(5271 S. K. m. 193, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından ön inceleme sonrasında işin esasının incelenmesine geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, iddia, savunma, kriminal rapor, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık U.Ş.'ın hüküm tarihinde Şanlıurfa Açık Ceza İnfaz Kurumunda olması karşısında ve bu husus UYAP kayıtlarından anlaşılabildiği halde, başka yer cezaevinde bulunan sanığın SEGBİS ile duruşmaya getirtilerek savunması alınmadan CMK.'nun 193/2. maddesine aykırılık oluşturacak ve savunma hakkını kısıtlayacak şekilde mahkûmiyetine karar verilmekle, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 22/06/2016 tarih ve 2016/767 Esas ve 2016/4162 sayılı kararı yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/01/2013 tarih ve 2012/1-815 Esas ve 2013/6 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği gibi savunma hakkının sınırlandırıldığı ve CMK.'nun 289/1-h maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık halinin oluştuğu anlaşıldığından;
Sanık vasisinin istinaf talebinin kabulü ile hükmün CMK.'nun 280/1-b, 289/1-h. maddeleri gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın bozma kararı yönünden yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE;
CMK.'nun 284/1. maddesi gereğince kesin olmak üzere 18.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)