T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1530
KARAR NO: 2024/3745
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/03/2023
NUMARASI: 2020/261 Esas - 2023/129 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Haksız ihtiyati haciz kararının Gebze ... İcra Müd. ... E. Sayılı dosyası ile işleme konularak davacıların tüm mal varlıkları ile banka hesaplarının haczedildiğini, davacıların ticari hayatında telafisi imkansız yaralar açtığını, bu sebeple 100.000,00 TL Manevi tazminata karar verilmesi gerektiğini, davacıların banka hesaplarına haciz gönderilmesi sebebiyle bankalardaki kredi notunun negatife döndüğünü, davacılar tarafından 3. kişiler kefil alınmak sureti ile ... Bankasından teminat mektubu alınarak, bankanın teminat vermediği kısım için nakdi teminat bulunarak haksız ihtiyati haczin kaldırılması için Gebze ... İcra Müd. ... E. Sayılı dosyasına İİK 226. maddesi gereğince alınan karar ile 904.361,14 TL teminat mektubu ve 53.116,47 TL. nakit olmak üzere toplam 957.477,61 TL ödendiğini, yapılan bu işlemler için komisyon ücreti ve faiz ödenmek zorunda kalındığını, bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL maddi tazminata hüküm kurulması gerektiğini, davalı şirket tarafından mahkemenin 2019/541 D.iş dosyasına yatırılan teminatın iş bu dava sebebiyle iade edilmemesi gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğunu, beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi zararın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ile davacı ... ve Ort. Adlı adi ortaklık ile ... Konaklarındaki mutfak, banyo dolapları, iç oda kapıları, portmanto dolapları ve daire içi dublex merdiven işlerinin yapımı hususunda anlaştıklarını, işin öngörülen şekil ve sürede bitirildiğini ve faturalandırıldığını, 16.07.2019 tarihinde faturanın davacı şirkete tebliğ edildiğini, davacıların yasal sürede itirazda bulunmadıklarını, taraflar arasında 02.02.2019 tarihinde düzenlenen tutanak düzenlenerek davalının yükümlülüklerinin yerine getirildiğinin imza altına alındığını, miktar ve hakkediş konusunda mutabık kalınan 851.462,69 TL fatura bedelinin şifahi taleplere rağmen ödenmediğini, 29.08.2019 tarihinde davacılara keşide edilen ihtarnameye rağmen bedelin ödenmediğini, şirketlerinin gereken ücreti alamadığını, davalı şirketin maddi ve manevi zarardan sorumlu olmadığını, olacağı varsayılsa bile manevi zarar talebinin fahiş olduğunu, davacıların 2019/541 D.İş dosyasında bulunan teminatın iade edilmemesi yönündeki taleplerinin hukuki dayanağının bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, 14.885,74 TL maddi tazminatın 29/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacının şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin REDDİNE," karar verilmiştir. Verilen karara karşı taraf vekillerince vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Manevi tazminat koşullarının bulunduğunu, maddi tazminat miktarının eksik hesap edildiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İhtiyati haczin hukuk çerçevesinde icra olduğunu, müvekkilinin alacağını halen tahsil edemediğini, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/729 E. Sayılı dava dosyasında müvekkilin davacı yandan olan alacağının tahsili için başlatılan takibe ilişkin yapılan itirazın iptali davasının derdest olduğunu, davanın tümden reddolunması gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan tazminat davasıdır. 2004 sayılı İİK’nın 259/1. maddesinde, ihtiyati haczin haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız ihtiyati haciz koyduran alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından olup, manevi tazminat yönünden 818 sayılı BK’nın 49. maddesindeki (6098 sayılı TBK'nın 58.maddesi) koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır. Bu itibarla, alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, ağır olmasa da kusurlu olması da gerekmektedir (Bkz. Prof. B. Kuru, İcra ve İflas Hukuku, Ankara, 1993, Cilt 3, Sh.2583 v.d). (Emsal Yargıtay 4. HD nin 24.10.2018 gün ve 2016/9599 E - 2018/6494 K. Sayılı ilamı). Dosya kapsamından işbu davaya sebep ihtiyati haciz kararının uygulandığı ve itiraz üzerine kaldırıldığı anlaşılmakla davacı tarafın maddi zararının yukarıda yer verilen İİK m 259/1 kapsamında karşılanması gerekir. Haksız eylem niteliğinde olan haksız hacizde davacının zararının gerçek zarar ilkesine göre belirlenmesi gerekir. Hükme esas alınan hesap bu yönde olup belirlenen zarara haksız eylem tarihinden itibaren faiz işletilmiş olduğuna göre tarafların bu yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamında taraflar arasında eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak borç ilişkisi sebebiyle niza bulunduğu, davalının haksız ve köyü niyetinin sabit olmadığı anlaşılmakla manevi tazminat koşullarından manevi tazminat davasının reddolunmasında hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/261 Esas 2023/129 Karar sayılı 07/03/2023 günlü kararına yönelik taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubuyla bakiye 247,70 TL harcın davacılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.016,84 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 254,21 TL'nin mahsubuyla bakiye 762,63 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine4- İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,7- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2024