(5237 S. K. m. 53, 54, 62, 63, 188, 191) (5271 S. K. m. 135)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Dairemiz tarafından delillerin yeniden değerlendirilmesi açısından davanın yeniden görülmesine karar verilmesi üzerine, Dairemizce yapılan yargılama sonucunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA;
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 18/05/2017 tarih ve 2017/1281 İddianame numaralı iddianamesi ile sanığın Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan TCK'nun 188/3-4-a-b, 53, 54/1-4, 63. maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEME HÜKMÜ;
Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi 03/11/2017 tarih, 2017/240 (E) ve 2017/322 (K) sayılı kararı ile sanığın Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan TCK'nun 188/3, 188/4-a,b, 62/1 maddeleri gereğince 15 yıl hapis ve 2.000,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Uyuşturucu ile Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalarda şüpheli R. G.'in uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklinde bilgiler elde edilmesi üzerine, şahsın kullanmış olduğu ................. numaralı adına kayıtlı GSM hattı ile ilgili soruşturma dosyası kapsamında Kocaeli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/1793 D. İş sayılı kararına istinaden CMK'nın 135. maddesi hükmü çerçevesinde iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması tedbirinin uygulandığı,
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında R. G. in O. D. isimli şahısla buluşma gerçekleştireceğinin tespit edilmesi üzerine, kolluk görevlilerince fiziki takip altına alındığı, sanığın İzmit ilçesinde bulunan Uğur Mumcu Parkı Vilayet Durağında olay yerine ticari taksiyle gelen O. D. isimli şahısla buluştukları, aracının ön koltuğuna oturan R. G.'in O. D. ile karşılıklı olarak bir şey alıp verdiklerinin görüldüğü, daha sonra O. D.'ın olay yerinden aracıyla ayrılması üzerine olaya müdahale edildiği, şahsın rızası ile polis memurlarına 2 fişek halinde kağıda sarılı vaziyette daralı ağırlığı 3 gram gelen sentetik kannabinoid (bonzai) maddesini teslim ettiği,
Şüpheli R. G.'in ikametinde yapılan aramada daralı ağırlığı iki gram gelen esrar maddesi bulunduğu, yine olay günü sanık R. G.'in kullanımında olan ………… plaka sayılı araçta yapılan aramada daralı ağırlığı 0,70 gram gelen sentetik kannabinoid maddesi ele geçirilmiştir.
O. D. isimli şahıstan ele geçirilen uyuşturucu maddenin İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 04/04/2017 tarihli raporundan anlaşılacağı üzere, sentetik kannabinoid başlığı altında tanımlanan kimyasal maddelerden olduğu, 05/04/2017 tarihli rapora göre ise, şüphelinin ikametinden ve kullanımındaki araçtan ele geçirilen materyallerin esrar ve sentetik kannabinoid maddeleri olduğu tespit edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda O. D. ile R. G.'in araç içerisinde karşılıklı olarak bir şey alıp verdiklerinin görüldüğü, ancak kimin kime ne verdiğinin tespit edilemediği bu hususun uyuşturucu madde ticareti açısından şüphe oluşturduğu, sanığın evinde ve aracında uyuşturucu madde bulunması nedeniyle eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağı sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kesin, inandırıcı, her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediğinden,
1-Koceli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan sanık R. G. hakkında verilen 2017/240 Esas ve 2017/322 karar sayılı mahkumiyet kararının kaldırılmasına,
2-Sanık R. G. in Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurmak suçundan eylemine uyan TCK.nun 191/1, 53, 63. maddeleri gereğince cezalandırılmasına,
Sanığın müsnet suçtan tahliyesine,
Karar verilmesi kamu adına talep ve mütala olunur" demiştir.
SAVUNMA:
SANIK R. G. DAİREMİZDEKİ BEYANINDA: "üzerime atılı uyuşturucu madde ticareti suçlamasını kabul etmiyorum, ben ekonomik ve ailevi durum itibari ile uyuşturucu madde ticareti yapacak birisi değilim, ancak uyuşturucu madde kullanıcısıydım ve bağımlıydım, olay tarihinde arkadaşlarım ile birlikte uyuşturucu madde kullanmaya karar verdik sanık O.'a uyuşturucu temin etmek için mesaj attım, buluştuk, kendisinden 50 TL vererek uyuşturucu madde satın aldım, alışveriş sanık O.'un taksisinin içinde gerçekleşti, yanımızda kimse yoktu, sonra karakolda ifade verdim, bu ifade sonrasında O.'un beni suçladığını öğrendim, O. bu olaydan 3 ay sonra uyuşturucu madde ticareti suçundan tutuklanmış birisidir, beyanlarını kabul etmiyorum." demiştir.
