T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2400
KARAR NO: 2024/4336
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/03/2023
NUMARASI: 2022/397 Esas - 2023/173 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; ... televizyon kanalında 06.03.2022 tarihinde canlı olarak yayınlanan, davalı ...'ın hazırlayıp sunduğu, ''...'' isimli programda müvekkili şirket hakkında sarf edilen gerçek dışı, asılsız, haksız, mesnetsiz, basın ilke ve ahlakına tamamen aykırı nitelikteki beyanlar ve iddialarla müvekkilinin kişilik haklarına ve ticari itibarına saldırıda bulunulduğunu belirterek müvekkilinin manevi haklarına tecavüz teşkil eden dava konusu yayın nedeniyle; davalılardan toplam 100.000,00TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine, haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "20.000,00TL manevi tazminatının yayın tarihi olan 17/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ... A.Ş. Ve ...'dan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine," karar verilmiştir. Verilen karara karşı taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Hükmolunan tazminatın düşük olduğunu, 6112 Sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca sorumlu müdür olan davalılardan ...'in de sorumluluğu bulunduğunu ileri sürmüştür. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; Montajın müvekkili tarafından yapılmadığını, haberin basın özgürlüğü kapsamında olduğunu, hükmolunan tazminatın aşırı yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Basın yoluyla kişilik haklarının ihlalinden kaynaklanan tazminat davasıdır. Davalı ...'in dosya arasında bulunan SGK kayıtlarından davaya konu haber tarihinde çalışan olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde değildir. Dosya kapsamından davaya konu haberin montaj olduğu, davalı kurumun davacı hakkında haber yaparken kullandığı görselin davacının yayınında kullanılıp kullanılmadığını basit bir incelemeyle tespit etmesi mümkün iken davacının yayınından değil de farklı kaynaklardan elde ettiği görseli teyit etmeden davacının haberiymiş gibi yayınladığı haberin gerçek olmamasının sorumluluğu davalıda olup davalı vekilinin istinaf talebi yerinde değildir. 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda; Olayın meydana geliş biçimi, davalını eylemi, eylemin davacı üzerindeki etkisi, olay tarihi ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı yerindedir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/397 Esas 2023/173 Karar sayılı 13/03/2023 günlü kararına yönelik taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubuyla bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.366,20 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 359,80 TL'nin mahsubuyla bakiye 1.006,40 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine 4- İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,7- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/12/2024