(5237 S. K. m. 43) (5271 S. K. m. 280, 284, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından ön inceleme sonrasında işin esasının incelenmesine geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
24/01/2016 Tarihinde sanığın yere 8 çıkı halinde net 0,8 gram gelen ADB-FUBINACA ihtiva eden uyuşturucu maddeyi attığı, bu eylemle ilgili olarak sanık hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 2016/6742 Soruşturma, 2016/243 Karar sayılı karar ile Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararı verildiği, bu kararın sanığa 04/03/2016 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, 19/07/2016 tarihinde sanığın Bolu T Tipi Açık Ceza İnfaz Kurumundayken hal ve hareketlerinden şüphelenildiği, kanında Meperidin ihtiva eden uyuşturucu madde bulunduğu, yine 30/08/2016 tarihinde sanığın yapılan üst aramasında net 0,1 gram ve 1 gram olmak üzere 2 ayrı madde bulunduğu, söz konusu maddelerin ADB-CHIMINACA ve MDMB-2201 etken maddesini içerdiğine ilişkin rapor aldırıldığı anlaşılmaktadır.
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 22/11/2016 tarihinde düzenlenen 2016/6742 Soruşturma, 2016/23283 Esas, 2016/19178 İddianame sayılı iddianamede, bu eylemlerden bahsedilerek sanık hakkında incelemeye gelen kamu davasının açıldığı görülmüştür.
15/02/2016 Tarihinde verilen Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararından sonra yukarıda anlatılan 19/07/2016 tarihli eylem ihlal niteliğinde olduğundan, bu ihlale göre kamu davasının açılması gerekmekte ise de; Cumhuriyet Savcılığının yukarıda bahsi geçen 30/08/2016 tarihli eylemi de birleştirmek suretiyle 24/01/2016 tarihli eylemle ilgili dava açtığı görülmüş, sanığın ihlal niteliğinde olan 19/07/2016 tarihli eyleminden sonraki bu eylemi, hakkında iddianame düzenleninceye kadar TCK.'nun 43. maddesine konu olabilecek ise de, aleyhe istinaf başvurusu olmadığından, bu hususun eleştirilmesi ile yetinilmiştir.
Sanıkla ilgili olarak; UYAP ortamından ve dosya kapsamından yapılan araştırmada, sanığın suç tarihi 31/08/2016 olan ve İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinde 2017/160 Esas sayılı derdest aynı tür suçtan davasının olduğu görülmüştür.
İncelemeye gelen dosyadaki iddianamenin tanzim tarihi 22/11/2016 olduğundan, İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/160 Esas sayılı dosyasındaki eylemin iddianame tarihinden önce işlendiği dikkate alındığında, derdest olan bu dosyanın, incelemeye gelen dosya ile birlikte değerlendirilerek, sanık hakkında TCK.'nun 43. maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması ve buna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi açısından birleştirilmesi gerekirken birleştirilmediği ve ayrı ayrı görüldüğü anlaşılmakla, bu husus sanığın savunma hakkını kısıtlar nitelikte olduğundan,
İstinaf talebinin kabulü ile sanık hakkında verilen hükmün CMK.'nun 280/1-b, 289/1-g,h maddeleri gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın bozma kararı yönünden yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK.'nun 284/1. maddesi gereğince kesin olmak üzere 06/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)