DELİLLER:
-15/03/2017 tarihli olay fiziki takip yakalama rızaen teslim muhafaza altına alma üst, araç arama ve el koyma tutanağı,
-15/03/2017 tarihli olay yeri basit krokisi,
-15/03/2017 tarihli ev arama ve el koyma tutanağı,
-15/03/2017 tarihli canlı teşhis tutanağı,
-İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 05/04/2017 tarihli ve 04/04/2017 tarihli uzmanlık raporları,
-15/03/2017 tarihli R. G. ile O. D. arasındaki telefon görüşmelerine ait tape kayıtları,
-Tanıklar O. D., F. S., S. B., N. M.'nin beyanları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
OLAY DEĞERLENDİRMESİ:
Dairemizce yukarıda belirtilen ve toplanıp değerlendirilen tüm delillere göre;
Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Uyuşturucu ile Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalarda sanık R. G.'in uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklinde bilgiler elde edilmesi üzerine, şahsın kullanmış olduğu …………. numaralı olup adına kayıtlı GSM hattı ile ilgili olarak Kocaeli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/1793 D. İş sayılı kararına istinaden, CMK'nın 135. maddesi hükmü çerçevesinde iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması tedbirinin uygulandığı,
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, sanık R. G.'in O. D. isimli şahısla buluşma gerçekleştireceğinin tespit edilmesi üzerine, kolluk görevlilerince fiziki takip altına alındığı, sanığın İzmit ilçesinde bulunan Uğur Mumcu Parkı Vilayet Durağında olay yerine ticari taksiyle gelen O. D. isimli şahısla buluştukları, aracının ön koltuğuna oturan R. G.'in O. D. ile karşılıklı olarak bir şey alıp verdiklerinin görüldüğü, daha sonra O. D.'ın olay yerinden aracıyla ayrılması üzerine olaya müdahale edildiği, O. D.'ın rızası ile polis memurlarına 2 fişek halinde kağıda sarılı vaziyette daralı ağırlığı 3 gram gelen sentetik kannabinoid (bonzai) maddesini teslim ettiği,
Sanık R. G.'in ikametinde yapılan aramada, daralı ağırlığı iki gram gelen esrar maddesi bulunduğu, yine olay günü sanık R. G.'in kullanımında olan ................. plaka sayılı araçta yapılan aramada, daralı ağırlığı 0,70 gram gelen sentetik kannabinoid maddesi ele geçirildiği,
O. D. isimli şahıstan ele geçirilen uyuşturucu maddenin İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 04/04/2017 tarihli raporundan anlaşılacağı üzere, sentetik kannabinoid başlığı altında tanımlanan kimyasal maddelerden olduğu,
05/04/2017 tarihli rapora göre ise, sanığın ikametinden ve kullanımındaki araçtan ele geçirilen materyallerin esrar ve sentetik kannabinoid maddeleri olduğunun tespit edildiği, olayın bu şekilde gerçekleştiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İlk derece mahkemesi bu şekilde gerçekleşen olay yönüyle, sanığın, O. D.'a uyuşturucu madde devrettiğini kabul ederek, sanığı TCK 188/3, 4-a maddeleri uyarınca cezalandırmış, buna gerekçe olarak da O. D.'ın beyanı, sanığı teşhisi, fiziki takip tutanağından sanıkla aralarında bir alışveriş gerçekleştiğinin anlaşılması ve tape kayıtlarından ilk talebin O. D. isimli şahıstan geldiğinin anlaşılması, buna göre bu hususların O. D.'ın beyanını doğrulaması şeklinde izah etmiştir.
Dairemiz ilk derece mahkemesinin hukuki değerlendirmesinin isabetli olmadığı kanaatindedir.
