T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/88
KARAR NO: 2024/68
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 3/11/2020
NUMARASI: 2016/410 (E) - 2020/657 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 23/1/2024
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın oğlu ...'ın yönetimindeki ... plakalı aracı ile şehir merkezine doğru seyir halinde iken, davacıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı, dava dışı sürücü ...'in yönetimindeki ... plakalı servis otobüsünün sol arka tekerine çarpması nedeniyle meydana gelen kazada öldüğünü belirterek belirsiz alacak davası niteliğinde 100 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 100 TL cenaze defin giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 26/2/2020 günü sunduğu bedel artırım dilekçesi ile talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 32.746,35 TL'ye yükseltmiştir. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne 32.746,35 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 100 TL cenaze giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ...dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporuyla yapılan hesaplamayla tazminatın pek aşırı tutarda belirlendiğini, kazaya karışan ... plakalı otobüsün Zorunlu Mali Sorumluluk (ZMSS) poliçesini düzenleyen müvekkili davalı şirketin, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası (ZKTMSS) ile karşılanmayan zarardan poliçede öngörülen limitle sorumlu olduğunu, ticari araç statüsünde olan kazaya karışan aracın Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası ve ZKTMSS poliçesinin olup olmadığının konusunda mahkemece araştırma yapılmadığını, hukuka ve hakkaniyete aykırı düzenlenen kusura ilişkin bilirkişi raporunda varsayıma dayanan kusur oranına yer verildiğini, tazminattan ayrıca %20 birlikte (müterafik) kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili şirkete başvurusu üzerine davacıya 28/12/2009 günü ödenen 8.796,36 TL ile ölenin babası ...'a ödenen 5.622,76 TL'nin davacının zararının karşılanıp karşılanmadığı değerlendirilmeden doğrudan güncelleme yapıldığını, halbuki ödemelerin yapıldığı tarihte zararın karşılanmış olduğunu, cenaze ve defin giderlerinden müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, hükmedilen tazminata 28/12/2009 gününden itibaren faiz uygulanmasının da hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu olay nedeniyle Kırşehir 1'inci Asliye Ceza Mahkemesinde görülen 2009/329 (E) sayılı davada Adli Tıp Kurumu (ATK) Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda, yönetimindeki otobüsle aydınlatmanın olmadığı meskun mahalde gece vakti iki yönlü caddede seyri sırasında kavşak mahalline yaklaşırken seyir halinde olduğu sağ şeritten, sola doğru kurallara aykırı olarak arkadan gelen otomobilin önünü kapatacak biçimde doğrultu değiştiren davalıya sigortalı otobüs sürücüsü ...'in asli, yönetimindeki otomobille alkollü durumda kaplamada bıraktığı fren izi mesafesine göre mahal şartları üzerinde hızla seyreden ve olay mahalli kavşağa hızını azaltarak yaklaşmayıp mevcut hızıyla kavşağa girdiğinde sağ şeritten sola dönmek için önüne doğru hatalı biçimde kontrolsüz doğrultu değiştiren otobüsün sol arka tekerine çarpan destek ...'ın ise tali kusurlu olduğu bildirilmiş; davalı ... şirketine ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı otobüs sürücüsü ...'in Yargıtay 12'nci Ceza Dairesinin 3/10/2012 gün ve 2012/2020 (E) - 2012/20558 (K) sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmesi suretiyle kesinleşen Kırşehir 1'inci Asliye Ceza Mahkemesinin 16/3/2010 gün ve 2009/329 (E) 2010/99 (K) sayılı kararıyla taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan mahkûmiyetine hükmolunduğu anlaşılmış; hükme esas alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda ise, yönetimindeki otobüsle sol şeride geçmeden önce iki şeritli yolda sol şeride geçmesi ve sola dönüş manevrasına bu şeritte başlaması gerekirken bu kurala uymayan davalıya sigortalı araç sürücüsü ...'in %65, güvenli sürüş kabiliyetini yitirecek derecede 2,21 promil seviyesinde alkollü biçimde araç kullanan, meskun mahalde aşırı süratli seyreden ölen sürücü desten ...'