T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2023/64
KARAR NO: 2023/1663
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 22/09/2022
NUMARASI: 2021/766 (E) - 2022/584 (K)
Birleşen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/70 (E) sayılı dosyasında;
Birleşen İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/246 (E) sayılı dosyasında;
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 12/12/2023
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/07/2016 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun, yaya müvekkili ...'a çarpması sonucu müvekkilinin yaralanması nedeniyle sürekli işgöremezlik tazminatı ile bakıcı gideri olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500.000 TL maddi tazminatın sigorta şirketi için (poliçe limiti 290.000 TL ile sınırlı olarak) dava tarihinden, davalı ... ile ... Ticaret Ltd. Şirketinden kaza (19/07/2016) tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 100.000 TL, eş ... için 50.000 TL ve çocukları ... ve ... için ayrı ayrı 30.000 TL manevi tazminatın kazanın olduğu 19/07/2016 tarihinden itibaren ticari faizi ile davalı ... Ticaret Ltd. Şti ile ...'den müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dava dosyasında (12/05/2022 tarihli duruşmada verilen ara kararıyla dosyası tefrik edilen) davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın sigorta şirketine başvuru yapmaksızın doğrudan dava açtığını, dava şartını yerine getirmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Asıl dava dosyasında davalılar ... Ticaret Ltd. Şti. ve ... vekili tarafından cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın ticari iş veya ilişkiden kaynaklanmadığını, mahkemenin görevsiz olduğunu, davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili ...'nin kusurunun bulunmadığını, diğer müvekkili şirketin ise istihdam ettiği sürücü kusurlu olmadığından tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/70 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 19/07/2016 tarihinde, davalı sigorta şirketine ZMM sigortası ile sigortalı, davalı ... yönetimindeki ... plakalı aracın yaya müvekkili ...'e çarpması sonucu yaralanan müvekkili ve diğer davacılar için asıl davada manevi tazminat talep edilirken iyileşme umudu göz önüne alınarak bir talepte bulunulduğunu ancak davacıların manevi acı ve eleminin arttığından bahisle davacılar ... için 100.000 TL, Tahir için 50.000 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 30.000 TL ek manevi tazminatın (sigorta şirketinden ilk davada talep edilen 290.000 TL mahsup edildikten sonra poliçe limitinden kalan 20.000 TL'nin sigorta şirketinden) kalanının ise diğer iki davalıdan kazanın oluştuğu 19/07/2016 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, asıl davada (... E) istenen 500.000 TL işgöremezlik tazminatı ve bakıcı parasından (sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak 12/07/2017 tarihinde ödediği 310.000 TL düşüldükten sonra) kalan 190.000 TL işgöremezlik tazminatına ek olarak, 64.897,73 TL ek işgöremezlik/maluliyet tazminatı ile yine (sigorta şirketinden ... esas sayılı dava ile poliçe limiti ile sınırlı olarak talep ettikleri 310.000 TL bakıcı parası düşüldükten sonra) kalan 480.168,44 TL ek bakıcı parasının, sadece davalılar ... ile ... Tic. Ltd şirketinden kazanın oluştuğu 19/07/2016 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 8. ATM'nin 2019/70 Esas sayılı dosyasında davalılar ... Ltd. Şti ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 8. ATM'nin 2019/70 E. sayılı davasına konu ek tazminat talepleri ile aynı talepleri içeren tarafları aynı, davacıların daha önce 07.02.2019 tarihinde İstanbul 2. ATM'nin 2019/66 E. sayılı ek tazminat davası bulunduğunu, bu nedenle birleşen iş bu davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesindeki taleplerin zamanaşımına uğradığını, manevi tazminat davalarının niteliği gereği bölünemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 2016/1148 - 2019/1186 Esas ve Karar sayılı kararla; " 1-Asıl davada maddi tazminat açısından; A-Davanın kısmen kabulüne, davalı (12/05/2022 tarihli duruşmada verilen ara kararıyla dosyası tefrik edilen) ... Sigorta açısından maluliyet tazminatı yönünden dava konusuz kaldığından bir karar verilmesine yer olmadığına, B-189.000 TL maluliyet tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılar ... ve ... Tic Ltd Şti'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, C-1.000,00 TL bakıcı giderinin davalılar ... Sigorta, ... ve ... Tic LTd Şti'nden ... sigorta açısından dava tarihinden, diğer davalılar açısından olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'a ödenmesine, D- ... Sigorta açısından davacının işlemiş avans faizi talebinin reddine, 2-Asıl davada manevi tazminat açısından; A-... için 50.000 TL, ... için 30.000 TL, ... için 20.000 TL, ... için 20.000 TL olmak üzere toplam 120.000 TL manevi tazminatın davalılar ... Tic Ltd Şti ile ...'den olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara verilmesine, manevi tazminata yönelik fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 3-Birleşen İstanbul 12 ATM'nin 2017/644 E.sayılı dosyasında; A-Davanın kısmen kabulüne, 309.000 TL tazminatın davalı ... Sigorta'dan 23/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Birleşen