T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/138
KARAR NO: 2025/631
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/11/2024
NUMARASI: 2024/705 Esas - 2024/758 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 352.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalılar tarafından 17.11.2020 tarihinde bayrampaşa işletme müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... mah. ... sk. no:... esenler/istanbul adresinde davalılar tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla kdv dahil toplam 4.218,78 TL borç davalılar yana tahakkuk ettirildiğini, davalılar tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine 4.218,78 TL hasar bedeli i1e 545,84 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 4.764,62 TL 'nin tahsili amacıyla istanbul ... icra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ve borçlulara örnek no: 7 ödeme emri gönderildiğini, davalıların ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçluların itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçluların borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazları haksız ve dayanaksız olduğunu, davalıların her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalıların kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalılar bedelden sorumlu olduğunu, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verildiğini, nitekim huzurdaki dava ile birebir aynı mahiyette yüzlerce dava dosyası görülmüş ve müvekkil şirketin delilleri ışığında müvekkili şirket lehine davaların kabulü yönünde kararlar verildiğini, davalıların istanbul ... icra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine, davalılar aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı yanın ne şekilde düzenlediği, müvekkili şirket çalışan ve yetkililerinin imzasının olup olmadığı bilinmeyen birtakım belgelere dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, davacı tarafça, kabul anlamına gelmemekle birlikte iddia edildiği gibi bir hasar olması durumunda dahi, bunun en makul şekilde nasıl giderilebileceğinin sayın mahkeme tarafında araştırılması gerektiğini, davacı taraf üçüncü kişilerce yapıldığı belirtilen hasar onarımlarına ait fahiş bedeller talep ettiğini, söz konusu bu bedellerin tarafımızca kabulü mümkün olmadığını, davacı yanın davaya konu olan hasar iddialarının gerçekleştiği yerde kimin çalışma yaptığını açık ve net bir şekilde ispat etmesi gerektiğini, dosyaya sunulan fotoğrafların dava konusu olay ile ilgisi olup olmadığı dahi bilinmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirket tarafından kamu kurumlarına iş yapılırken, kamu kurumlarının yer göstermesi neticesinde çalışmalar yürütüldüğünü, dolayısıyla, müvekkilin tek başına herhangi bir faaliyet alanında idarenin bilgi ve izni dışında faaliyette bulunması söz konusu olmayıp, herhangi bir inisiyatifi de bulunmadığını, davacı tarafın İcra inkar tazminatı talebini de kabul etmediklerini, yasada aranan şartlar söz konusu davada mevcut olmadığını, söz konusu alacak talebi yargılamayı gerektirdiğini, davacı tarafın, müvekkilinin taraf dahi olmadığı bir dava ile ilgili gerekçeli karar sunup, kendi lehlerine haklılık yaratmak amacında olduğunu, mahkeme tarafından Uyap sisteminde yapılacak sorgulama neticesinde de görüleceği üzere davacı tarafça müvekkil aleyhine açılan ve reddedilen de birçok davada bulunmadığını, dolayısıyla davacı tarafça sunulan ve müvekkilin taraf dahi olmadığı bir dosyanın emsal alınmasının mümkün olmadığını, zamanaşımı, husumet, hak düşürücü süre, usul ve esasa ilişkin sebeplerden ötürü haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini, davacı taraf aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "... Dosya kapsamında, yasal süresi içerisinde davalı ... A.Ş. tarafından sunulan cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'inin ileri sürüldüğü, haksız eylem tarihinin 17/11/2020 olduğu, icra takibinin 07/09/2021 tarihinde başlatıldığı, bu sebeple belirtilen tarihte fiilin ve faillerin öğrenildiğinin ve icra takibi ile zamanaşımı süresinin kesildiğinin açık olduğu, yapılan icra işlemleri ile zamanaşımı süresinin tekraren kesildiği ve icra müdürlüğünce yapılan son işlemin 04/10/2021 tarihinde olduğu, iki yıllık sürenin yapılan bu son işlem tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, zira zamanaşımını kesen başkaca bir işlemden bahsedilemeyeceği / bulunmadığı, bu suretle zamanaşımının 04/10/2023 tarihinde dolacağı, fakat iş bu davanın 04/06/2024 tarihinde yani zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından davanın zamanaşımı sebebiyle reddine (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2024/627 Esas 2024/1455 Karar) karar vermek gerekmiş ve 1- 6100 sayılı HMK 114/1-ç. ve HMK m.115/2. maddesi hükümleri gereğince Mahkememizin kesin yetkili olmaması karşısında, davanın kesin yetki dava şartı yokluğundan ve usulden reddine, 2-Talep halinde, dava dosyanın kesin yetkili olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, ..." karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince 03/12/2024 tarihli karar ile; "... ''1-Davacı tarafından davalı ... Anonim Şirketi açılan davanın zamanaşımı sebebiyle REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin tefrik edilen 2024/351 Esas sayılı dava dosyasında karara bağlanmasına, 4-Davalı ... Anonim Şirketi tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı ... Anonim Şirketi dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ve takdir olunan 4.764,62 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Anonim Şirketi'ne verilmesine, '' şeklinde TAVZİHİNE, 2-Düzeltilen bu hususun imzalanıp mühürlendikten sonra mahkemede bulunan nüshaya eklenmesine ve 12/11/2024 tarihli kararın eki sayılmasına, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İcra dosyasında yapılan her bir işlem ile zamanaşımının kesilmiş olacağını, arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen sürenin zamanaşımı süresinin hesaplanmasında dikkate alınmaması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız fiil sebebiyle uğranılan zararın tazmini için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü gereğince miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, hüküm tarihi itibariyle kesinlik sınırı 28.250,00 TL'ye çıkartılmıştır.Bu durumda, davacının istinaf talebine konu olan 4.764,62 TL miktar itibariyle kesin olup, verilen karara karşı yasa yolu kapalı bulunmaktadır.Buna göre, maddi tazminat talebinin kabulüne ilişkin hükmün, ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2024 tarih, 2024/705 Esas 2024/758 Karar sayılı mahkeme kararına yönelik davacı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE, 2- Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 3- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda, 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/02/2025