(5271 S. K. m. 209, 217, 280, 284, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
İncelemeye gelen dosyada İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesine sanıklar F. G. Ş. T., M. T., T. İ. ve S. A. hakkında örgütlü olarak uyuşturucu madde ticareti yapmak, bu örgüt içerisinde faaliyet göstermek, bireysel olarak uyuşturucu bulundurmak ve nakletmek suçundan 23/08/2006 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı,
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, 2006/217 Esas, 2008/76 Karar sayılı ve 07/05/2008 tarihli karar ile savunması alınamadığından sanık S. A. hakkındaki davanın bu dosyadan tefrikine karar verildiği, diğer sanıkların cezalandırılmaları yoluna gidildiği ve İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/131 Esas sayılı esasına tefrik edilen bu davanın kaydının yapıldığı, sanık S. A.'ün 13/04/2009 tarihli oturumda savunmasının alındığı, savunması alınırken, dosyanın evveliyatını teşkil eden delillerin toplandığı ve tefrik kararı verilen 2006/217 Esas sayılı dosyanın Yargıtay'dan dönmesinin beklenmesine, döndüğünde dosya içerisine alınmasına ilişkin ara karar kurulduğu, sanık S.'ın savunmasının alındığı celsede dosyada mevcut tutanaklar, önceki savunmaları, raporlar, yokluğunda yapılan muameleler, diğer sanıkların savunmaları, tanık anlatımları, Adli Tıp raporu okunarak sanığa okundu şeklinde beyanın da zapta geçtiği, oysa Dairemize incelemeye geldiği tarihte dahi sanığa okunduğu belirtilen belgelerin istinaf incelemesine gelen dosya içerisinde bulunmadığı, Mahkemece 13/04/2009 tarihli celseden 12/10/2016 tarihli hüküm verilen celseye kadar, İstanbul Kapatılan 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/217 Esas, 2008/76 Karar sayılı dosyasının Yargıtay'dan dönüşünün beklendiği, karar tarihli duruşmada ise belirtilen dosya Yargıtay'dan dönmekle birlikte tevzi edildiği Mahkeme tarafından tekrar karara çıkartıldığı ve yeniden Yargıtay’a gönderildiği, bu nedenle dosya içerisine yine delillerin alınmadığı, sadece bozma ilamı ve bozma sonrası verilen gerekçeli kararın alındığı görülmüştür.
CMK.'nun 209. maddesinde, duruşmada okunması zorunlu belge ve tutanaklar düzenlenmiş olup, bu maddede; "Naip veya istinabe yolu ile sorgusu yapılan sanığa ait sorgu tutanakları, naip veya istinabe yoluyla dinlenen tanığın ifade tutanakları ile muayene ve keşif tutanakları gibi delil olarak kullanılacak belgeler ve diğer yazılar, adli sicil özetleri ve sanığın kişisel ve ekonomik durumuna ilişkin bilgilerin yer aldığı belgeler, duruşmada okunur." denilmektedir.
CMK.'nun 217. maddesinde de; "Hakim, kararını ancak duruşmaya getirtilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hakimin vicdani kanaati ile serbestçe takdir edilir." şeklinde düzenleme mevcuttur.
İlk Derece Mahkemesi yukarıda da belirtildiği üzere, sanığın savunmasını aldığı 13/04/2009 tarihli celsede, delillerin içerisinde bulunduğu ve bu sanıkla ilgili davanın tefrik edildiği ana dosya olan 2006/217 Esas sayılı dosyayı getirmeden ve incelemeden, CMK 209. ve 217. maddeye aykırı şekilde sanığın savunmasını almış ve bilahare de ara kararına rağmen bu eksikliği ikmal etmeden, delilleri getirip okumadan ve dosya arasında ekspertiz raporu dahi olmadan karar vermiş olmakla, sanığın savunma hakkının kısıtlanmış olduğu, hükmün istinaf denetimi için gereken belge ve delilleri ihtiva etmediği anlaşılmakla;
Sanığın istinaf talebinin kabulü ile, CMK.'nun 289/1-h. maddesi uyarınca, CMK.nun 280/1-b maddesine göre hükmün BOZULMASINA,
Dosyanın bozma kararı yönünden yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK.'nun 284/1. maddesi gereğince kesin olmak üzere 01/02/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)