(5271 S. K. m. 150, 188, 280, 289) (5237 S. K. m. 53)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı sanık ve sanık müdafisi tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından ön inceleme sonrasında işin esasının incelenmesine geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, iddia, savunma, kriminal rapor, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa isnat edilen suçun asgari ceza miktarı nazara alındığında, CMK'nun 150/3. maddesi gereğince yargılamanın zorunlu olarak müdafi huzurunda yapılması ve bitirilmesi gerektiği halde, Cumhuriyet Savcısının esas hakkında mütalaasını verdiği ve hükmün verilerek tefhim edildiği son oturum olan 5. celsenin müdafisiz olarak yapılmasından dolayı, hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olduğu, yine CMK 188/1. Maddesi uyarınca duruşmada mutlaka hazır bulunması gereken zorunlu müdafinin yokluğunda duruşma yapıldığı, bu sebeplerle kesin hukuka aykırılık hallerinin gerçekleştiği,
Mahkemenin kabulüne göre de;
Şahit numune konusunda müsadere kararı verilmediği;
TCK'nun 53. maddesinin uygulanması sırasında Anayasa Mahkemesinin iptal kararı içeriğine uygun hüküm verilmediği;
Suça konu madde miktarı, suçun konusunun önem ve değeri nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin gerektiği anlaşılmakla,
İstinaf talebinin kabulü ile, hükmün CMK.'nun 280/1-b, 289/1-e-h. maddeleri gereğince BOZULMASINA;
Aleyhe kanun yolu başvurusu bulunmadığından, yeniden hüküm kurulurken CMK.'nun 283/1. maddesi gereğince kazanılmış hakkın saklı tutulmasına,
Dosyanın bozma kararı yönünden yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE;
CMK.'nun 284/1. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 07.02.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)