Zira, yukarıdaki şekilde gerçekleştiği anlaşılan olayda, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan ihbar ve buna bağlı olarak yürütülen soruşturma kapsamında iletişim tespiti bulunmakla ve iletişim tespitinde sanık tanık tarafından aranmakla beraber, tanığın sanığa "iyi kardeşim, üstünde paran var mı" şeklinde soru yönelttiği, sonrasında suça konu buluşmanın gerçekleştiği, O.'un bu görüşmeyi sanıktan bonzai maddesi almak için yaptıklarını ve buluşma sonrasında da suça konu uyuşturucuyu aldığını, görüşmede üzerinde para var mı derken uyuşturucu maddeyi kastettiğini ifade etmiş ise de, bu beyanın hayatın olağan akışı dikkate alındığında doğru olmadığı, uyuşturucu maddeye para şeklinde bir şifre verilmesinin ve uyuşturucu madde istenirken bu şekilde bir şifre kullanılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, buluşmayı müteakip araçta bir alışveriş görülmekle birlikte, gerek tutanak ve gerekse tutanak tanıklarının anlatımlarından, sanığın tanık O.'a uyuşturucu madde verip vermediğinin tespit edilemediği, sanık soruşturma aşamasında belirtmemekle birlikte, kovuşturma aşamasında kendisinin O.'dan buluşma sonrası uyuşturucu madde aldığını ifade ettiği, bu noktada tanık O.'un beyanına üstünlük tanınmasını gerektiren bir durumun söz konusu olmadığı, aksine tanık O.'un alışveriş yönüyle çelişkili anlatımlarda bulunduğu, kovuşturma aşamasındaki ifadesinde uyuşturucu karşılığında sanığa 100 TL para ödediğini söylediği, oysa soruşturma aşamasındaki ifadelerinde para ödemediğini belirttiği,
Görüldüğü üzere, bir alışveriş görülmekle beraber, kimin kime uyuşturucu verdiğinin görülmediği olayda, sanığın evinde ve aracında ele geçirilen ve yukarıda belirtilen miktardaki uyuşturucu maddelerin kişisel kullanım sınırlarında olduğunun da anlaşılması karşısında, yapılan telefon görüşmelerinin de içerik itibari ile sanığın tanığa uyuşturucu madde vereceğine ilişkin bir sonuca ulaştırmadığı gerçeği karşısında, tanık O.'un beyanına üstünlük tanınması için bir sebep de bulunmamakla, olayın tanık O.'un ifade ettiği gibi gerçekleştiğine ve buluşma sırasında sanığın tanığa uyuşturucu madde verdiğine dair olgunun şüpheli hale geldiği, mevcut delillerin sanığı bu suçtan cezalandırmaya yeterli olmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin sanığı uyuşturucu madde ticareti suçundan cezalandırmaya yönelik kararının kaldırılmasına, ancak sanığın gerek araçta ve gerekse evinde kişisel kullanım sınırlarında ele geçirilen uyuşturucu maddeyi kullanmak için bulundurduğuna ilişkin savunması karşısında, eyleminin TCK 191/1. maddesindeki suçu oluşturacağı, sanık hakkında daha önce uyuşturucu madde kullanma eyleminden dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş olmasından dolayı, TCK 191/8-a maddesindeki zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi koşullarının da oluşmadığı değerlendirilmekle, sanık sübut bulan eylemine uyan TCK 191/1 maddesi uyarınca kastı, suçun işleniş biçimi dikkate alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmış, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak hakkında TCK 62. maddesi uygulanmış, sonuç ceza miktarı ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak tahliyesine de karar vermek gerekmiş ve tüm bunlara dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A) Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/11/2017 tarih ve 2017/240 Esas 2017/322 Karar sayılı sanık R. G.'in uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan sanığın TCK 188/3, 188/4-a-b, 62 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 2.000,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının CMK'nun 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
B) Sanık R. G.'in 15/03/2017 tarihinde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında sanığın eyleminin uyuşturucu maddeyi kullanmak maksadı ile bulundurmak suçunu oluşturduğu anlaşılmakla bu suçtan eylemine uyan;
1-6545 sayılı yasanın 68 maddesi ile değişik TCK.'nun 191/1 maddesi gereğince sanığın kastı, suçun işleniş biçimi dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 3 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak cezasının TCK 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç olarak 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanık hakkında daha önceki uyuşturucu madde kullanma eylemleri nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş olması nedeni ile uygulama koşulları oluşmadığından TCK 191/8-a maddesinin tatbikine yer olmadığına,
4-Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih, 29542 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kısmi iptal kararı gözetilerek; kasten işlenmiş suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan TCK.'nun 53. maddesinin UYGULANMASINA,
5-Karar kesinleştiğinde CMK.'nun 231/11 maddesi yönünden gereğinin takdiri için Kocaeli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1461 Esas 2016/906 Karar sayılı dosyasına bildirimde BULUNULMASINA,
6-Sanığın gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürenin TCK 63.maddesi uyarınca cezasından indirilmesine,
7-Kocaeli C. Başsavcılığı Adli Emanetinin 2017/1177 sırasında kayıtlı uyuşturucu maddelerin ve ambalajların suçta kullanılması nedeni ile TCK 54/1. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE;
Adli Emanetin 2017/807 sırasında kayıtlı cep telefonu ve kartın sanığa İADESİNE,
8-Sanığa sonuçta verilen ceza miktarı ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak BİHAKKIN TAHLİYESİNE,
Başka suçtan tutuklu ya da hükümlü olmadığı takdirde derhal tahliyesi için C. Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Aşağıda dökümü yapılan (50,00)-TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile DEVLET HAZİNESİNE ÖDENMESİNE;
Dair; sanık (segbis ile) ve müdafisi Av. Mahmut Cengiz Sarıbay'ın yüzünde; iddia makamında C. Savcısı A. A. (32413) hazır olduğu halde, talebe uygun olarak, hükmün tefhiminden itibaren 15 günlük süre içerisinde Dairemiz'e verilecek dilekçe veya zapta geçirilmek üzere Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak yoluyla Yargıtay'da temyizi kabil olacak biçimde yasa yolu açık ve oybirliği ile verilen karar daireye mahsus salonda açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/01/2018 (¤¤)