T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2571
KARAR NO: 2025/648
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/03/2023
NUMARASI: 2022/664 Esas - 2023/168 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı Şirket, ihale makamı olarak ... AŞ ile ... ihale kayıt numaralı ... (OG) Elektrik Dağıtım Şebekelerinde Arıza Onarım ve Bakım İşleri İçin Teklif Birim Fiyatlı Hizmet Alımı Sözleşmesi imzaladığını , sözleşme'nin eki olan ... Dağıtım Şebekelerinde Arıza Onarım ve Bakım İşleri Özel Şartnamesi'nin 5. maddesinde, yüklenicinin, Sözleşme kapsamında yaptığı işlerle ilgili üçüncü kişilere verilebilecek her türlü can ve mal ziyanından sorumlu olduğunun düzenlendiğini, ... 'ün 30.08.2008 tarihinde elektrik direğindeki yüksek akımdan dolayı vefat ettiği iddiasıyla mirasçıları olan ..., ..., ..., ... ve ... tarafından davacı Şirket ve Elso Proje aleyhine Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/66 Esas sayıh dosyası ile maddi-manevi tazminat davası açıldığını, Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.06.2010 tarihli 2010/236 Karar sayılı kararında, davanın Davacı Şirket yönünden husumetten reddine, diğer davalı Elso Proje yönünden ise kabulüne karar verildiğini, taraflarca karar aleyhine temyiz kanun yoluna başvurulmuş olup karar, Yargıtay 4. HD'nin 06.12.2011 tarih ve 2010/12189 Esas, 2011/13071 Karar sayılı kararı ile bozulduğunu, karar düzeltme taleplerinin reddedildiğini, bozmadan sonra Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/181 Esas sayılı dosyasından yapılan yargılamada, davacıların talebi üzerine 03.02.2014 tarihli celsede davacı ... lehine 5.000,00 TL ve davacı ... lehine 5.000,00 TL olmak üzere; toplam 10.000,00 TL geçici ödeme yapılmasına karar verildiğini, davacılar, bu ara karar gereğince Şirket aleyhine Keşan İcra Müdürlüğünün 2014/829 ve 2014/830 sayılı dosyalarından icra takibi başlattığını, şirketin 2014/829 sayılı dosyaya 5.740,36 TL, 2014/830 sayılı dosyaya ise 5.739,36 TL olmak üzere, toplam 1 1.479,72 TL ödeme yaptığını, Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/181 Esas sayılı dosyasından yapılan yargılama sonucunda 26.12.2017 tarihinde verilen 2017/533 Karar sayılı karar ile, şirketin Türk Borçlar Kanunu'nun (“TBK”) 55. maddesi gereğince maddi ve manevi tazminattan sorumlu olduğu kabul edilerek davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulüne ve manevi tazminat taleplerinin ise kısmen kabulüne karar verildiğini, karar, Yargıtay 4. HD'nin 11.10.2018 tarih ve 2018/3300 Esas, 2018/6138 Karar sayılı kararı ile onandığını, karar düzeltme talebinin de Yargıtay 4. HD'nin 16.10.2019 tarih ve 2019/455 Esas, 2019/4664 Karar sayılı kararı ile reddedildiğini, kesinleşen karar gereği, Keşan İcra Müdürlüğünün 2018/1449 sayılı dosyasına (Ek 11) 27.12.2018 tarihinde 330.597,90 TL ödeme yapıldığını, Türk Borçlar Kanunu'nun hükümleri ile Sözleşme ve eki Şartname hükümleri gereğince davacının yapmış olduğu ödemenin tamamından davalının sorumlu olduğunu iddia ile davacı şirketin müşterek ve müteselsil sorumluluk gereği ödediği maddi ve manevi tazminat bedelleri, ferileri ve yargılama bedellerinden fazlaya ve faize ilişkin tüm dava, talep ve rücu hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin ödendiği tarih olan 27/12/2018' den itibaren işleyecek değişik oranlarda ticari avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesi vermemiştir. İlk Derece Mahkemesince; "... Yukarıda Kanun hükümleri ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ışığında belirtilen açıklamalar somut olayda değerlendirildiğinde; yapılan yargılamada toplanan kanıtlar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, bilirkişi raporları hep birlikte incelenip değerlendirildiğinde; dosya kapsamına, Yargıtay içtihatlarına ve bilimsel verilere uygun 16.12.2022 havale tarihli hesap bilirkişi raporunun davalı firmanın kusur oranına uygun olacak şekilde yapılan b seçeneği hesaplaması dikkate alınarak rücuen tazminat isteminin kısmen kabulüne, toplam 228.028,99-TL tazminatın 7.652,38-TL’sinin ödeme tarihi olan 28/02/2014 tarihinden, 220.376,61 TL’sinin ödeme tarihi olan 03/01/2019 tarihinden hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davanın tam kabulü gerektiğini, avans faizi talebinin bulunduğunu, dava için Müvekkili Şirket 1.277,00 TL yargılama gideri yaptığını, kararda, 1.209,00 TL yargılama gideri yaptığı kabul edilerek davanın kabul ve ret oranına göre 805,92 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesinin hatalı olması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız eylemden kaynaklanan rucuan tazminat davasıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükellef olup İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine, Davacı ile davalı arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında 3. kişilerin uğrayacağı maddi ve manevi zararlardan tarafların iç ilişkide sorumlulukları kusur oranına göre belirleneceği ve haksız fiillerde yasal faize hükmedileceğinden davacı vekilinin bu hususlardaki istinaf istemlerinin reddi gerekir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/664 Esas 2023/168 Karar sayılı 24/03/2023 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubuyla bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2025