(5237 S. K. m. 43, 53) (5271 S. K. m. 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından ön inceleme sonrasında işin esasının incelenmesine geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin gerekçesine göre, sanığın 18/10/2014 tarihinde uyuşturucu madde bulundurduğundan bahisle hakkında 10/11/2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın denetimli serbestlik tedbirine aykırı davranması nedeni ile Gaziosmanpaşa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/229 Esas sayılı dosyasından yapılan yargılama sonucu, ısrar koşulunun oluşmadığından bahisle 15/12/2015 tarihinde durma kararı verildiği, ancak, dosyada yargılamaya konu ilk eylem olan ve durma kararı verilen 18/10/2014 tarihli eyleme ilişkin suç tutanağı, ekspertiz raporu, soruşturma ve kovuşturma evraklarının denetime elverişli olacak şekilde bulunmadığı, yapılan yargılamada bu dosyaya ilişkin delillerin sanığa da okunmadığı dikkate alındığında, bu uygulama CMK'nun 289/1-h fıkrasında düzenlenen ve hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılması olarak kabul edilmekle;
Kabule Göre de;
Mevcut olayda ilk suç tarihinin 18/10/2014 olduğu, daha sonra 11/05/2015 ve 06/11/2015 tarihlerinde de yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu,
Böylece aynı suç işleme kararının icrası kapsamında kullanmak için uyuşturucu madde satın alma ya da kabul etme fiilini değişik zamanlarda gerçekleştirdiği ve bu fiillerinin TCK 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suçu oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerekmekle,
Ayrıca, hükümde, 5237 sayılı TCK.'nun 53. maddesi ile uygulama yapılırken, Anayasa Mahkemesi tarafından TCK.'nun 53/1-b. bendinin tamamen iptal edilmesi söz konusu olmadığı halde, (b) bendine hiç yer verilmediği; mahkumiyetin yanı sıra güvenlik tedbirlerinin uygulanması gereken hallerde buna da hükmolunması esasen zorunlu olmakla,
İstinaf talebinin kabulü ile sanık hakkında verilen hükmün CMK.'nun 280/1-b, 289/1-h. maddeleri gereğince BOZULMASINA,
CMK 283. madde gereğince, aleyhe istinaf başvurusu bulunmamakla, yeniden hüküm kurulurken ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dosyanın bozma kararı yönünden yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK.'nun 284/1. maddesi gereğince kesin olmak üzere 06/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)