T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1726
KARAR NO: 2025/790
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/03/2022
NUMARASI: 2020/635 Esas - 2022/316 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı tarafından 18.02.2019 tarihinde Büyükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak No:... adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, davalı tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 207.464,49 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip yapıldığını ve borçluya ödeme emri gönderildiğini, davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlu itirazında icra dairesinin yetkisine, takibe , takibe konu borca , borç miktarına, faize , faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçlunun itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edilmiş olup işbu dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunduklarını, açıklanan tüm bu sebeplerle davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; İtirazın iptali talep edilecek yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunmadığını, yetki yönünden itirazlarının bulunduğunu, davalı şirket adresi Başakşehir İstanbul olduğunu, iddia edilen hasar ise Büyükçekmece ilçesinde oluştuğunu, icra takibine yetki yönünden bu yönden itiraz ettiklerini, ayrıca husumet itirazlarının da bulunduğunu, hasarın gerçekleştiği yer ve adresle ilgili şahitlerin katılımı ile keşif icrasının yapılmasını, şahitlerinin de keşif anında dinlenmesini talep ettiklerini, hasarın davacının kusuru ile gerçekleşmiş olduğunu, hasar ve zararın artmasına davacının sebebiyet verdiğini, faiz, KDV ve inkar tazminatı taleplerinin de dayanağının bulunmadığını, alacaklı kötü niyetli olup, kötü niyet tazminatı hükmedilmesinin gerektiğini, esastan da davacı taleplerinin reddine karar verilmesinin gerektiğini, açıklanan tüm bu sebeplerle yetkili icra dairesinin belirlenmesi ile İstanbul İcra Dairesinin yetkisizliği sebebiyle ve yetkisiz icra dairesindeki takiple ilgili itirazın iptali davası açılamayacağı açık olduğundan davanın reddine karar verilmesini, alacaklı tarafın alacağın %20 sinden az olmamak üzere ''Kötüniyet Tazminatı''na hükmedilmesini, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Somut olayda davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul ... İcra Daire'sinin ... takip sayılı dosyası ile " 18.02.2019 18.02.2019 tarihinde ... Mahallesi, ... Sokak No... Büyükçekmece /İstanbul adresindeki hasar açıklaması ile 205.137,72 TL hasar bedeli 2.326,77 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 207.464,49 TL alacak için ilamsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinin 24.05.2019 tarihinde borçluya tebliğ edildiği,borçlu tarafından sunulan 29.05.2019 tarihinde sunulan dilekçe ile süresinde takibe itiraz edildiği, itirazın davalıya tebliğ edilmeksizin 20.11.2020 tarihinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında ki uyuşmazlığın temelini davalı tarafından yapılan çalışmalar sırasında davacı yana ait kablolara hasar verildiğine dair davacı tarafça düzenlenen 18.02.2019 tarihli tutanak oluşturmaktadır. Dosya içerisinde yer alan tutanak ve belgelerden dava konusu hasarın davalının çalışması neticesinde meydana geldiği mahkememizce kabul edilmiştir. Uyuşmazlığın niteliği itibarı ile çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, deliller toplandıktan sonra mahkememizce alanında uzman 3 elektrik mühendisinden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmasına karar verilerek, dosya tüm ekleri ile birlikte rapor düzenlenmek üzere bilirkişi kuruluna tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetince sunulan 09.01.2022 tarihli rapor ile davacının davaya konu olay sebebiyle özel olarak araç ve işçi çalıştırdığını ispatlayamadığı, genel giderlerden olan kalemlerin ve eşik kesinti süresi ile dağıtılamayan enerji bedelinin talep edilemeyeceğini ifade eden bilirkişi raporu aynı gerekçelerle mahkememizce de benimsenmiştir. Benimsenen rapor ile davacının kablo onarım bedeli olarak belirlenen 1.626,08 TL ile takip tarihine kadar işleyecek olan 18,04 TL faiz olmak üzere toplam 1.644,12 TL talep edebileceği belirlenmiş olup, belirtilen miktar yönünden itirazın iptaline takibin devamına karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması , borçlunun itirazında haksız olması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur (Y.3HD'nin 09/10/2019tarih 2019/4054E-2019/7659K sayılı ilamı). Davacının talebinin haksız fiil sebebi ile zarar tazmini istemine ilişkin olduğu alacağın likit olmadığı anlaşıldığından davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İcra İflas Kanunun 67/2.maddesi gereğince itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez. Somut olayda, davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu dosya kapsamından anlaşılmamaktadır. Bu sebeple davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurma yoluna gidilmiştir.1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalı tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 1.626,08 TL Asıl Alacak ve 18,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.644,12 TL yönünden İPTALİ İLE TAKİBİN BU MİKTAR ÜZERİNDEN TAKİP TALEBİNDEKİ ŞARTLARLA DEVAMINA, FAZLAYA İLİŞKİN İSTEMİN REDDİNE,2-İcra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla,hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, Maddi Hasar Bedeli, Maddi Hasar Montaj Bedeli, Araç ve Personel Gideri, Dağıtılamayan Enerji Bedeli, Eşik Kesinti Süresi Aşımı Bedeli, Etüd Koordinasyon Bedeli ve %18 KDV tutarıyla beraber davalıdan alınarak taraflarına verilmesi gerektiğini, müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiil hukuksal sebebine dayalı alacak talebine ilişkin açılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez. Somut olayda davacı taraf kendi işçileri dışında adam tutulup çalıştırıldığını da iddia etmemiştir.Öte yandan, tüketilmeyen elektrik santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek eneji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre içinde giderilmesi ve eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de talep edilemeyeceği anlaşılmaktadır (Yargıtay 4.H.D'nin 2015/10383 E- 2015/12692 K sayılı ilamı). Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar, montaj bedeli, araç eleman bedeli,etüt koordinasyon bedeline dair bu giderleri istenemez (Yargıtay 4.H.D'nin 2018/1089 E -2018/5527 K sayılı ilamı). Açıklanan sebeplerle; Yerel Mahkemece hükme esas alınan alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunun usulüne uygun ve denetime elverişli olduğu,davacının işçilik, montaj, araç, personel giderlerini kendi elemanları dışında, bedeli mukabilinde başka bir firmaya yaptırdığı iddiasını belgelendiremediği, bilirkişi tarafından hasar bedelinin gerçek zarar yöntemi dikkate alınarak hesaplandığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöne değinen istinafı yerinde değildir. İtirazın iptali davalarında, İİK m. 67/2 gereğince, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit alacak olması şart olup, takibe itirazın haklı olup olmadığının yargılamayı gerektirmesi, davalının itiraz ettiği takibe ilişkin olan alacak miktarının yargılama ve bilirkişi incelemesi sonucu belirlenebileceği, bu kapsamda icra inkar tazminatının yasal şartları oluşmadığından,İlk Derece Mahkemesince icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/635 Esas 2022/316 Karar sayılı 29/03/2022 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubuyla bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2025