(5271 S. K. m. 34, 230)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanıklar ve müdafilerinin istinaf dilekçeleri içeriğine göre dosya görüşüldü:
Bütün sanıklar yönünden istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından ön inceleme sonrasında işin esasının incelenmesine geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklar A., H. ve Y. hakkında 24.08.2015 tarihli eylemleri nedeniyle, TCK 37/1, 188/3-4-5 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle Bakırköy 7. ACM'nin 2015/460 Esasında kayıtlı olacak şekilde açılan davanın, İstinafa konu edilen Mahkeme dosyasıyla birleştirildiği,
Sanıklar A., Ü., F., M., S., H. ve B. hakkında ise 03.09.2015 tarihli eylemleri nedeniyle, TCK 188/3. Maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı,
Yargılama sonucunda sanıklar Ü., B. ve M.'in beraatine karar verildiği ve bu kararların istinaf edilmeksizin kesinleştiği, diğer sanıkların ise cezalandırılmasına karar verildiği,
İlk derece Mahkemesinin gerekçeli kararında, delillerin değerlendirilmesi ve kabulü kısmında;
"24/08/2015 günü Bağcılar Evren mahallesinde boş arsada uyuşturucu madde satıldığı bilgisi üzerine görevli polis ekiplerinin bilgi alınan adresteki arsayı gözlemeye başladıkları, sanıklar Y. B., A. A.'ın sokak üzerinde tedirgin hareketler sergilediklerini düşünen polis memurlarınca takibe alındığı, C. B. isimli şahsın sanık Y. B.'tan içeriği belli olmayan alışveriş eyleminde bulunduğu, diğer sanıklar H. A. ve A. A.'ın çevreyi gözetledikleri, C. B. isimli şahsın durdurulup yapılan kaba üst aramasında sol elinde 0,3 gr geldiği tespit edilen uyuşturucu olduğu düşünülen maddenin ele geçirildiği, maddeyi ihbara konu adresteki boş arsada bulunan şahıslardan aldığını beyan ettiği, görevli ekibin arsanın bulunduğu yere tekrar döndükleri, polis uyarısıyla muhafaza altına alma işlemi yapılacağı sırada sanık H. A.'ın elinde bulunun bir poşeti atarak kaçmaya çalıştığı, sanıkların yakalandıkları, H. A.'ın attığı poşet içerisinde uyuşturucu olduğu değerlendirilen 6,5 gr satışa hazır vaziyette sentetik kannabinoid olduğu değerlendirilen madde ve beş adette hap bulunduğu, C. B.'ın sanıklardan Y. B.'u teşhis ettiği, ele geçen uyuşturucu olduğu düşünülen maddelerin AB-CHMINACA, ADB-FUBINACA, MDMA maddelerini içeren uyuşturucu madde olduğu,
03/09/2015 günü narkotik ihbar hattına Halkalı Atakent mah. 3.etap 425 ada C-12-2 girişi 6 nolu dairede F., S. ve H. isimli şahısların uyuşturucu madde ticareti yaptıkları, bu gece adresten çıkaracakları ihbarının yapıldığı, adresin polis memurlarınca takibinde değişik şahısların binaya kısa süreli giriş çıkış yaptıkları ve tedirgin hareketler sergilediklerini tespit ettikleri, adreste alınan arama kararıyla yapılan aramada sanıklar B. E., A. A., M. A. ve S. B.'ın bu adreste ele geçirildikleri, evde yapılan aramada 51 paket satışa hazır uyuşturucu olduğu değerlendirilen madde, 175 adet uyuşturucu olduğu değerlendirilen hap, hassas terazi, uyuşturucu paketlemekte kullanılan poşetcikler ele geçirildiği, arama işleme devam ederken adrese sanıklardan F. Ç. ve Ü. O.'ın da geldiği, adresin sanıklarından A. A. isimli sanığa ait olduğunun belirlendiği, ele geçen uyuşturucu olduğu değerlendirilen maddelerin net ağırlığı 57 gr gelen bitki parçaları, 6.9 gr gelen bitki parçaları, 59,5 gr gelen 175 adet sarı renkli tabletin sentetik kannobinoitler sınıfından AB-CHMINACA, MDMA maddelerini içeren uyuşturucu madde olduğunun belirlendiği,
''Olay tutanakları, ekspertiz raporu, kaçamaklı savunmalar ve tüm dosya kapsamıyla anlaşıldığından sanıklar Ü. O., B. E. ve M. A.'ın uyuşturucu ticareti yaptıkları konusunda savunmaları aksine mahkumiyetlerine yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatlerine karar verilmesi uygun görülmüş, sanıklar A. A., H. A., Y. B., F. Ç. ve S. B.'ın inkara yönelik beyanlarına itibar edilememiş mahkememizce de vicdani kanaat bu yönde oluştuğundan mahkumiyetlerine ilişkin hüküm aşağıdaki şekilde kurulmuştur." denilmektedir.
