T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1058
KARAR NO: 2024/4449
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/11/2022
NUMARASI: 2021/314 Esas - 2022/874 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar sebebiyle )
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilİ şirketin ... Müdürlüğü hizmet sahası ... Mh. ... Cd. No:... önü adresinde 22.09.2018 tarihinde ... Holding AŞ. tarafından yapılan çalışma esnasında şirketlerine ait kablo ve alt yapı tesislere hasar verdiğini, verilen hasarlar sebebiyle, ekte sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere şirket elemanlarınca hasarların tespit edildiğini, hasar keşif tutarı formu ve malzeme-işçilik cetvelleri düzenlendiğini, Akabinde, kamusal hizmet niteliğinde olan iletişimin aksamaması adına, ivedilikle müteahhit firma tarafından hasarın giderildiğini, zararın tazmini için alacaklarının tahsilini sağlamak amacıyla hasar tespit tutanağı, hasar keşif formu ve olay yeri resimlerine istinaden, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas nolu dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra dosyasına dayanak olarak bildirdiklerini belge ve kayıtlardan da anlaşıldığı üzere (hasar tespit tutanağı, hasar keşif formu, olay yeri resimleri, hasarı gideren müteahhit firma evrakları) davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğunun açık olduğunu, bu nedenle davalının yetkiye, alacağın aslına ve ferilerine yönelik tüm itirazlarının haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, bu nedenle itirazlarının iptalinin gerektiğini, bu nedenlerle davalının haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli Davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde;Davacı tarafın somut uyuşmazlığa konu miktarın kendi personelleri tarafından yapılan tespitler, tutulan tutanaklar ve malzeme-işçilik cetvelleri doğrultusunda hesaplamasını yaptıklarını, bu tutar üzerinden icra takibi ikame ettiklerini, haksız fiilin müvekkil şirket tarafından yapıldığının ispatının yanında, söz konusu uyuşmazlığa ilişkin talebin yargılamaya matuf olduğu, tutanağın tanzimi, hesaplamanın yapılması ve sair işlemlerde müvekkil şirketin personelinin yer almadığı bu sebeple talep edilen tutarı da kabul etmelerinin mümkün olmadığını, ... Tekstil önünde ... Cad. — ... Caddesi kesişimi bölgesindeki projemizde Güney Yanyol — Köprü-2 kısmında mevcut altgeçit ile ... cadde arasında kalan kısımda proje kapsamında kotlu yol kazısı (terasman kazısı) yapıldığını, Proje gereği yol kotu 1,15m- 0,60 m arası değişen derinliklerde kazıldığını, bu kazılar öncesinde ilgi proje kapsamındaki mevut altyapı bilgileri İ.B.B Fen İşleri Daire Başkanlığı Altyapı Hizmetleri Müdürlüğünce kendilerine sözleşme yapıldıktan sonra yer teslim tutanağı düzenlenerek verildiğini, bölgede yapılan kazılarda mevcut altyapı bilgilerinin yanlış olduğu pek çok kazı yerinde tespit edildikten sonra kurumlardan gözetmen personel talep edildiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin bölgede kazı yaparken kurumlarla sürekli iletişim dahilinde olmasına rağmen ilgili kurum personellerinin bilmediği güzergahlarda da altyapılar çıkabildiğini, müvekkili şirket tarafından işin ifası sırasında kazılar mümkün olduğunca özenle yapılmış olmasına rağmen, istenmeyen durumlarla karşılaşıldığını, bölgede ilgili kurumdan destek alınmasına rağmen hat kopma işlemi yaşandığını, bölgede bulunan mevcut ... hatları altyapı teknik şartnamelerinde belirtilen esaslarda uygun tip en kesitte kazı derinliğine ve uyarıcı malzeme ve bantlara haiz olmayan şekilde döşenmiş hatlar olduğunu, Tutanakta bahsedildiği üzere 800 m değil toplamda 10-15 m lik bir bölgede 2 kez kopma olduğunu, hatta mevcut hatlara çok zarar gelmemesi için deplase kazısı dahi yapıldığını, bahsi geçen 800 m hat deplase işlemi proje gereği yapılan yolda mevcut hattın yolda asfalt altında kalmayıp tretuvar alanlarının altına alınması için ... tarafından yapılmış işlem olduğunu, somut olayda da görüleceği üzere müvekkil şirketin uhdesinde bulunan işlerin ifası zımnında resmi kurumlardan ilgili personelin verdiği bilgiler doğrultusunda işlem yapmışsa da toplamda 10-15 metrelik kopmalar meydana geldiğini, Bu sebeple davacı yanın 800 metrelik kopmaların olduğu iddiasıyla ikame ettiği