T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1173
KARAR NO: 2025/1567
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/12/2024
NUMARASI: 2024/46 Esas - 2024/773 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Bir kısmı parsel sınırları içerisinde kalan su hattının parsel dışına taşınması için başvuru yapmış olmasına rağmen su hattı İski tarafından kısmen parsel dışına taşınmışsa da su kaçağının ve çökmenin gerçekleştiği bölümde parsel dışına çıkarma işlemi yapılmadığını, 25 Şubat akşamı saat 21:15 civarında İski'ye ait su borusundan su kaçağı farkedildiği anda derhal İski'ye haber verilmesine rağmen ... tarafından suyun kesilmediğini, su kaçağının farkedildiği andan yaklaşık 15 dakika sonra da su borusunun patladığını ve istinat duvarını yıktığını, Kazanın meydana gelmesinde müvekkile atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, davalı ...'nin sorumluluğunda olan boru hattından gelen suyun müvekkili tarafından inşa edilen binaya hasar verdiğinden bahisle belirsiz alacak olarak 10.000,00 TL maddi tazminatın kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince idari yargının görevli olduğundan bahisle görev yönünden davanın reddine dair kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi'nin 2023/4449E.-2024/109K. Sayılı İlamıyla kaldırılmış yapılan yargılama sonunda;
İlk Derece Mahkemesince; "Davanın REDDİNE," karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, rapora karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, somut olayın en başından meydana geliş süreci değerlendirildiğinde bütün kusur ve sorumluluğun davalıda olduğunu, hasarın meydana gelmesine tek başına davalının kusurunun sebep olduğunu, hasarın meydana gelmesinde müvekkiline atfı kabil kusur bulunmadığını ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davasıdır. Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri 6098 sayılı yasanın 49-76 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.Kanunun verdiği yetkiye dayanan ve bu yetkinin sınırları içinde kalan bir fiil, zarara yol açsa bile, hukuka aykırı sayılmaz. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda;" Olaya ilişkin 2023/45 D.İş dosyası kapsamında hazırlanan 01.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı nezdinde iddia edilen hasarın 426,050.00 TL olarak hesaplandığı, buna mukabil ilgili birim fiyat analizleri ve metrajlar üzerinden tarafımca yapılan değerlendirmede söz konusu hasara ait KDV hariç 440,620.96 TL yaklaşık bedel hesaplandığı Öte yandan davalı nezdinde; olay sonucu davalı sorumluluğunda bulunan altyapıya zarar verildiği, içme suyu hizmetinin devamı için yapılan geçici müdahale sonucunda KDV dahil 101.303,73 TL bedel tahakkuk ettiği, buna mukabil ilgili birim fiyat analizleri ve metrajlar üzerinden tarafımca yapılan değerlendirmede söz konusu hasara ait KDV hariç 93,729.63 TL yaklaşık bedel hesaplandığı, Söz konusu yapıya ait ve Gaziosmanpaşa Belediyesince onaylı “Kuyu Perde ve Ankraj İksa Sistem Detayları” projesi incelendiğinde; Tip Kesit Detayında kuyu perdeye ait pabuç boyunun 3.00 metre, pabuç genişliğinin 2.00 metre, perde boyunun ise 10.60 metre olduğu , buna mukabil 2023/45 D. İş dosyası kapsamında hazırlanan 01.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda Hasarlı | Nolu İstinat Duvarı'nda 2.50 metre pabuç boyu, 10.00 metre perde boyu, Hasarlı 2 Nolu İstinat Duvarı'nda ise 1.50 metre pabuç boyu, 1.00 metre pabuç genişliği, 4.50 metre perde boyu tespit edildiği, dolayısıyla kuyu perde imalatının projesinden farklı ve eksik uygulandığının anlaşıldığı, İçme suyu hattına ait boruların parsel dışında ve yola paralel bir güzergâhta olduğu ancak oluşan göçükle birlikte boruların deplasmana zorlandığı ve nihayetinde kırılma yaparak zeminle birlikte parsel içine göçtüğünün anlaşıldığı," belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamından su borusunun parsel dışında olduğu, inşa edilen istinat duvarının projesine uygun olmadığı, oluşan göçük sonucu borunun parsel içine kayıp kırıldığı ve hasarın meydana geldiği, meydana gelen hasarda davalıya atfı kabil kusur sabit olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/46 Esas 2024/773 Karar sayılı 17/12/2024 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3- İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/04/2025