T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/3450
KARAR NO: 2025/2393
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/06/2023
NUMARASI: 2022/930 Esas - 2023/625 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/06/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ... Tic. Ltd. Şti. Bünyesinde faaliyet gösteren ... isimli internet sitesinin bir sivil havacılık sitesi olduğunu, diğer davalı ...'ın ise bu haber sitesinin genel yayın yönetmeni ve köşe yazarı olduğunu, davalı ... tarafından kaleme alınan ve işbu internet sitesinde 15/08/2022-16/08/2022 tarihinde yayınlanan yazılarda, müvekkilinin kişilik değerlerine ve ticari itibarına eleştiri sınırlarını aşan ve hiçbir gerçekliği bulunmayan asılsız ithamlarla saldırıda bulunulduğunu, neticede müvekkilinin ticari itibarını ve müşteri ilişkilerini zedelemek, rekabet ortamında müvekkilini dezavantajlı bir konuma getirmek amaçlarıyla yazılan kişilik haklarına ve hukuka aykırı saldırı niteliği taşına işbu gerçeğe aykırı yazının verdiği manevi zararın bir nebze olsun telafisi için 15/08/2022 tarihli yazı için 20.000,00-TL, 16/08/2022 tarihli yazı için 200.000,00-TL olmak üzere toplamda 400.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı taraf her ne kadar müvekkili ile müvekkilinin sahibi olduğu şirkete ''15 ve 16 Ağustos 2022 tarihli yazılarında aldatıcı, dürüstülüğe aykırı yazıların bulunduğu iddiasıyla manevi tazminat talep etmişse de ''sözkonusu yazıların tamamında ne bir gerçek dışı yazı ne de davacı şirketin itibarını zedeleyecek kötü bir söz bulunmadığını, yazının amacı, THY'nin müşterileri veya hissedarlarını etkilemek değil, aksine uçuş güvenliğinin ve yolcuların güvenliklerinden sorumlu olan pilotların çalışma koşullarını haber yaparak THY'nin bu konuya önem vermesini, dikkat etmesini istemekten ibaret olduğunu, küresel bir sorun olan uçak kazalarının gerçekleşmesi durumunda telafisi imkansız kayıpların önüne geçebilmek için pilotların yorgunluklarını haber yapmak son derece haklı ve doğal bir tepki sayılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacı taraf manevi zarara uğramış olsa bile tüzel kişi olması sebebiyle gerçek anlamda üzüntü, acı çekmeyeceğinin tabi olduğunu, manevi zarar varsa bile davacının maddi durumunun tartışmasız ne kadar iyi olduğunun da ortada olduğundan manevi zararın zenginleştirme aracı olamayacağı şüphesiz olduğunu, neticede davacının taleplerinin reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...dava konusu ... adlı internet sitesinde yayınlanan 15/06/2022 ve 16/06/2022 tarihli "..." ve"..." başlığı ile yayınlanan yazılar olup, bu kapsamda davacının kamuya mal olmuş şirket olduğu, konunun güncel olması ve taşınan yolcuları da ilgilendirmesi sebebiyle kamu yararı bulunduğu, eleştiri ve haber yapma sınırları içerisinde kaldığı, öz ile biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, davacının kamuya mal olmuş şirket olması sebebiyle ortalama bir kişiye göre daha ağır nitelikteki eleştirilere katlanması gerektiği, böylelikle hukuka aykırılık unsurunun gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.Bu durumda; davacının kişilik haklarına yönelik bir saldırı bulunmadığından davalının tazminat sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılmış, dolayısıyla dava hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. Davacının davasının sübut bulmadığından Reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, davalı tarafından sarfedilen davaya konu ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü sınırlarını aştığını, açmış oldukları davada tazminat koşullarının oluştuğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Basın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Anayasa Mahkemesi'nin emsal nitelikte 17/12/2024 tarih 2022/109219 esas sayılı ilamı ve benzer nitelikteki davalarda vermiş olduğu kararlarında ".... kullanılan dil ve üslup muhatabı açısından rahatsız edici olabilir. Somut unsurlarla desteklenmiyorsa değer yargısı ölçüsüz olabilir. Ancak Anayasa Mahkemesinin benimsediği gibi demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olan, toplumun ilerlemesi ve bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade özgürlüğü, sadece kabul gören veya zararsız yahut kayıtsızlık içeren bilgiler ya da fikirler için değil aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerlidir (Emin Aydın (2), B. No: 2013/3178, 25/6/2015, § 35; Bekir Coşkun, § 52). Nitekim basın özgürlüğünün kapsamının demokrasi ile yakın ilişkisinin doğal sonucu olarak bir dereceye kadar abartıya ve provoke etmeye izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiği kabul edilmelidir (Ali Suat Ertosun, B. No: 2013/1047, 15/4/2015, § 66; Zübeyde Füsun Üstel ve diğerleri, § 102). Taraflar arasında mevcut polemik de dikkate alındığında yayının tümüyle keyfî bir kişisel saldırı oluşturduğu söylenemez. Üstelik davacının toplumsal konumu gereği, kendilerini hedef aldığını iddia ettikleri yazıya cevap verme ve bu cevabı geniş kitlelere ulaştırma imkânına sahip oldukları da gözardı edilmemelidir. Kaldı ki kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği öne sürülen ifadelerin başvurucu üzerinde kayda değer somut bir etki yarattığına dair herhangi bir iddia da bulunmamaktadır." gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvuruların reddine karar verdiği gibi, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi de emsal nitelikteki pek çok ilamında, aynı şekilde basın ve ifade özgürlüğünün geniş yorumlanması gerektiğine karar vermiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici sebeplere, davaya konu söz ve ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu yayında geçen ifadelerin eleştiri niteliğinde olup hakaret niteliği taşımamasına, basın ve ifade özgürlüğünün, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerli olup, bu durumun demokratik toplumun gereği olmasına, davacıya ilişkin ifadelerin davalının kişisel değer yargısı olmasına, davalının davacıya yönelik herhangi bir somut olgu isnadında bulunmamış olmasına, buna göre somut olayda Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesindeki manevi tazminatın yasal koşullarının oluşmamasına, İlk Derece Mahkemesi kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/930 Esas 2023/625 Karar sayılı 20/06/2023 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 269,85 TL'nin mahsubuyla bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6- Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 12/06/2025