davayı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davacı yan kablolarının asfalt altında kalmasını istemediği müvekkil şirketin eyleminden bağımsız olarak kendi iradesiyle 800 metrelik hatta değişiklik yaptığını, Bu sebeple meydana gelen tutardan da müvekkil şirketin sorumlu olmasının beklenmeyeceği, yapılacak keşiflerde; kabloların daha önceki konumu (aşfalt altında mı tretuvar alanlarının altında mı olduğu) görüleceği, davacı şirketin kendi giderlerini müvekkil şirkete rücu etmesinin kabul edilemeyeceğini, Müvekkil şirketin eyleminden kaynaklı kopmanın maksimum 10-15 metre olduğu, bu iddialarının keşif ve bilirkişi incelemesi ile de ortaya çıkacağını, davacı yanın haksız ve hukuka aykırı kararının kabulünün mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle davacının haksız ve hukuka aykırı davasnın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "... Dava dilekçesi cevap dilekçesi 05/05/2022 tarihli kök, 07/08/2022 tarihli ek rapor ve tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede; davacının 22/09/2018 tarihinde ... Mahallesi, ... Cad. No:... adresinde bulunan yer altı kablo ve güzergahında meydana gelen hasarların davalı tarafça yapılan kazı çalışmaları neticesinde meydana geldiğini ileri sürdüğü hasar bedelini tahsil amacıyla davalı aleyhine icra takibi yaptığı, davalının itirazı üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı, 05/05/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre, kazı çalışması yapılan alanda fiber optik kablolarda hasar meydana geldiği, hasarın her iki santral arasında yeniden kablo çekilerek giderildiği iki santral arasındaki kabloların kopması durumunda bütün hattın değiştirilmesinin daha az maliyetli bir çözüm olduğu, bu doğrultuda malzeme bedeli ve işçilik giderleri toplamının 9.100,47 TL olarak belirlendiği, iş bu bedele 3.104,13 TL işlemiş faizin işletilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne, alacak yargılamayla belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine dair ... 1-Davacının DAVASININ KABULÜ İLE ile Davalının İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 9.100,47 TL asıl alacak 3.104,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.204,60 TL üzerinden devamına, takip tarihi itibariyle avans faiz işletilmesine; Alacak yargılamayla belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Talebin zaman aşımına uğradığını,davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, müvekkilinin kusur ve sorumluluğu bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız fiil sebebiyle uğranılan zararın tazmini için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde, dava konusu hasarla ilgili davacının çalışanları tarafından düzenlenen 23/09/2018 tarihli tutanakla zararı ve failini öğrendiği, iki yıllık süreyi geçirmeden 03/09/2020 tarihinde takibe giriştiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle, takibin başladığı tarih itibariyle yasada öngörülen zamanaşımı süresi geçmemiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Somut olayda davalı vekilinin cevap dilekçesinde hasarın meydana geldiği bölgede davalının çalışma yaptığı ve hasarın oluştuğu yerde 0,60- 1,15 mt arasındaki derinlikte kazı çalışması yapıldığı yönündeki beyanları ve bu beyanlara göre bilirkişi raporunda davacıya kablolarının olması gerekenden daha yüzeyde yer aldığı iddiası ile kusur yüklenmesinin eldeki bulgulara göre mümkün olamayacağının tespit edilmesi birlikte değerlendirildiğinde davalının kendi kusuruyla meydana gelen zararı tazminle yükümlü olduğu, davacının dava açmakta güncel ve korunmaya değer hukuki yararı olduğu, hükme esas alınan bilir kişi raporunun somut verilere dayalı ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmayıp davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davalının iş sahibi olduğu, yüklenici ile iş sahibi arasında akdedilen sözleşmenin sözleşmelerin nispiliği prensibi gereğince sözleşmenin tarafı olmayan davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/314 Esas 2022/874 Karar sayılı 10/11/2022 günlü kararına yönelik davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 833,69 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 208,42 TL'nin mahsubuyla bakiye 625,27 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2024