T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/3747
KARAR NO: 2025/2229
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/05/2023
NUMARASI: 2022/732 Esas - 2023/671 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/06/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin Almanya'da mukim deniz taşımacılığı ile iştigal eden şirket olduğunu, deniz taşımacılığı konusunda dünya çapındaki ticareti bakımından son derece önemli bir konumda olduğunu, müvekkilinin işletmesinde bulunan ... isimli geminin İzmit'in Darıca limanına 27/12/2016 tarihinde yapacağı seferle ilgili tahliye limanı acentesi olarak hizmet vermek üzere ... Ticaret Ltd. Şti.'nin atandığını, bu doğrultuda 17 Aralık 2016 akşam 09.04'te gönderilen geminin varışının akabinde yanaştırılmasıyla ilgili acenteden bilgi istendiğini, verilen cevapta geminin limanda yapacağı masraflara ilişkin proforma fatura ve acentenin banka detaylarının iletilmesi üzerine müvekkili şirketin bir önceki mesajda yer alan hususlarla ilgili açlıklama talebine verilen cevabı mesajda ise proforma faturanın revize edildiğini, paranın gönderilmesi için yeni banka detayları ilettiklerini, iletilen banka detayına ödemenin % 100'ünün ödenmesi istendiğinden davacı şirketin liman masrafları ile birlikte toplam 40.452 ABD dolarını revize edildiği bildirilen banka hesabına havale ettiğini, havale yapıldıktan sonra 29 Aralık 2016 tarihinde müvekkili şirket çalışanı ile ... Denizcilik arasında yapılan telefon görüşmesinde havalenin ... Denizcilik'e ulaşmadığını, paranın gelmemesi halinde geminin tutulması için gerekli hazırlıkların yapıldığının bildirilmesi üzerine davacının bankadan araştırması sonucu, ... Denizcilik'in banka hesabına 40,452 ABD Doları tutarındaki havalenin ulaşmadığı ve havalenin gönderildiği hesabın ... Denizcilik ile bir ilgisinin bulanmadığı, ödemenin başka bir hesaba yapıldığı, havale için son alınan hesap bilgisinin ...'a ait hesaba ödeme yapıldığı, banka detaylarının değiştirilmiş olduğunun anlaşılması üzerine davacı şirket Darıca limanında tahliye işlemi tamamlanan ... gemisinin gecikmemesi adına Türkiye'de ki münhasır yetkili acentesi vasıtası ile paranın ödeneceğini teyit ederek bir süre sonra ... Denizcilik'e 40.452, USD gönderildiğini, müvekkili şirket tarafından mükerrer ödeme yapılmasından sonra ... Denizcilik tarafından verilen bilgiler doğrultusunda hileli davranış ile ... hesabına havale edilmesini sağlayan ... ile irtibata geçilerek yapılan ödemenin iadesi talep edilmiş olup davalı ... söz konusu paranın iadesi yönünde açıklama yapmasına rağmen bugüne kadar bir ödeme yapmadığını, ... Denizcilik hesabı yerine ... bilgilerinin yer aldığı elektronik postanın müvekkili şirkete gönderilmesini sağlayan davalı tarafından müvekkilinin aldatıldığını, davalının kendisine yarar sağladığını, müvekkili şirketin dolandırıcılık suçunun mağduru olduğunu, bu konuda C.Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek söz konusu tutarın ödemenin yapıldığı 21 Aralık 2016 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müvekkili şirkete ödenmesini talep etmiş, davacı vekili 28.03.2023 tarihli yazısı ile davalı tarafından 6.000,00 ABD Dolarının iade edildiğini bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin bilgisi dışında bildirildiği belirtilen hesaba borcun ifası amacıyla dava konusu paranın havale edildiğini, davacı ile hiçbir zaman bir ticari ilişki içinde olmadığını, ... Denizcilik Acentası ile de hiç bir zaman mevcut hukuki bir ilişkisinin olmadığını, dava dışı ...'un kendisine olan borcu sebebiyle ve kendi hesaplarında hacizlerin bulunması sebebiyle kendisine ait banka hesap bilgilerini sonradan John adlı kişiye bildirdiğini, ...''un karakolda ve savcılıkta ikrar niteliği taşıyan ifade verdiğini, hesap numarasının bilgisi dışında kullandığını, havale edilen parayı da Bülent Kurt'un kendisinin aldığını açık bir şekilde ifade ettiğini, müvekkilinin Borçlar Kanunu md. 78 ve 79 /1 gereğince iyi niyetli bir kişi konumunda olduğunu bildirerek davanın pasif dava ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ticari ilişkisi sebebi ile davalının hesabına mükerrer ödeme yaptığını ileri sürdüğü paranın davalı tarafından davacıya iadesinin gerekip gerekmediği, davacının davalı tarafından dolandırıldığı iddiasının yerinde olup olmadığı hususlarındadır.İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/49 E sayılı dosyasından bilirkişi raporu aldırılmış, bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olup hükme esas alınmıştır.Davacı mail yoluyla aldatılarak asıl ticari ilişkisi olan ... firmasına yerine davalının hesabına 40.452,00 ABD doları para göndermek suretiyle zarara uğramıştır. İşlemin gerçekleşme tarihi 21/12/2016 tarihidir. Davalı banka hesabına gelen havale ile ilgili herhangi bir araştırma yapmadan, parayı kullanmış ve sebepsiz zenginleşmiştir. TBK md 77 " Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur " demektedir. Sebepsiz zenginleşmeden bahsetmek için, bir edimin ifası veya başka bir yolla geçerli bir sebebe dayanmaksızın başkasının fakirleşmesi sayesinde bir zenginleşmenin meydana gelmesi gerekmekte olup, sebepsiz zenginleşen bakımından iradeyi sakatlayan bir davranışta bulunması koşulu aranmaktadır. Somut olayda, davacı yanlış bilgilendirilerek ödeme yapmıştır. Bu durum davalının da kabulündedir. Davacı ile davalı arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığından sebepsiz zenginleşmeye sebep olan tutarın davacıya iade edilmesi gerekmektedir.TBK md. 78 " Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir. " demektedir. Somut olayda, davacı borçlu olduğunu düşündüğü hesaba ödeme yapmıştır. Bu sebeple sebepsiz zenginleşme sonucu geri isteme hakkı doğmuş olmaktadır.TBK md 80 " Zenginleşen iyiniyetli değilse, zorunlu giderlerinin ve yararlı giderlerinden sadece geri verme zamanında mevcut olan değer artışının ödenmesini isteyebilir. Zenginleşen, iyiniyetli olup olmadığına bakılmaksızın, diğer giderlerinin ödenmesini isteyemez. Ancak, kendisine karşılık önerilmezse, o şey ile birleştirdiği ve zararsızca ayrılması mümkün bulunan eklemeleri geri vermeden önce ayırıp alabilir.” demektedir. Somut olayda, davalı dolandırıcılık suçundan delil yetersizliğinden beraat etmiş ise de, davalının kendi hesabını ...'a kullandırıyor olması, hesabına gelen paranın nereden geldiğini yeterince sorgulamaması sebepleri ile iyi niyetli olmadığı kabul edilmiştir.Dava açıldıktan sonra davalı tarafça davacıya 6.000 USD ödeme yapılmış olup dava 6.000 USD yönünden konusuz kaldığından bu miktara ilişkin esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, davanın 34.452,00 USD yönünden kabulü ile bu miktarın 21/12/2016 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince işleyen faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı dava açılmasına sebebiyet verdiğinden dava değerinin tamamı üzerinden davacı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerinin tamamının davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir.1-Dava 6.000 USD yönünden konusuz kaldığından bu miktara ilişkin esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2-Davanın 34.452,00 USD yönünden kabulü ile bu miktarın 21/12/2016 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince işleyen faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin dosya içinde yer alan delilleri yeterince değerlendirmediğini, eksik inceleme ile karar verdiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiil sebebiyle maddi tazminat talebine ilişkindir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir.Somut olayda; Davacı mail vasıtasıyla yanıltılarak davacıya ait hesaptan 40.452, USD'nin usulsüz ve haksız şekilde davalının hesabına havale yapıldığı ve davalının söz konusu bedeli iade etmediği görülmektedir. Davalı hesabına yapılan havale işlemi sebebiyle davacının uğradığı zararı tazminle sorumlu olup davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/732 Esas 2023/671 Karar sayılı 03/05/2023 günlü kararına yönelik davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.637,84 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 3.159,46 TL'nin mahsubuyla bakiye 9.478,38 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3- İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6- Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemleri ile 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 03/06/2025