T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1722
KARAR NO: 2024/4376
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/03/2023
NUMARASI: 2021/342 Esas - 2023/187 Karar
DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin uzun süre boyunca tüm iş ve işlemlerinde, gelişen teknolojinin faydalarından da yararlanmak suretiyle davalı ... Bankasına ait 'enpara.com' şubesi üzerinden işlemler yürüten internet bankacılık servisi “...com" ‘u kullanmakta olduğunu, ancak müvekkilinin hesapları hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ve bilgilendirme yapılmaksızın bloke edildiğini ve hesabı kapatılmaya zorlandığını, müvekkilinin ayrıca kendi adına ... Kontrol Sistemleri adında ticaret limited şirket yönetmekte olduğunu ve bu sebeple kendisi Türk Ticaret Kanunu (bundan sonra TTK olarak kısaltılacaktır) hükümlerine göre tacir sıfatına haiz olduğunu, hal böleyken tacir müvekkilinin hesaplarına bloke konulması, kendisini ticaret hayatında sıkıntıya düşürdüğünü, basiretli bir tacir kavramına uymayacak şekilde kendisi aleyhine, şahsi itibarı ve tacir kimliği sırf bu mesnetsiz ve keyfi işlemden dolayı zarara uğradığını, bu sebeple mahkemenizce re’sen gözeteceği sebepler ile arz ve izah olunan durum karşısında tacir müvekkili lehine manevi tazminata hükmedilerek davanın kabul edilmesi kaçınılmaz olduğunu, açıklanan tüm bu sebeplerle ve fazlaya ilişkin tüm talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı davalarının kabulüne, davalı yan tarafından uygulanan keyfi işlem ve haksız bir şekilde kişilik hakları zedelenen müvekkiline şimdilik 6.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının öncelikle haksız ve hukuka aykırı olarak açıldığını ve reddi gerektiğini, davacının iddialarının haksız olduğunu, davacı tarafça hesaplarına bloke konulduğu iddia edildiğini ve bu durumun kişilik haklarını zedelediği ifade edildiğini, müvekkili banka tarafından davacının hesabına davacının mevduatına ulaşmasını ve tasarruf yetkisini engelleyecek bir bloke konmadığı gibi hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için bloke konduğu düşünüldüğünde dahi bu durumun davacının kişilik haklarını zedelemeyeceği ve herhangi bir şekilde manevi tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığını, kişinin hesabının kapatılması/bloke edilmesi hiçbir surette kişilik haklarına saldırı olacak ve manevi tazminata hükmedilmesini gerektirir bir sonuç doğurmayacağını, herşeyden evvel bu sebeplerle davanın bir temelinin bulunmadığını, huzurda ikame edilen davanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ve bu sebeplerle reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın başka bankalar ile çalışma imkanı bulunmakta olup davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmamakta olduğunu, manevi tazminat isteminin koşullarının oluşmadığını, davacının faiz talebinin de reddi gerektiğini, açıklanan tüm bu sebeplerle fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile; Davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Davacı tarafından, davalı nezdinde bulunan hesabına yapılan müdahale sebebi ile kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.6098 sayılı TBK'nun 58. maddesine göre, kişilik hakkı hukuka aykırı bir şekilde saldırıya uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Manevi tazminat istenebilmesi için kişilik haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve illiyet bağı bulunması gerekir. Ancak, her sözleşmeye aykırılık hali tek başına manevi tazminatı gerektirmeyip ayrıca bu aykırılığın aynı zamanda kişilik haklarına yönelik bir saldırı da oluşturması gerekir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda davalının eyleminin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu ve davacının bu eylem sebebi ile zarar gördüğü ispat edilememiş, davanın reddine ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Manevi tazminat koşullarının oluşması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Kişilik haklrının ihlali sebebine dayalı manevi tazminat davasıdır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davaya konu işlemin sözleşme sınırları içinde kaldığı ve doğrudan davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/342 Esas 2023/187 Karar sayılı 14/03/2023 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubuyla bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/12/2024