hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan beraat kararı verildiği,
Sanık M. Ö. hakkındaki uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı ise, sanığın beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurduğu, olayın ve hukuki sürecin bu şekilde gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıdaki şekilde gerçekleşen olay yönüyle ilk derece mahkemesi elde edilen uyuşturucu maddelerin sanığa ait olduğunu, zira uyuşturucu maddelerin ele geçtiği numara 22 ve numara 26 adreslerinin bulunduğu yerde sağlıklı adres taksim sisteminin bulunmadığını, dolayısıyla ihbarı doğrulayacak şekilde sanığın tasarruf edebileceği zilyet ve hakimiyeti altındaki alanlarda suça konu maddelerin ele geçirildiğini, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunu, sanığın uyuşturucudan sabıka kaydının bulunması, dosyanın geçirdiği safahat itibariyle parmak izi incelemesinin yapılamayacak olması, sanığın olaydan sonra kaçması, sanık haricinde başka bir şahısla ilgili suç isnadının bulunmaması, fare M. lakaplı şahsın sanık olması karşısında söz konusu maddelerin sanığa ait olduğunu kabul etmiştir.
Dairemiz elde edilen delillerin, sanığın mahkumiyetine yeterli olmadığı kanaatine ulaşmıştır.
Zira, yargılama konusu uyuşturucu maddelerin üç ayrı yerde ele geçirildiği, bunlardan ilki her ne kadar sanığın çıktığı numara 20-22 deki metruk binada ele geçirilmiş ise de, söz konusu binanın kullanılmayan, herkesin rahatlıkla girip çıktığı metruk bir yapı olduğu, olay mahalline polislerin gelmesi ile birlikte o sokakta bir çok kişinin bulundukları yerden kaçtıkları, bu uyuşturucu maddelerin sanığa ait olduğuna veya sanık tarafından oraya konulduğuna dair görgü veya tespitin bulunmadığı,
Yine sanığın Dere Boyu Sokak no:28/1 sayılı ikamette ve Dereboyu Sokak No:26/1 ve 26/2 sayılı ikametin 15 metre uzağında, arama sırasında insanların kaçtığı istikametteki çöplükte ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile de irtibatına yönelik bir tespit ve gözlemin söz konusu olmadığı,
Dosya arasında bulunan 14/01/2015 tarihli çalışma tutanağında sanığın adresinin Dereiçi Sokak numara 63 olarak belirlendiği ve söz konusu adreste yapılan aramada suç unsuruna rastlanmadığı, metruk binada ele geçen içinde uyuşturucu bulunan sırt çantasında teşhise elverişli DNA profili elde edilemediği ve diğer suç eşyalarında da teşhise elverişli vücut izi elde edilmediği, sanığın savunmalarında da ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kendisine ait olmadığını ifade ettiği,
Bu durum karşısında, sanığın suça konu uyuşturucu maddelerle irtibatlı olduğuna ilişkin iddianın, her türlü şüpheden uzak, sanığı atılı suçtan cezalandırmaya yetecek, somut ve inandırıcı delillerle doğrulanmadığı, sanığın beraatına karar verilmesi gerektiği yönünde Dairemiz heyetince tam bir kanuni ve vicdani kanaate varılmakla, sanığın cezalandırılmasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanığın beraatına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A) İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/04/2018 tarih, 2016/99 (E) ve 2018/151 (K) sayılı sanık M. Ö.'ün uyuşturucu madde ticareti suçundan TCK 188/3-4, 62, 52 maddeleri uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 5000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının CMK'nun 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
B) Sanık M. Ö.'ün uyuşturucu madde ticareti suçundan TCK 188/3-4, 53, 54 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında;
Sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından, CMK 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE,
Sanık tutuklu kalıp beraat etmekle, CMK 141. Maddesi uyarınca TAZMİNAT HAKKI BULUNDUĞUNA,
Tazminat hakkını kullanmasını teminen karar kesinleştiğinde gerekçeli kararın kesinleşme şerhli örneğinin sanığa TEBLİĞİNE,
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/3796 Emanet sırasında kayıtlı GOP CBS'den gelen mühürlü bez torba içinde toplam 22,5 gr uyuşturucu içeren madde, 830,0 gr uyuşturucu içeren tablet ve 2687,0 gr uyuşturucu içermeyen maddenin ve İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün Laboratuvar şahit numune dolabında muhafaza altına alınan şahit numunelerin TCK.54. madde gereğince MÜSADERESİNE,
Yargılama giderlerinin devlet hazinesine YÜKLENMESİNE,
Dair; sanığın yüzünde, müdafisinin yokluğunda, iddia makamında C. Savcısı E. K. (…) hazır olduğu halde, talebe uygun olarak, hükmün tefhim tarihinden itibaren onbeş gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak yoluyla veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle ve Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere temyiz yasa yolu açık olacak biçimde ve oybirliği ile verilen karar Daireye mahsus salonda açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/09/2018 (¤¤)