(5237 S. K. m. 192) (5271 S. K.m. 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık ve müdafinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından ön inceleme sonrasında işin esasının incelenmesine geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık tüm aşamalardaki savunmasında uyuşturucu maddeyi ismini H. olarak bildiği, herkesin dayı dediği, gerçekte de Malatya'lı olan adı M. K. olan kişiden aldığını belirtmiş, konuyla ilgili olarak sanığın ifadesinde belirttiği şahsın ……….. T.C. Kimlik numaralı M. K. olduğu tespit edilmiş ve yapılan araştırmada bu şahsın uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma sağlama suçundan İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesinden kesinleşmiş hapis cezası ile arandığı, ayrıca şahsın uyuşturucu ve sair suçlardan çok sayıda kaydı olduğunun tespit edildiğine ilişkin dosyada 16/08/2016 tarihli tutanak mevcut olup, Mahkemece de 04/02/2016 tarihli oturumda verilen ara karar uyarınca, M. K. isimli şahsın tespiti ile hakkında verilecek soruşturma kararının sonucunun gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiş, ancak, bu ara karar sonucu beklenmeden sanık hakkında karar verildiği anlaşılmıştır.
TCK 192. maddesinde etkin pişmanlık hali düzenlenmiştir. Maddenin 3. fıkrasında "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti ya da kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alınması, kabul edilmesi ya da bulundurulması suçları ile ilgili olarak soruşturma başladıktan sonra etkin pişmanlık göstererek suçun meydana çıkmasına ve fail ya da diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek cezada indirim yapılması" öngörülmüştür.
Şu halde fail hakkında bu maddenin uygulanabilmesi için;
Fail, diğer suç ortaklarını bildirmiş ise;
a-Bildirilen kişinin yakalanarak o suçtan mahkum edilmesi gerekir. Bu kişi beraat etmiş ve karar kesinleşmiş ise, fail hakkında cezasızlık sebebi uygulanamaz. Fail hakkında cezasızlık sebebinin uygulanabilmesi için, failin bildirdiği tüm ortakların yakalanması gerekmez. Ortaklardan birinin yakalanıp mahkum edilmiş olması yeterlidir.
b-Bildirilen kişi yakalanamamış ise, fail hakkında cezasızlık sebebinin uygulanabilmesi, bildirilen kişinin kimliğinin belirlenmesi, failin bu kişiye suç atması için herhangi bir sebebinin bulunmadığının anlaşılması ve bu kişi yakalandığında suçunu inkar etse bile, mevcut delillerin o kişinin mahkumiyeti için yeterli olması koşullarının birlikte gerçekleşmesine bağlıdır.
Bu açıklamalar ışığında maddi olay incelendiğinde; sanığın bildirdiği M. K. isimli kişinin T.C numarasına kadar kimliğinin tespit edildiği ve mahkemece bu kişi hakkında suç duyurusunda da bulunulduğu gözetildiğinde; Mahkemenin gerekçeli kararında "şahsın uzun aramalara rağmen tespit edilememiş bu yönü ile de sanığın savunmasına itibar edilmemiş ve hakkında yasal şartlar oluşmadığından etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır." şeklindeki kararının, CMK 289/1-h maddesi kapsamında sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları yönünden savunma hakkını kısıtlar nitelikte olduğu anlaşıldığından,
İstinaf talebinin kabulü ile sanık A. D. hakkında verilen hükmün CMK.'nun 280/1-b, 289/1-h. maddeleri gereğince BOZULMASINA,
Sanığın tutuklu kaldığı süre, taşıdığı kaçma şüphesi göz önüne alınarak TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Dosyanın bozma kararı yönünden yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK.'nun 284/1. maddesi gereğince kesin olmak üzere 24.01.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)