T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2023/2412
KARAR NO:2025/169
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:16/05/2023
NUMARASI:2023/98 Esas - 2023/390 Karar
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/01/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde; Davalı firmanın hamili, müvekkil şirketlerin keşidesi olduğu çekin kaybolması üzerine, davalı firma tarafından alınan ödeme yasağı kararı sebebiyle çek icraya konulmuş; müvekkil şirketler icra dosyasına, icra masrafı, faiz ve vekalet ücreti ödemek suretiyle zarara uğradığını, adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından, adi ortaklığı oluşturan müvekkil şirketler adına, icra baskısı ile yapılan, çek bedelini aşan ödeme ve ihtarname masrafları için işbu davanın açıldığını, müvekkil şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık, ... Bankası A.Ş. ... Şubesinin... IBAN numaralı hesabından ... seri numaralı, 30.09.2022 tarihli; 229.392,00 TL bedelli çeki ....A.Ş. lehine keşide ederek teslim ettiğini, çek, ciro yolu ile davalı ....Şti.'ne geçmiş, bu şirket yedinde iken kaybolduğunu, davalı şirketin, meşru hamili olduğu çekin elinden iradesine aykırı olarak çıktığından bahisle yaptığı başvuru üzerine, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/558 Esas sayılı dosyası ile, çek için ödeme yasağı kararı verildiğini, ödeme yasağı kararı sadece bankaya tebliğ edildiğini, müvekkil şirkete tebliğ edilmediği gibi, davalı hamil müvekkil şirketlere haber de vermediğini, çek, 04.10.2022 tarihinde, ... TC kimlik numaralı ... tarafından bankaya ibraz edilmiş, hesapta para olduğu halde, ödeme yasağı sebebiyle çekin arkasının yazıldığını,..., arkası yazılan bu çek sebebiyle, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile, müvekkil şirketlerin oluşturduğu keşideci adi ortaklık, lehtar ...A.Ş., ciranta ... ve davalı...Şti. aleyhine icra takibi yaptığını, ödeme emrinin tebliği üzerine, çek bedeli müvekkil şirketler tarafından icra dosyasına ödendiğini, bu ödemeden sonra, müvekkillerin oluşturduğu iş ortaklığına 25.10.2022 tarihli muhtıra tebliğ edilerek, 38.359,57 TL borç bakiyesi olduğu bildirilerek ödenmesi istendiğini, müvekkil şirketler, icra baskısı ile, bu miktarı 18.11.2022 tarihinde, dosya hesabı yaptırarak, tebligat sürecinde işlemiş faizi ile birlikte 38.750,00 TL olarak icra dosyasına yatırdığını, ödemenin yapılırken, davalı firmaya Ankara ... Noterliğinin 17.11.2022 tarihli, ... yevmiyeli ihtarnamesi keşide edilerek, icra dosyasına yatırılan tutarın, tüm zararlar ve masraflar ile birlikte taraflarına ödenmesinin istendiğini, ihtarname ... tebligat ile aynı tarihte davalı şirketin hesabına konulduğunu, davalı şirket, ihtarnameye Kütahya ... Noterliğinin 24.11.2022 tarihli, ... yevmiyeli ihtarnamesi ile cevap vererek, ödeme yapmayacaklarını bildirdiklerini, müvekkil şirket tarafından ihtarnamenin gönderilmesinden sonra, İstanbul ... İcra Dairesi müvekkil şirketlere ikinci kez muhtıra göndererek bakiye borç bulunduğunu bildirdiğini ve müvekkil şirketlerin ...'ndaki ve ...Bankası'ndaki alacakları üzerine haciz koyduklarını, muhtıra ve hesaplara konulan haciz sebebiyle, müvekkil şirketler tarafından 22.12.2022 tarihinde icra dosyasına 9.111,37 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemeler, ihtarname masrafı ve baro pulu toplamının taraflarına ödenmesi için, davalı şirket taraf gösterilmek suretiyle, İstanbul Arabuluculuk Bürosunun... sayılı dosyası ile başvuru yapıldığını, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, açıklanan tüm bu sebeplerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalarının kabulü ile, müvekkil şirketler tarafından icra dosyasına yapılan ödemeler toplamı olan 47.861,37 TL'nın her bir ödeme için ödeme tarihlerinden itibaren ayrı ayrı işlemiş ticari avans