İstanbul 8 ATM'nin 2019/70 E.sayılı dosyasında; A-Manevi tazminat talepleri yönünden davacıların hukuki menfaat yokluğu sebebiyle davanın reddine, B-64.897,73 TL maluliyet tazminatının davalılar ... ile ... Tic Ltd Şti'nden olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'a ödenmesine, C-Tahsilde tekerrrür oluşturmamak kaydıyla; 789.168,44 TL bakıcı giderinin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ... ile ... Tic Ltd Şti'nden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'a ödenmesine" karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... Sigorta AŞ ile davalı ... Limited Şirketi vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuş, Dairemizce 2020/1068 Esas 2021/1393 Karar sayılı kararla maluliyet durumunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerekirken poliçe tarihi dikkate alınmaksızın Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmesi dosya içeriğine uygun görülmemiş ve yine uygun yönetmeliğe göre maluliyet raporu alındıktan sonra progresif rant yöntemi ile TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak, davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmaması nedeniyle oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek karar verilmesi amacıyla mahkeme kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararından sonra mahkemece kaldırma kararındaki hususlar doğrultusunda işlem yapılmış ve bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkemece 12/05/2022 tarihli duruşmada asıl davada birleşen İstanbul 8 ATM'nin 2019/70 Esas, İstanbul 12 ATM'nin 2017/644 Esas sayılı birleşen ve İstanbul 3 ATM'nin 2022/246 Esas sayılı dosyalarında davalı ... Sigorta aleyhine açılan davaların bu davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama devam ederken davacı tarafça bu kez 1.8 teknik faiz uygulanmaksızın 17/03/2022 tarihli aktüer raporuyla belirlenen tazminat miktarı esas alınarak İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2022/246 Esas sayılı dosyada ek dava açılmış, açılan ek dava ilk derece mahkemesinin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen esas dosyasıyla birleştirilmiştir. Birleşen İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/246 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin maluliyet ve bakıcı gideri tazminatına ilişkin karar verilmesinden sonra Anayasa Mahkemesinin KTK'nin 90. maddesinin iptaline karar vermesinden sonra önceki genel şartlarda öngörülen 1.8 teknik faiz uygulamasının artık mümkün olmadığından 17/03/2022 tarihli aktüer raporu esas alınarak ve teknik faizden dolayı tazminattan indirim yapılmayarak 208.840,26 TL maluliyet ve 325.122 TL bakıcı giderinin ek davayla hüküm altına alınmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesince bu kez; Asıl davada [2021/766 Esas (Eski No:Mahkemenin 2016/1148 Esas sayılı dosyasında)] 189.000 TL maluliyet tazminatı ve 1.000 TL bakıcı giderinin kaza tarihi olan 19/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, ... için 50.000 TL, ... için 30.000 TL, ... için 20.000 TL, ... için 20.000 TL olmak üzere toplam 120.000 TL manevi tazminatın 19/07/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Tic Ltd Şti'nden tahsil edilerek bu davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... hakkında Mahkememizin 2016/1148 Esas ve 2019/1186 Karar sayılı ilamı kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, Birleşen 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/70 Esas sayılı dosyasında; manevi tazminat taleplerinin hukuki menfaat yokluğu sebebiyle reddine, maddi tazminat açısından; 64.897,73 TL maluliyet tazminatı ve 479.168,44- TL bakıcı giderinin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Tic. Ltd. Şti'nden tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, Birleşen 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/246 Esas sayılı dosyasındaki davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Limited Şirketi vekili ile davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Limited Şirketi vekili istinaf başvurusunda; hükmün gerekçesiz olduğunu, davacı tarafın birden fazla ıslah talebinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davanın ticaret mahkemesinde görülmesinin mümkün olmadığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, yasal faiz yerine ticari avans faizinin uygulanamayacağını, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin tamamının tazminattan mahsup edilmesi gerekirken kısmen mahsup edilmesinin dosya içeriğine aykırı olduğunu, sigorta şirketince yapılan ödeme gününden itibaren işleyen faizin mahsup edilmediğini, davacı tarafın mükerrer olarak faiz ve yargılama gideri almak suretiyle sebepsiz zenginleştiğini, olayla ilgili keşif yapılmadan dosya üzerinden kusura ilişkin rapor alınmasının doğru olmadığını, müvekkili şirketin istihdam ettiği davalı sürücünün kusurlu olmadığını, davacı tarafın asıl ve birleşen dosyalardaki taleplerinin zamanaşımına uğradığını, asıl dosyada 500.000 TL'lik talebin iş göremezlik tazminatına ilişkin olup bakıcı giderini kapsamadığını, bu şekilde bakıcı giderine ilişkin davadan vazgeçildiği halde hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, davacının bakıcı ihtiyacı olduğuna ilişkin delil