T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2023/2271
KARAR NO:2025/158
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:07/06/2022
NUMARASI:2021/153 Esas - 2022/384 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/01/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı/borçlu tarafından 24.10.2019 tarihinde Silivri İlçesi, ... adresinde yapılan çalışma; 20.05.2020 tarihinde Büyükçekmece İlçesi,...Mahallesi, ... Sokak adresinde yapılan çalışma; 19.04.2020 tarihinde Avcılar İlçesi, ... adresinde yapılan çalışma esnasında, davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasara ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkili şirketin maddi zaranna sebebiyet verdiğini, davalı/borçlu tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 18.073,47-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip yapıldığını ve borçluya Örnek No: 7 ödeme emri gönderildiğini, davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borçlu itirazında icra dairesinin yetkisine, takibe , takibe konu borca , borç miktarına, faize , faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ederek takibin durdurulduğunu, açıklanan sebeplerle davalının ... sayılı dosyasında, ... sayılı dosyasında, ... sayılı takip dosyalarına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20' sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketle diğer davalı ...Şti arasında 27.12.2018 tarihli Erişim Şebekeleri Yapım Sözleşmesi, imzalanmış olup ...Şti ile müvekkili şirket arasındaki sözleşme kapsamında üçüncü kişilere verilecek zararlardan diğer davalı şirketin sorumlu olacağı açıkça düzenlendiğini, somut olayda ise müvekkil şirketin iddia edilen hasarın meydana gelmesinde hiçbir kusuru olmayıp illiyet bağından da söz edilemeyeceğini, müvekkil şirkete husumet yöneltilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ile davalı diğer şirketin arasında yapılan sözleşmenin 33.5 maddesinde üçüncü şahıslara verilecek zarardan , işi yapan firmanın sorumlu olacağı açıkça düzenlendiğini, bu kapsamda müvekkili şirkete sorumluluk atfedilemeyeceğini yine bahse konu sözleşme incelendiğinde müvekkili şirketin sadece ihale makamı olduğunu ve denetim ve gözetim yükümlüğünün bulunmadığının tespit edileceğini, müvekkili şirket işi tamamen devretmiş olup denetim yükümlülüğü de bulunmadığı dikkate alındığında meydana gelen hasardan müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını beyan ederek;Davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... İnş. vekili cevap dilekçesinde; Hiçbir şekilde hasarı ve hasardaki kusuru kabul etmediklerini, davacı dava dilekçesinde muvazaalı bir şekilde, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin davacının yüklenici şirketi tarafından giderildiğini iddia ettiğini, davacı ile davalı müvekkili şirket arasında konusu aynı olan yüzlerce dava görüldüğünü, bu davaların hepsinde davacının dava dilekçesinde, meydana gelen hasarların kendi personelleri tarafından giderildiğini beyan ederken, iş bu davada hasarın yüklenici şirket tarafından giderildiğini beyan etmesi son derece muvazaalı olduğunu, huzurdaki davada, davacının dava dilekçesinin, müvekkil şirket aleyhine açtığı diğer davalardan farklı olmasının tek sebebi, emsal Yargıtay kararları gereğince gerçek zarar ilkesi kapsamında davacının talep ettiği alacakları elde edememesinden kaynaklandığını, müvekkili şirket, diğer davalı ... A.Ş. ile imzalanan "Erişim Şebekeleri Bakım Onarım Alt işveren Sözleşmesi" gereğince bu şirkete ait alt yapıların bakım ve onarım işlerini yürüttüğünü, ilgili adreste herhangi bir çalışma yapılmasına karar verilmesi durumunda çalışma ile ilgili tüm izin ve ruhsat ... tarafından temin edildiğini, dolayısıyla müvekkili şirket alınan ruhsat ve izin belgelerine istinaden belirlenen adreste kazı çalışması yaptığını,davacdavacı şirket, tesisatlarını usulüne uygun döşemediğini, dava konusu adreste müvekkili şirketin, davacı ...'ın tesisatına verdiği herhangi bir zarar ve zararın oluşumunda kusuru bulunmadığını, müvekkil şirket tarafından yapılan ve davacı ..'ın tesislerinde zarar meydana geldiği iddia edilen tüm kazılarda davacı kurumun ağır kusuru bulunduğunu beyan ederek; dosyanın tefrik edilmesini, haksız ve mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesini ve davacının hukuka aykırı takip sebebi ile dava konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "... düzenlenen bilirkişi raporu kusur ve hesaplama bakımından denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olmakla hükme esas alınmış, her üç hasarla ilgili olarak davacı tarafından onarılarak çalışılır hale getirilen işlerin ... birim fiyatlarına göre hesaplama yapıldığı, davacının oluşan hasar tutarı bakımından ... sayılı dosya için; KDV dahil 448,32 TL hasar tutarı ve 28,96 TL faiz olmak üzere toplam 477,28 TL den, davalılar %70 oranında