T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2023/446
KARAR NO: 2024/736
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 13/12/2022
NUMARASI: 2022/102 (E) - 2022/949 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 15/05/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'un geçirdiği kaza sonucunda vefat ettiğini, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... yönünden şimdilik 4.000 TL ve ...yönünden 4.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 2.000 TL cenaze, defin ve merasim masraflarının olay tarihi olan 02/01/2016 tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah dilekçesinde; davacı ... yönünden 4.000 TL olan dava değerinin bilirkişi raporunda tespit edilen tutar olan 307.104,55 TL'ye ıslah talebinin kabulüne, dava dilekçesinde talep edilen miktarların birleştirilmesi sonucu 313.104,55 TL alacağının olay tarihi olan 02/01/2016 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;... plakalı aracın davalı şirkete sigortalı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'na göre kendi kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücünün yakınlarının talebinin teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 5/12/2017 tarih ve 2017/69 Esas- 2017/1017 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı, davacılar vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine dosyanın istinaf incelemesi sonucunda Dairemizin 30/11/2021 tarih, 2019/2809 Esas - 2021/1828 Karar sayılı kararıyla; poliçenin düzenlendiği tarih itibariyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talepleri ZMSS teminatı kapsamı içerisinde kaldığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Ardından, ilk derece mahkemesinin 13/12/2022 tarih, 2022/102 Esas, 2022/949 Karar sayılı ilamıyla; davacı ...'ün ikame ettiği destekten yoksun kalma davasının kabulü ile 307.104,55 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 23/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacı ...'e ödenmesine, davacı ...'in ikame ettiği destekten yoksun kalma davasının kısmen kabulü ile 2.895,44 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 23/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacı ...'e ödenmesine, davacı ... ve ...'in birlikte ikame ettiği 2.000 TL üzerinden açılan cenaze, defin ve merasim masraflarına ilişkin davasının reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili, davaya konu destekten yoksun kalma zararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatları, Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve 91. maddesi ve Poliçe Genel Şartları'nın A.1 ve A.6 maddeleri uyarınca poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, KTK'nın 91. maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 85/1., 86. ve 92. maddeleri incelendiğinde tek taraflı trafik kazası ile yüzde yüz kendi kusuru ile ölümüne neden olan sürücünün hak sahiplerinin zorunlu malî sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminat talep edebileceklerine ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, sürücünün yüzde yüz kendi kusuru ile ölümü durumunda hak sahipleri işletenden nasıl tazminat talep edemeyeceklerse, sigortacıdan da talep edemeyeceğini, karara esas alınan hesap raporu hükme esas alınabilir nitelikte olmadığını, ilgili hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ile %1.8 teknik faiz oranı esas alınması gerekirken hatalı olarak prograsif rant yöntemi kullanıldığını, davacıların farazi zarar miktarlarının yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun olarak tespit edilebilmesi için mütteveffa ...'un nüfus kayıt örneğinin celbedilerek anne babasının sağ olup olmadığının, söz konusu kişilerin sağ olması halinde kendilerine ayrılacak pay hakkında değerlendirme yapılarak tazminat hesaplaması yapılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.HMK'nin 341/2. maddesine göre miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. HMK'nin 341/4. maddesine göre ise alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. Ayrıca HMK'nin ek 1. maddesinin 1. fıkrasında; "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında; "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır. Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2022 yılı için HMK'nin 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 8.000 TL'dir.Somut uyuşmazlıkta, davacı ...için 2,895,44 TL'nin, kararın verildiği 2022 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesince davacı ...yönünden verilen karar için HMK'nin 341/4. maddesi gereğince istinaf hakkı yoktur. Yerel Mahkemece, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir. Bu nedenle davalı vekilinin ...yönünden istinaf başvurusunun 352/1-b maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. Somut olayda, ZMSS poliçesi 20/02/2015 tarihinde düzenlenmiştir. Bu durumda, yerleşik Yargıtay uygulamasında kabul edildiği üzere, poliçenin düzenlendiği tarih itibarıyla davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talepleri ZMSS teminatı kapsamında kalmaktadır. Dairemizin 2019/2809 E. 2021/1828 K. sayılı kaldırma ilamında ayrıntılarıyla açıklandığından davalı vekilinin somut olayda destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanması şartlarının olmadığına yönelik istinaf itirazları yeniden değerlendirilmemiştir Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır. ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13094 Esas 2022/8299 Karar sayılı ilam içeriği) İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 30/09/2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, müteveffanın destek tazminatı hesabı yapılırken; anneye pay ayrılmadığı, desteğin tüm gelirini eşi ve çocuğu ile paylaşacağı varsayımı ile hesaplama yapıldığı görülmektedir. Dosya kapsamında desteğin kaza tarihinde annesinin hayatta olup olmadığı araştırılmaksızın, murisin gelirinden anneye destek payı ayrılmadan yapılan hesaplama eksik ve hatalı olmuştur. Bu itibarla, olayın 02/01/2016 tarihinde gerçekleştiği, müteveffanın annesi ...un ise 13/12/2017 tarihinde vefat ettiği, dolayısıyla eşi ve çocuğunun yanı sıra olay tarihinde hayatta olan annesinin destekten yoksun kalma payının hesaplanması gerektiği halde hesaplanmadığı, raporun mevcut haliyle HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olmadığından annenin destekten yoksun kalma payının hesaplanması için ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Dairemizce alınan aktüer bilirkişinin 22/01/2024 tarihli ek raporunda; TRH 2010 yaşam tablosuna göre desteğin kaza tarihindeki bakiye ömrü, davacıların kaza tarihinde yaşlarına göre destek süreleri belirlenerek, desteğin geliri asgari ücret üzerinden kabul edilerek, destek, eş, çocuklar, anneye pay verilerek, sağ kalan eşin evlenme ihtimali de değerlendirilerek, (%1,8 teknik faiz uygulanmadan) bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü yönteminin kullanılarak Yargıtay ilke kararlarına uygun hesaplama ile davacı eş ... için 305.271,74 TL destekten yoksun kalma tazminatı belirlenmiştir. Bu itibarla, davalı vekilinin istinaf itirazının davacı ... yönünden kabulüyle, İlk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A-1-Davalı vekilinin, davacı ...hakkındaki hükme yönelik istinaf dilekçesinin HMK'nin 352/1-b maddesi uyarınca reddine, 2-Davalı vekilinin davacı ... hakkındaki hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/102 (E) - 2022/949 (K) sayılı kararının davacı ...'a ilişkin hüküm yönünden HMK'nin 353/1-b/2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: a)Davacı ... Karabulut'un destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davasının kısmen kabulü ile 2.895,44 TL tazminatın dava tarihi olan 23/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak, adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, b)Davacı ...'un destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davasının kısmen kabulü ile 305.271,74 TL tazminatın dava tarihi olan 23/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak, adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, c)Davacıların cenaze ve defin giderlerine ilişkin davalarının reddine, 3-Davaya konu değer üzerinden alınması gereken 21.050,90 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 34,16 TL peşin harç ile 5.176,27 TL ıslah harcının toplamı olan 5.210,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.840,47 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacılar tarafından yapılan başvurma harcı, ıslah harcı, peşin harç, bilirkişi ücretleri, posta ve tebligat masraflarından oluşan 7.275,43 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranları nazara alınarak; 7.182,16 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,5-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 47.790,76 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,6-Davacı ...kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 2.895,44 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,7-Davanın reddine konu kısım olan 4.937,37 TL üzerinden belirlenen 4.937,37 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya verilmesine,8-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 250 TL posta ve tebligat gideri, 1.500 TL bilirkişi ücreti ile 492 TL istinaf başvuru harcının davacı ...'tan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ekinin İkinci Kısmının İkinci Bölümünün 17. Bendinin 17. Alt bendi uyarınca 20.400 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15/05/2024