(5271 S. K. m. 280, 286)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Her ne kadar şahit numunenin müsaderesi konusunda bir karar verilmemiş ise de; mahkemece bu konuda her zaman karar verilebileceğinden bozma nedeni yapılmamış, yine sanığın adli sicil kaydında İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/07/2013 tarihli 2012/253 Esas 2013/393 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilamı bulunduğu halde mahkemece ihbar yapılmasına karar verilmemiş ise de, her zaman ihbar yapılması mümkün görüldüğünden, bu hususta da eleştiri yapmakla yetinilmiştir.
İlk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafisinin ileri sürdüğü, sair nedenler yerinde görülmemiş olmakla CMK 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/2-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 29.12.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)