kusurlu olmakla 477,28 TL x %70 = 334,09 TL tutarında sorumlu olduğu,... sayılı dosya için; KDV dahil 819,88 TL hasar tutarı ve 26,68 TL faiz olmak üzere toplam 846,56 TL den, davalılar %70 oranında kusurlu olmakla 846,56 x %70 = 592,59 TL tutarında sorumlu olduğu, ... sayılı dosya için; KDV dahil 2.702,29 TL hasar tutarı ve 106,61 TL faiz olmak üzere toplam 2.808,90 TL den, davalılar %70 oranında kusurlu olmakla 2.808,90 TL x %70 =1.966,23 TL tutarında sorumlu olduğu, davacı tarafından talep edilen araç, personel ve montaj talebi yönünden Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08/12/2010 tarih 2010/7-530 E. 2010/636 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olduğu, zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebileceği ve zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderler olmakla zararla ilgisinin bulunmadığı, özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemeyeceğinden davacı taraf onarım işlemlerinin İşletme Müdürlüğünün komutasında olan ... (Arıza Onarım ve Bakım) birimi tarafından gerçekleştirildiğini ileri sürmüşse de buna ilişkin delillerini sunmadığı ve hasarın özel olarak adam tutulup çalıştırılmak suretiyle giderildiğine ilişkin fatura vs. İspatlayıcı belge sunulmadığı anlaşılmakla haksız fiillerde gerçek zarar ilkesinin benimsendiği bu anlamda gerçek zarar olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla montaj ve araç ve personel giderleri talebi yönünden alacak kalemi olarak dahil edilmemiş, davacı tarafça talep edilen dağıtılamayan enerji bedeli talebi yönünden Yargıtay 4. HD'nin 2015/10383 E. 2015/12692 K., Yargıtay 3. HD 2012/19781 E. 2012/24032 K.) Sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere;" tüketilmeyen elektrik santrallerde otomatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek enerji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemez." "Hasar sebebiyle enerji nakil enerjisinin beslediği mahalde bir miktar elektrik kesintisinin olduğu muhakkaktır. Davacı elektrik enerjisi üreten bir şirket değildir, sadece dağıtımını yapmaktadır.Dolayısıyla kesinti sebebiyle henüz üreticiden bir elektrik almamıştır. Öte yandan mesken ve işyerlerine kullanılan elektrik miktarı günün değişik saatlerinde farklılık göstermektedir. Kablodaki hasar sebebiyle bir mahaldeki kesintinin hasar görmeyen enerji nakil hattından beslenmesi olanağı da mevcuttur. Kullanılan enerjinin kesinti süresinin kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında satılamayan enerji bedeli talep edilmesi usul ve yasaya uygun değildir."(İzmir BAM 4. HD 2018/563 E. 2019/524 K.) içtihatlar gereğince gerçek zarar ilkesine göre davacının dağıtılamayan enerji bedeli talebi yönünden alacak kalemi olarak dahil edilmemiş, davacının eşik kesinti süresi aşım bedeli talebi yönünden Elektrik Dağıtımı Ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğine göre, abonelerin, yıllık eşik değerlerin aşılmasında veya günlük süreleri aşan kesintilerde dağıtım şirketi tarafından ilgili kullanıcıya tazminat ödenmesi gerekmektedir. Yani, sözü geçen yönetmelik, davacı şirketin abonelere tazminat ödemesine ilişkindir. Bu nedenle, davacı şirketin eşik kesinti süresi aşım bedelini davalıdan talep edebilmesi için sözü geçen bedeli ilgili kullanıcılara ödediğini somut belgelerle kanıtlaması gerekmekte olup, dosyada bu konuda bilgi ve belge bulunmadığı ve ispatlanamadığı anlaşılmakla gerçek zarar ilkesi gereğince eşik kesinti süresi aşım bedeli talebi yönünden alacak kalemi olarak dahil edilmemiş, davacının etüd koordinasyon bedeli talebi yönünden davacı tarafça sunulan Hasar keşif özetinde, Etüt koordinasyon bedelinin firmanın/yüklenici şirketin kendi personelince karşılandığı dava dosyasında görüldüğünden etüd koordinasyon bedeli talebi yönünden alacak kalemi olarak dahil edilmemiş ve davanın kısmen kabulü ile davacı tarafından davalılar aleyhine başlatılan ... sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yöneltilen itirazın ayrı ayrı kısmen iptaline, takibin 313,82 TL asıl alacak, 20,27-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 334,09-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren, yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, davacı tarafından davalılar aleyhine başlatılan ... sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yöneltilen itirazın ayrı ayrı kısmen iptaline, takibin 573,91-TL asıl alacak, 18,68-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 592,59-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren, yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, davacı tarafından davalılar aleyhine başlatılan... sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yöneltilen itirazın ayrı ayrı kısmen iptaline, takibin 1.891,60-TL asıl alacak, 74,63-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.966,23-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren, yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.Faiz yönünden; Dava konusu hasar haksız fiil şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Faiz bu tarihten itibaren başlayacaktır. 