bulunmadığını, kaldı ki aile fertlerinin yardımlarının da bakıcı ihtiyacı ve gideri konusunda gözetilmesi gerektiğini, ATK'nin ilk raporunda davacının Nurgül'ün oturmaya başlayıp fizik tedavisinin devam etmesi karşısında %100 malul olduğunun kabul edilemeyeceğini, maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, davacının sosyal medya hesabındaki görüntülere göre tam malul sayılamayacağını, ATK Genel Kurulundan raporu alınması gerektiğini, davacıya bugüne kadar bakıcı tarafından bakılmadığını, aktüerya raporunun da dosyaya uygun olmadığını, bakiye yaşam süresi bakımından PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılması gerekirken TRH 2010 tablosunun esas alınmasının doğru olmadığını, davacının hastanede kaldığı süre içinde bakıcı ihtiyacının bulunmadığını, bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanamayacağını, davacı ...'ün ev hanımı olması nedeniyle gelir kaydının olamayacağını, maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davacı ...'ın eşi ve çocuklarının manevi tazminat taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, birleşen 2019/70 Esas sayılı dosyada manevi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği halde nispi yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, yine faiz başlangıcının olay tarihinden itibaren kabul edilmesinin isabetli olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacı ... vekili istinaf başvurusunda özetle; Dairemizin kaldırma kararından sonra alınan raporda maluliyet durumunun %97 olarak belirlendiğini, bu maluliyet durumu itibarıyla yeniden aktüer hesabı yapılması gerektiğini ve ıslah için imkan verilmediğini belirterek kararın bu yönüyle kaldırılmasını talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Asıl ve birleşen İstanbul 8. ATM'nin 2019/70 E. sayılı dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle sürekli işgöremezlik ve bakıcı gideri tazminatı ile manevi tazminat; birleşen İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2022/246 Esas sayılı dosyasındaki dava ise asıl dava dosyasında kaldırma kararı öncesinde tazminat hesabı yapılırken 1,8 teknik faiz indirimi yapıldıktan sonra yeniden alınan 17/03/2022 tarihli aktüer raporunda teknik faiz indirimsiz tazminat hesabı sonucu belirlenen maluliyet tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı farkının tazmini istemine ilişkindir.Dava konusu trafik kazasına ilişkin, kaza sonrası düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında; davalı sürücünün sağa dönüş kurallarını ve trafik işaret ve levhalarına riayet etme kuralını ihlal ettiği tespit edilerek kusurlu olduğu, davacı ...'ün ise kural ihlali bulunmadığı belirtilmiştir. Aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/1085 Esas 2018/957 K. sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 03/11/2017 tarihli raporunda araç sürücüsü ...'in kavşak giriş çıkışından kurallara uygun bir şekilde yolun karşısına geçmekte olan yaya ...'a ilk geçiş hakkını verdikten sonra dönüşünü gerçekleştirmesi gerekirken bu kurala riayet etmediğinden asli kusurlu olduğu, davacı ...'a herhangi bir kusur yüklenemeyeceğinin tespit edildiği, yapılan yargılama sonucunda ... hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi Başkanlığının 2019/852 Esas, 2019/2103 Karar sayılı 18/06/2019 tarihli kararı ile istinaf denetiminden geçmek suretiyle 18/06/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince benimsenen kusur durumu ceza mahkemesinde kabul edilen ve kesinleşen maddi vakıa ile uyumlu olup kusura ilişkin kabul şeklinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2021/2772 E. 2021/3174 K. ve 2020/6173 E. 2021/3121 K. sayılı kararlarında da kabul ve ifade edildiği üzere; TRH 2010 yaşam tablosu ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağı kabul edilmekle Mahkemece TRH 2010 yaşam tablosunun esas alındığı bilirkişi raporunun kabul edilmesi yerindedir. İlk Derece Mahkemesinin sigorta şirketi bakımından dosyaların tefrikine ilişkin kararından önce, davalı tarafta sigorta şirketinin (ZMSS) yer alması ve davanın sigorta şirketi bakımından ticari dava niteliği nazara alındığında diğer davalılar bakımından açılan davanın da aynı dosyada görülmesi, usul ekonomisi bakımından gerekli ve zorunlu olup sonrasında sigorta şirketi dosyasının tefrik edilmesi asıl davada görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Dosyası tefrik edilen sigorta şirketi bakımından tazminat talebi sigorta şirketinin ticari işi ve yine olaya karışan aracın ticari nitelikteki araç olması nedeniyle avans faizine hükmedilmesi de usul ve kanuna aykırı görülmemiştir. Dava dışı (dosyası bu dosyadan tefrik edilen) sigorta şirketinin yargılama aşamasında yaptığı ödemeler nedeniyle, poliçe limiti kadar müteselsil borçluların yükümlülükleri sona ermiş olup mahsup edilecek miktar, poliçe limiti ile sınırlıdır. Başka bir deyişle, sigorta şirketinin sorumluluğu, poliçe limiti ve temerrüde düşmesinden sondaki süreçte limitin üzerinde kalan faiz ve yargılama gideri gibi unsurların toplamı olup sigorta şirketiyle müteselsil sorumlu olanların ödemekten kurtuldukları borç, sigorta şirketinin poliçede öngörülen limit kadardır. Bu itibarla, sigorta şirketinin poliçe limitini aşan (yargılama giderleri, faiz vs.) ödemesinin, diğer davalıların sorumlu olduğu tazminat miktarından mahsup edilmesi olanağı yoktur. Asıl ve birleşen davaların maddi tazminat bakımından belirsiz alacak davası olarak açılması, haksız fiilden dolayı tazminat taleplerinin, haksız fiil için Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen dava zamanaşımına tabi olması, belirsiz alacak davalarında zamanaşımının, dava tarihinde alacağın tamamı için kesilmesi karşısında taleplerin zamanaşımına uğramadığı açıktır. Dairemizin kaldırma kararından sonra ATK 2. İhtisas Kurulunun 28/12/2021 tarihli raporunda davacı ...'