(5271 S. K. m. 280, 284, 289) (5237 S. K. m. 43)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuğun istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından ön inceleme sonrasında işin esasının incelenmesine geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
23.02.2016 tarihinden itibaren suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını doldurduğunun anlaşıldığı halde, 12/06/2017 tarihinde suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı celse duruşmanın kapalı yapıldığı, bu durum CMK 289/1-f maddesi anlamında kesin hukuka aykırılık hali olup mutlak bozma nedeni olduğu için hükmün bozulması gerekmektedir.
Kabule göre de;
Sanık hakkında 20/06/2015 tarihinde işlediği kullanmak üzere uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeni ile Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/280 Esas, 2017/50 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, dosyanın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden kesinleştiği UYAP sisteminden yapılan kontrolde anlaşılmıştır.
Yargılama konusu eylemle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek denetim süresi bekleyen Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/280 Esas sayılı dosyasındaki eylem yönünden yapılan değerlendirmede;
İstinafa konu dosyayla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilerek denetim süresi bekleyen Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/280 Esas sayılı dosyadaki her iki suçun, Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/280 Esas sayılı dosyanın iddianame tarihi olan 11/09/2015 tarihinden önce işlendiği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, her iki davaya konu suçların bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak suçların zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi, bunun saptanması halinde dosyaların birleştirilmesi yoluna gidilmesi, Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/280 Esas sayılı dosyasının bu süreçte kesinleşmesi durumunda ise, yine incelenerek eylemlerin zincirleme suç oluşturduğunun saptanması halinde, suçlardan en ağır sonuç doğuran suç esas alınarak tayin edilecek cezanın TCK.'nun 43. maddesi gereğince arttırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan fazla olması halinde, aradaki fark kadar ek cezaya hükmolunması, arada fark yok ise, bu kez ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği yerleşik Yargıtay uygulamaları ile sabittir.
Ancak, Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/280 Esas sayılı dosyasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip kesinleştiğinden, bu aşamada söz konusu işlemlerin yapılması mümkün olmadığından, istinaf kararından ve yerel mahkeme kararından birer suret ekli şekilde ve hükmün açıklanması sırasında yukarıdaki paragrafta belirtilen işlemler açısından nazara alınmak üzere, Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/280 Esas sayılı dosyasına gönderilmesinin gerektiği Dairemizce değerlendirilmiştir.
İstinaf talebinin kabulü ile suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün CMK.'nun 280/1-d, 289/1-f. maddeleri gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın bozma kararı yönünden yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK.'nun 284/1. maddesi gereğince kesin olmak üzere 26/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)