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesi gereğince, gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda, istek halinde ... Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmekte olup, davacı vekili tarafından yasal faiz talep edildiği görülmüştür. Bilirkişi raporunda yapılan hesaplama denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olmakla hükme esas alınmıştır. İcra İnkar Tazminatı talebi yönünden; uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olduğu tartışmasızdır. Diğer bir anlatımla alacak likit olmayıp kimin ne kadar ve hangi sebeple sorumlu bulunduğu yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ ile;1-a.)Davacı tarafından davalılar aleyhine başlatılan ... sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yöneltilen itirazın ayrı ayrı kısmen iptaline, takibin 313,82 TL asıl alacak, 20,27-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 334,09-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren, yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, b.)Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,2-a.)Davacı tarafından davalılar aleyhine başlatılan ... sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yöneltilen itirazın ayrı ayrı kısmen iptaline, takibin 573,91-TL asıl alacak, 18,68-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 592,59-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren, yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, b.)Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,3-a.)Davacı tarafından davalılar aleyhine başlatılan ... sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yöneltilen itirazın ayrı ayrı kısmen iptaline, takibin 1.891,60-TL asıl alacak, 74,63-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.966,23-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren, yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine,b.)Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı ve davalı...vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Huzurdaki yargılama sürecinde dosyaya kazandırılan bilirkişi raporuna itirazlarını karşılar nitelikte inceleme yapılmaksızın hüküm tesis edilmesinin usul ve mevzuata açıkça aykırı olduğunu, müvekkili şirkete %30 kusur atfedilmesi hukuka aykırı olduğunu, tüm taleplerinin kabul edilmesi gerektiği sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; Meydana gelen hasarda davacının tam kusurlu olduğunu, ....Ştinin sorumlu olup müvekkili şirketin hasarla bir ilgisi bulunmadığı sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız eylemden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. ... sayılı dosyası ve İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası yönünden yapılan incelemeye göre; 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü gereğince miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, hüküm tarihi itibariyle kesinlik sınırı 8.000,00 TL'ye çıkartılmıştır.Bu durumda, maddi tazminata ilişkin davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf talebine konu ... sayılı dosyasından 1.776,23 TL, ... sayılı dosyasından toplam 1.294,46 TL için icra takibine başlanmakla mahkemece bu dosyalar için reddedilen miktarlar kesinlik sınırının altında kalmakla verilen karara karşı yasa yolu kapalı bulunmaktadır. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince istinafa konu edilen maddi tazminatın reddine dair dava değerinin ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu, dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından davacı ve davalı ... vekillerinin ... ve ... sayılı dosyalarına ilişkin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir. ... sayılı dosyası yönünden yapılan istinaf incelemesine göre;... sayılı dosyasından toplam 14.269,67 TL için icra takibine başlanılıp İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine göre davacı ve davalı ...vekillerinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı ... vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı ve davalı ... vekillerinin ... ve... sayılı dosyalarına ilişkin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE,2- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesİ'nin 2021/153 Esas 2022/384 Karar sayılı 07/06/2022 günlü kararına yönelik taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubuyla bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubuyla bakiye 435,50 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,5- İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,7- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 8-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/01/2025