ın maluliyet durumu (%97) itibarıyla sürekli başkasının bakımına muhtaç olduğu belirlenmiştir. davalı vekilinin bakım ihtiyacı bulunmadığı şeklindeki itirazı dayanaksız olup aile bireylerinin bakım ihtiyacı konusunda yardımda bulunmalarının bakıcı ihtiyacı için tazminatta indirim yapılmasını gerektiren bir durum olmadığı değerlendirilmiştir. Yargısal uygulamalar da bu yöndedir. Davacı ...'ın SGK kapsamında gelir getiren bir işte çalışmadığı (ev hanımı) dosya içeriğinden anlaşılmış olmakla SGK'den maluliyet maaşı bağlanması da söz konusu olmayacağına ve yargısal uygulamalarda kabul edildiği üzere bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmasının yerinde olmasına göre bu hususlara ilişen itirazlar da yerinde görülmemiştir. Olayın oluş şekli, kusur durumu, davacı ...'ın maluliyet durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile paranın satın alma gücü birlikte değerlendirildiğinde davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olduğu, TBK'nin 56/2. maddesi hükmüne bağlamında davacının eşinin ve çocuklarının manevi tazminat talep edebilecekleri kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/3. maddesi karşısında, tümden reddedilen manevi tazminat talepleri bakımından maktu vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmüştür. Son olarak haksız fiilin gerçekleştiği tarihte, haksız fiilden doğan tazminatların muaccel olacağı (haksız fiil sorumlusunun olay tarihinde temerrüdünün oluştuğu) ve bu itibarla haksız fiil tarihi itibarıyla faize hükmedilmesinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Davacı vekilinin istinaf itirazları bakımından; Dairemizin kaldırma kararından önce İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan tazminattan 1.8 oranında teknik faiz sebebiyle indirim yapılması şeklindeki uygulamaya davacı tarafça itiraz edilmeyip istinaf başvurusunda da bulunulmaması, kaldırma kararından sonra alınan raporda ise teknik faiz mahsup edilmeksizin tazminat belirlenmesinden sonrasında ek dava ile talepte bulunulması, HMK'nin 357. maddesi ile usuli kazanılmış hak ilkeleri karşısında mümkün değildir. Özetle; yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... Limited Şirketi vekilinin ve davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Kamu düzenine ilişkin yapılan incelemede ise; Mahkemece eldeki davada, kaldırma kararından önce hakkında hüküm kurulan müteselsil sorumlu ... yönünden 2016/1148 Esas - 2019/1186 Karar sayılı ilamın kesinleşmiş olduğundan bahisle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak, Dairemizin 2020/1068 Esas 2021/1393 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesinin kararı tümüyle kaldırılmış olmakla, hükmün bölünmemesi ve infazında tereddüt oluşmaması için davanın bütün tarafları yönünden yeniden hüküm kurulması -müteselsil sorumluluk durumu da göz önüne alındığında- zorunlu olmasına karşın mahkemece adı geçen davalının hükümden ayrı tutulması ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davacı vekilinin ve davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf itirazlarının, kamu düzenine ilişkin olan bu hususta yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-Davacı vekilinin ve davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Asıl davada: (2021/766 Esas) 189.000 TL maluliyet tazminatı ve 1.000 TL bakıcı giderinin kaza tarihi olan 19/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılar ... Tic. Ltd. Şti. ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 2-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, ... için 50.000 TL, ... için 30.000 TL, ... için 20.000 TL, ... için 20.000 TL tazminatın 19/07/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ile ... Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince maddi tazminat için hesaplanan 12.978,90 TL karar ve ilam harcı ile manevi tazminat için hesaplanan 8.197,20 TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 21.176,10 TL harçtan başlangıçta yatırılan 2.425,01 TL peşin harç ile 55,80 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.480,81 TL harcın mahsubu ile kalan 18.695,29 TL harcın davalılar ... ile ... Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacılar tarafından yatırılan 2.480,81 TL harç ile, yine davacı tarafından kaldırma kararından önce yapılan 2.516,10 TL, kaldırma kararından sonra 620 TL olmak üzere toplam 3.136,10 TL yargılama giderinin davalılar ... ile ... Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maddi tazminat açısından davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 29.500 TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ... Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, -Manevi tazminat açısından; 6-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın kabul edilen kısmı üzeriden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 9.200 TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ... Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 7-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın kabul edilen kısmı üzeriden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nispi vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağından 9.200 TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ile ... Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 8-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın kabul edilen kısmı üzeriden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nispi vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağından 9.200 TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ile ... Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 9-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın kabul edilen kısmı üzeriden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nispi vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağından 9.200 TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ile ... Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 10-Davalı ... Tic. Ltd. Şti. kendisini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat açısından reddedilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 9.200 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... Tic. Ltd. Şti'ne verilmesine, 11-Davalı ... Tic Ltd Şti kendisini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat açısından reddedilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nispi vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağından 9.200 TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... Tic Ltd Şti'ne verilmesine, 12-Davalı ... Tic. Ltd. Şti. kendisini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat açısından reddedilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nispi vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağından 9.200 TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... Tic Ltd Şti'ne verilmesine, 13-Davalı ... Tic Ltd Şti kendisini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat açısından reddedilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nispi vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağından 9.200 TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... Tic. Ltd. Şti'ne verilmesine, 14-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, Birleşen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/70 Esas sayılı dosyada; 15-Birleşen 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/70 Esas sayılı dosyasında; manevi tazminat taleplerinin hukuki menfaat yokluğu sebebiyle reddine, 16-Maddi tazminat açısından; 64.897,73 TL maluliyet tazminatı ve 479.168,44 TL bakıcı giderinin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ile ... Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, 17-Harçlar Kanunu uyarınca belirlenen 37.165,16 TL karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 2.578,93 TL ile 1.055,38 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.634,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 33.530,95 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ile ... Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 18-Davacılar tarafından yatırılan toplam 3.634,21 TL peşin harcın tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile davalılar ... ile ... Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, 19-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maddi tazminat açısından davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 77.847,28 TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ... Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, 20-Manevi tazminat açısından karar harcı olan 80,70 TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 21-Davalı ... Tic Ltd Şti kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat açısından davanın reddedilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince 9.200 TL maktu vekalet ücretinin ayrı ayrı davacılar ..., ..., ... ve ...'dan alınarak davalı ... Tic Ltd Şti'ne verilmesine, Birleşen 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/246 Esas sayılı dosyasında; 22-Birleşen İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/246 E.sayılı dosyasındaki davanın reddine, 23-Harçlar Kanunu uyarınca belirlenen 80,70 TL karar harcının başlangıçta yatırılan 1.823,75-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.743,05 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 24-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 25-Davalı ... Tic. Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan 76.733,65 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, 26-Davacı ve davalılar tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davacı ile davalı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından yatırana iadesine, 2-Dairemiz kararının niteliği ve kaldırma sebepleri göz önüne alınarak istinaf aşamasında istinaf başvurusunda bulunan taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşamasında yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12/12/2023