Yerleşik Yargıtay içtihatlarında ve doktrinde de belirtildiği üzere; gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklanmasıdır. Gerekçe dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde "denetime elverişli, yeterli ve yasal'' olmalıdır. Bir hüküm; sorun, gerekçe ve sonuç kısımlarından oluşmalı, gerekçede suçun yasal unsurları başta olmak üzere sabit ve muhakkak sayılan olaylar ve eğer kanıt başka olaylardan çıkarılmış ise bunlar gösterilmeli, hangi kanıtlara neden itibar edildiği, hangilerinin geçersiz sayıldığı vurgulanıp, ortaya konulmalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3, CMK'nun 34. ve 230. maddeleri uyarınca hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve red edilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiillerinin belirtilmesi ve bu fiillerin nitelendirilmesinin yapılması gerekmektedir.
Bu kapsamda istinafa konu karar incelendiğinde, haklarındaki karar kesinleşmiş olan ve beraat eden sanıklar gibi, cezalandırılan sanıklar için de mahkumiyet hükmünün denetime imkan sağlayacak bir gerekçe içermediği açık olmakla, hükmün CMK 289/1-g maddesi anlamında kesin hukuka aykırılık hali nedeniyle bozulmasının gerektiği,
Sanık H. A.'ın 24/08/2015 günlü olaya ilişkin olarak savunmasının alınmadığı, savunmalarının 03/09/2015 günlü olaya ilişkin olduğu, bu nedenle savunma hakkının kısıtlandığı, CMK 289/1-h maddesi uyarınca hükmün kesin hukuka aykırılık hali nedeniyle bozulmasının gerektiği,
Kabule göre de;
Her iki olayda da eylemi birlikte işleyenlerin 3 ve daha fazla sayıda olduğu iddia edilmiş, Mahkemece de bu şekilde kabul edilmiş ve 19.11.2015 tarihli iddianamede de talep edilmiş olduğu halde, TCK 188/5. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
Sanıklar A. ve H. hakkında her iki eylem nedeniyle dava açılmış ve davalar birleştirilmiş ise de hangi eylemden sorumlu tutuldukları da tartışılmaksızın, eylemlerinin tek suç mu, iki ayrı suç mu oluşturduğu ya da haklarında TCK 43. Maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmaksızın hüküm kurulması,
Adli para cezası yönünden, gün para cezası adli para cezası olarak değerlendirilirken, uygulama maddesinin TCK 52/2. madde olarak belirtilmemesi,
TCK 53/1. Maddesinin "b" bendi tamamen iptal edilmediği halde, tamamen iptal edilmiş gibi sanıklar hakkında TCK 53. Maddesinin tatbik edilmesi hususları hukuka aykırı olmakla,
Sanıklar A. A., F. Ç., S. B., H. A., Y. B. müdafilerinin istinaf talebinin bu nedenlerle kabulü ile hükmün CMK'nun 280/1-b ve 289/1-g, h maddeleri gereğince BOZULMASINA;
Dosyanın bozma kararı yönünden yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE;
CMK 283. maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulurken ceza miktarı itibariyle sanıkların kazanılmış hakkının saklı tutulmasına;
CMK 284/1. maddesi gereğince kesin olmak üzere 20/01/2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)