faizi, 701,06 TL noter masrafı ve baro pulu gideri talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın davası haksız mesnetsiz, her türlü hukuki dayanaktan yoksun olup taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafın dilekçesinde belirttiği hususların tamamına itiraz ettiklerini, öncelikle dava yetkisiz mahkemede açılmış olup yetki yönünden davanın reddine karar verilmesinin gerekiğini, açılan tazminat davasında yetkili mahkeme davalı şirketin bulunduğu yer mahkemesi olan Kütahya mahkemeleri olduğunu, 6100 sayılı HMK.'nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. '' demekte olduğunu, bu sebeple yetkisiz mahkemede açılan dava hakkında yetkisizlik kararı verilerek davanın esas yetkili olan Kütahya mahkemelerine gönderilmesinin gerektiğini, açılan davada husumet yönünden de itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirket hukuki hakkını kullanmış olup bu hak kullanmış olması davacı lehine tazminat sebebi olamayacağını, gerek müvekkili şirketin gerekse davacı keşideci ortaklığın menfaatlerini kötü niyetli üçüncü kişilerden korumak amacıyla kötü niyetli üçüncü kişilere karşı menfi tespit davası açıldığını, tazminat davasına konu çek açısından istirdat davasının açıldığını, davacı tarafın sorumlu olmadığı bir bedeli ödemesinin sonucunu müvekkil şirketten talep etmesi mümkün olmadığını, davacı taraf tazminat talep ettiği zararlara ilişkin hukuki haklarını kullanmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde keşidecisi olduğu çek bedelinin ödeme gününde bankada hazır olduğu ancak ödeme yasağı sebebiyle çekin tahsil edilmediğini iddia etmekte olduğunu, öncelikle davacı tarafın iddia ettiği gibi ödeme gününde çek bedelinin banka hesabında 10 günlük yasal süre boyunca çek bedelinin hazır olup olmadığının tespitinin gerektiğini, bunun yanında İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/558 Esas sayılı dosyasından ...bankası A.Ş. ... Şubesine gönderilen 19/09/2022 tarihli müzekkere içeriği ile çekin 04/10/2022 tarihinde banka şubesine sordurulduğu hususu, ilgili şube tarafından tarafınıza bildirilmemiş ise, burada müvekkile değil bankaya kusur atfedilmesi gerektiğini, açıklanan tüm bu sebeplerle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davalı yanın çeki kaybederek kusurlu olduğu ve davacının zarının doğduğundan bahsedilebilecekse de davalının eyleminde hukuka aykırılık yoktur. Zira ödeme yasağı 6102 sayılı TTK'nun 818. maddesi atfı ile TTK'nun 757. Maddesi hükmü gereği hamile verilmiş bir haktır ve davalı tarafından kanuna uygun olarak kendisine verilen hakkın kullanılması sebebi ile .hukuka aykırı bir eyleminden bahsedilemeyecektir. Davalının eylemi hukuka aykırı olmadığından davacıların zararından sorumlu değildir, bu sebeple davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur Davanın REDDİNE, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Alacak koşullarının oluşmadığını, Müvekkili şirket, icra dosyasına, çek bedeli dışında toplamda 47.861,37 TL ödeme yaptığını, Mahkemece ön inceleme celsesinde ve henüz deliller tam olarak toplanmamışken ve değerlendirilmemişken karar verilmiş olmasının hatalı olması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Çek bedelinin ödeme yasağı sebebiyle icra dairesine ödenmesi iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici sebeplere, dosyada mevcut bilgi ve belgelerden olayda, TTK.' nun 795. maddesine göre çek, bir ödeme aracı olup davalı tarafından alınan ödeme yasağı kararı sebebiyle çekin icraya konulması sonucu keşideci davacının icra dosya borcundan sorumlu olmasına, İlk Derece Mahkemesi kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/98 Esas 2023/390 Karar sayılı 16/05/2023 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubuyla bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/01/2025