(5271 S. K.m. 196, 283, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafilerinin istinaf dilekçeleri içeriğine göre dosya görüşüldü:
Her iki sanık yönünden istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından ön inceleme sonrasında işin esasının incelenmesine geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık A. S. hakkında mahkemenin verdiği kararda usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Ancak; uyuşturucu maddelerin miktarı, cins ve çeşitliliği dikkate alınarak TCK'nun 61. maddesi gereğince ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerekmekte ise de; aleyhe istinaf yoluna gidilmediğinden bu hususun eleştirilmesi ile yetinilmiştir.
Bu sanıkla ilgili ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafisinin ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmemiş olmakla,
İlk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunda bulunan sanık A. S. müdafisinin ileri sürdüğü, sair nedenler yerinde görülmemiş olmakla CMK 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanık F. Ö. ile ilgili verilen hükme yönelik istinaf talebinin incelenmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık Faruk'un savunmasının, sanığa isnat edilen suçun yaptırımı göz önüne alındığında;
CMK'nun 196/2. maddesi gereğince talimat yasağı olmasına rağmen mahkemece bizzat yada SEGBİS yolu ile alınmayıp talimat ile alınmış olduğu anlaşıldığından ve bu durum CMK'nun 289/1-h maddesi uyarınca sanığın savunma hakkını sınırlandırmış olduğundan,
Ayrıca, sanık F. savunmasında ele geçen uyuşturucu maddelerinin ablasına ait olduğunu belirtmiş olup, bu savunma karşısında sanığın ablası F.'nın tanık olarak beyanının alınması, savunmanın bu şekilde denetlenmesi ve sanığın hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi zorunlu olup, bu konuda yerel mahkemece herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşılmakla ve bu durum da CMK'nun 289/1-h maddesi uyarınca sanığın savunma hakkını sınırlandırmış olduğundan, hükmün bu sebeple de bozulması gerekmektedir.
Kabule göre de;
Ele geçen uyuşturucu maddelerinin miktarı, cins ve çeşitliliği dikkate alınarak TCK'nun 61. maddesi gereğince ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerekmekte olup, aleyhe istinaf başvurusu bulunmamakla, CMK 283. maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulurken ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına;
Sanık F. Ö. müdafisinin istinaf talebinin bu nedenlerle kabulü ile hükmün CMK'nun 280/1-b ve 289/1-h maddeleri gereğince BOZULMASINA;
Dosyanın bozma kararı yönünden yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE;
Sanık A. yönüyle CMK 286/2-a maddesi,
Sanık F. yönüyle CMK 284/1. maddesi gereğince kesin olmak üzere 29/12/2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)