T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA N: 2024/3737
KARAR NO: 2025/4619
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring ve Finansman ŞirketleriKanunundan Kaynaklanan (Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/12/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul 21. İcra Dairesi' nin ... Esas numaralı takip dosyasından haksız olarak yapılan icra haciz işlemleri, müvekkilin ... plaka sayılı aracının 12.05.2017 - 07.11.2019 tarihleri arasında trafikten men edilmesi ve aracın bu süreçte fiili olarak çalıştırılamaması sebebiyle mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişi raporunun dosyaya sunulmasından sonra değeri arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL, İstanbul 26. İcra Dairesi' nin...Esas numaralı takip dosyasından haksız olarak yapılan icra haciz işlemleri, müvekkilin ... plaka sayılı aracının 18.12.2019 - 24.07.2020 tarihleri arasında trafikten men edilmesi ve aracın bu süreçte fiili olarak çalıştırılamaması sebebiyle mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişi raporunun dosyaya sunulmasından sonra değeri arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00TL, maddi tazminat belirsiz alacağın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine,Davalının haksız fiili sebebiyle müvekkilinin borç batağına sürüklenmesi, müvekkilinin itibarının sarsılması ve müvekkilinin kişilik haklarının zarar gördüğünden bahisle 10.000,00 TL manevi tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının muaccel borcunu ödememesi sebebiyle müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla başlattığı icra işlemlerinin haksız olmadığını, maddi ve manevi tazminat koşullarının bulunmadığını ileri sürmüştür.
İlk Derece Mahkemesince; "Davacı tarafından açılan davanın reddine," karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 12.05.2017 tarihinde haciz ve trafikten men talebini yetkisiz icra dairesine yapılış olması sebebiyle haksız olduğunu, 18.12.2019 tarihinde trafikten men işleminin İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/688 Değişik İş -2017/704 Karar sayılı ihtiyati haciz kararına istinaden yapıldığını, itiraz üzerine 25.09.2020 tarihli kararı ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasıyla bu haczin de haksız olduğunu, 17.02.2017 ve 17.03.2017 tarihli kredi ödemelerinin muaccel olmadığını, ödemelerin yapılmış olduğunu, İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında 17.04.2017 tarihli senede istinaden borcunun olduğunun İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/723 Esas - 2017/1087 Karar sayılı ilamıyla kesinleşmesine rağmen yerel mahkemece anılan ilam hüküm incelenmeden karar verildiğini, müvekkile ait otobüsün işletildiği firmalardan elde ettiği gelirler dosya arasına alınmadan ve müvekkilinin gerçek zararı belirlenmeden yapılan incelemenin eksik olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu ve kötüniyetli işlemlerine devam ettiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; Haksız haciz sebebine dayalı maddi ve manevi tazminat davasıdır.
İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün 2017/16811 esas sayılı takip dosyasında borçlu aleyhine taşınır rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatılmış, borçlu süresi içerisinde yapılan takibe itirazda; Takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığını, Rize İcra İcra Dairelerinin yetkili bulunduğunu, takip tarihi itibarıyla alacaklı tarafa 5.147,95 TL borcunun bulunduğunu, bu borcun vade tarihinin 17/04/2017 olduğunu, bu açıdan tarafından rehin alacağı olarak talep edilmekte olan 134.712,32 TL'nin 5.147,95 TL.sini kabul ettiğini, geriye kalan kısman itiraz ettiğini, istenilen %40,32 faiz oranına itiraz ettiğini, kredi sözleşmesinde bu faiz oranının bulunmadığını, talep edilen faize ve BSMV.ye itiraz ettiğini, borcun 5.147,95 TL lik kısmını kabul ettiğini bildirmiştir.
Alacaklı tarafından itirazın kaldırılması için İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/723 E- 2017/1087 Karar sayılı dosyasında açtığı davanın " Davalı borçlunun ikamet adresi Rize olup, borculnun tacir olduğuna ilişkin bir belge bulummadığından yetki sözleşmesinin geçerli olmayacağı, ayrıca talep edilen alacağın yargılama gerektirdiği anlaşıldığından davacının davasının reddine" karar verilmiş ve karar istinaf kanun yolundan geçerek kesinleşmiştir.
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde;" Müvekkilin adına kayıtlı... plaka sayılı araç: Kısa bir süre ...(...olmadan önce) daha sonra ise İstanbul Seyahat Turizm ile ... firmalarından elde edilen kazançlar firmalar tarafından müvekkilin k ...A.Ş. Rize Şubesi ve ...aret Kanunu 850 ve devamı maddelerinde düzenlenen taşıma işlerini yaptığı bu surette ticari iş faaliyet gösterdiği, İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/723 E - 2017/1087 Karar sayılı dosyasında rehin alacaklısı tarafından açılan itirazın kaldırılması davasında verilen "ayrıca talep edilen alacağın yargılama gerektirdiği anlaşıldığından davacının davasının reddine" şeklindeki karardan takibin haksız olduğu sonucuna ulaşılamayacağı, İstanbul 21. İcra Dairesi' nin ... Rehnin paraya çevrilmesi yolu ile 12.05.2017 tarihinde başlatılan takipten önce davacının davalıya vadesi geçtiği halde ödenmemiş borcunun bulunduğu , bir kısım borcun icra dosyasına davacı tarafından ödendiği, İş bu takip yönünden takip alacaklısı tarafından itirazın iptali, takip borçlusu tarafından da menfi tespit davası açılmadığı anlaşılmaktadır.
İstanbul 26. İcra Dairesi' nin ...Esas numaralı takip yönünden 16.08.2017 tarihli icra müdürlüğü yazısından borçlulara tebligat yapılarak takibin kesinleştiği, 24.07.2020 tarihli müdürlük yazısı ile haricen tahsilat sebebiyle dosyanın infaz edildiği, İstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/688 D.İş sayılı 25.09.2020 tarihli İhtiyati haciz kararına İtiraz üzerine verilen kararda "somut olayda ihtiyati tedbire konu olan borca dair ödeme yapıldığı anlaşılmakla itirazın kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına" karar verildiği, kesinleşip takip borçlusu tarafından yapılan ödeme ile infaz edildiği anlaşılan bu dosya yönünden de davacı lehine verilmiş bir menfi tespit kararı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Eldeki dosya kapsamından taraflar arasında otobüs alışverişinden kaynaklanan alacak borç ilişkisi bulunduğu, davacının araç satın aldığı davalı taraftan 188.000,00 TL, 48 ay vadeli mesleki ticari finansman kredisi kullandığı, ödeme planına göre ilk taksit ödeme gününün 18.05.2015, 48. taksit ödeme gününün 17.04.2019 olduğu, davaya konu takipler yönünden takip tarihlerinde davalının muaccel ödenmemiş alacağının bulunduğu göz önüne alındığında haksız hacizden söz edilemez. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/455 Esas 2024/408 Karar sayılı 08/05/2024 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/12/2025