T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/3876
KARAR NO: 2024/3884
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/10/2022
NUMARASI: 2022/394 Esas - 2022/695 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Fazlaya ilişkin hakları ve tüm yasal müracaat hakları saklı kalmak üzere davalının "https://www...com.tr/... URL adresinde-yer alan 18.01.2021 tarihli “..." başlıklı gerçek dışı ve müvekkilinin kişilik hakları ile ticari itibarını açıkça ihlal eden ve zedeleyen haberi sebebiyle müvekkilinin uğradığı manevi zararlara karşılık olmak üzere 30.000 TL manevi tazminatın, haksız fiilin gerçekleştiği haber tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Haber içeriği incelendiğinde, haberde davacı şirketin adı, unvanı ya da markası dahi yer almadığını, bu yönden ticari itibarına yönelik hakaret, sövgü veya suç isnadı şeklinde herhangi bir hukuka aykırı saldırının da bulunmadığından davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Yargı yetkisini, Anayasanın 9. maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141), toplanan/sunulan deliller, iddia ve beyanlar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; 19/12/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğüne giren 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK. 'ya eklenen 5/A maddesi gereğince ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davacının talebinin menfi tespit yanında alacak istemini de bulundurduğu ve arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, dava açılışında, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya sunulmadığı, bunun üzerine 09/12/2021 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı gereğince davacı vekiline arabuculuk son tutanak aslını veya onaylı örneğini sunması için süre verilmiş ve davacı taraf katıldığı 20/01/2022 tarihli duruşmadaki beyanında arabuluculuğa başvurmadıklarını beyan ettiği, bu haliyle arabuluculuğa başvurulmadığının anlaşıldığı, bu kapsamda verilen süreye rağmen arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dosyaya sunulmadığı, ihtarın gereği yerine getirilmediğinden 7155 sy 23'ncü maddesi ile eklenen 6325 sy m.18/A-2 maddesi gereğince davanın usulden reddi gerektiği, anlaşmaya varılamadığına dair tutanağın dava açılışında dosyaya sunulmasının dava şartlarından olduğu, mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığının, davanın her aşamasında kendiliğinden (HMK m. 115/1) nazara alınacağı, tespit edilen dava şartı noksanlığının giderilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; 7155 Sayılı Kanunun 20'nci maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ve 7155 Sayılı Kanunun 23'üncü maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A-2 maddesi gereğince arabulucuya başvurulmadan dava açılmış olması karşısında, davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebi ile davanın USULDEN REDDİNE, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Hükmün gerekçesinde, davacı vekiline süre verildiği, davacı vekilinin arabuluculuk tutanağını sunmadığı gibi 20.01.2022 tarihli celsede arabuluculuğa başvurmadıklarına dair beyanda bulunduğu belirtilmiş şeklinde dosya kapsamı ve maddi gerçeklikle uzaktan yakından ilgisi bulunmayan bir sebebe yer verildiğini, 26.08.2022 tarihinde yaptıkları başvuruya istinaden 31.08.2022 tarihinde arabuluculuk anlaşamama tutanağının tanzim edildiğini ancak dosyaya sehven başka bir dosyanın arabuluculuk tutanağını sunduklarını, ilk derece Mahkemesince uyap sistemi üzerinden arabuluculuk dosya numarası ile böyle bir tutanağın olup olmadığı hemen duruşmada tespit edilebilecek iken Mahkemece, bu hususta hiçbir inceleme yapılmadan hukuka aykırı gerekçelerle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verildiğini, tüm bunların yanında,hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı olduğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Basın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat davasıdır. Ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.(7155 sy 20'nci maddesi ile eklenen TTK m. 5/A-1). Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (7155 sy 23'ncü maddesi ile eklenen 6325 sy m.18/A-2). Dosya içeriğinden; Taraflara tebliğe çıkartılan 13/06/2022 tarihli tensip zaptında, "6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunmak üzere 1 haftalık süre verilmesine," ibaresinin yer aldığı, söz konusu ihtarın kanunda belirtilen şatları taşımadığı, davacı tarafa bir haftalık kesin süre verilmesi gerekirken buna riayet edilmediği, ayrıca tensip zaptında arabuluculuk son tutanağının sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceği ihtarının da bulunmadığı, 13/10/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında davacı vekilinin " sehven başka dosyanın ki sunulmuştur, dosyaya sunacağız, süre verilsin" şeklinde talepde bulunduğu, buna göre Mahkemece davacı vekiline talebine binaen arabuluculuk son tutanağının bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği şeklinde ihtaratla birlikte süre verilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsiz olup davacı vekilinin bu yöne değinen istinaf başvurusu yerindedir. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince sair yönler incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/394 Esas 2022/695 Karar sayılı, 13/10/2022 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. ve 362/1/g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2024