ın ise %35 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş, böylece davalıya sigortalı otobüs sürücünün yönetimindeki ... plakalı otobüs ile ölen destek ...'ın yönetimindeki ... plakalı otomobilin kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının, yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişiler kurulu raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir. Trafik kazasının meydana geldiği 1/12/2010 tarihinde yürürlükte bulunan 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 17'nci maddesi ile Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.1'inci maddesine göre, bu sigorta türü ile sigortacı; poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10/7/2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'ndan doğan sorumluluğunu poliçede yazılı limitlere kadar sigorta örtüsüne almaktadır. Aynı Kanun'un 18'inci maddesi uyarınca da; taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Yasanın 17'nci maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Anılan Kanun'un 19'uncu maddesinin son fıkrası ile Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8 nci maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, limit aşımında sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır. Hemen belirtmek gerekir ki, 26/4/2016 gün ve 29695 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 17'nci maddesiyle; yukarıda açıklanan 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 3'üncü maddesinde söz edilen “Sorumluluk sigortası” tanımı değiştirilerek, aynı Kanun'un 17 ila 25'inci maddeleri yürürlükten kaldırılmış ise de, kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 3'üncü maddesi ile 17 ila 25'inci maddeleri uygulama alanı bulacaktır. 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 2'nci maddesinin, 3'üncü fıkrası uyarınca il sınırları içerisindeki taşımalar ile yüz kilometreye kadar olan şehirlerarası taşımaların düzenlenmesi il ve ilçe trafik komisyonları ile işbirliği yapılmak suretiyle ilgili valiliklere, belediye sınırları içerisindeki şehiriçi taşımalar belediyelere bu Kanuna göre düzenlenecek yönetmelik esasları dahilinde bırakılabilir. 25/2/2004 gün ve 25384 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 2'nci maddesinin, 3'üncü fıkrası uyarınca; taşıma mesafesine bakılmaksızın il sınırları içinde yapılan yolcu taşımaları, 100 kilometreye kadar olan şehirlerarası yolcu taşımaları ile belediye sınırları ile mücavir alanı içindeki şehiriçi yolcu taşımaları, bu Yönetmeliğin kapsamı dışında olup; bunlar için Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelik yürürlüğe konuluncaya kadar, il sınırları içinde yapılan yolcu taşımaları ile 100 kilometreye kadar olan şehirlerarası yolcu taşımaları il ve ilçe trafik komisyonları ile işbirliği yapılmak suretiyle ilgili valiliklerce, belediye sınırları ile mücavir alanı içindeki şehiriçi yolcu taşımaları il ve ilçe trafik komisyonları ile işbirliği yapılma suretiyle ilgili belediyelerce, bu Yönetmeliğin taşımacılar için getirdiği sorumluluk ve yükümlülükler dikkate alınarak düzenlenir. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, ... plakalı otobüsün olayın meydana geldiği 26/11/2008 tarihi itibarıyla ZKTMSS poliçesi düzenletme kapsamında olup olmadığının Kırşehir Belediyesinden sorularak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile yazılı biçimde hüküm kurulması yerinde olmamıştır. Kabule ve uygulamaya göre yapılan incelemede ise; cenaze ve defin gideri tazminatının ZMSS poliçesinde öngörülen maddi teminat kapsamında bulunmasına, cenaze ve defin gideri olarak 100 TL'ye hükmolunması dikkate alındığında, cenaze ve defin için harcanması gereken tutara göre bu konuya yönelen istinaf nedeni yerinde görülmemiş; davalı ...tarafından gönderilen dosya içeriğine göre, 26/11/2008 günü açılan hasar dosyasında 29/12/2012 günü davacı için 8.796,36 TL desteğin babası ... için 5.622,76 TL olmak üzere toplam 14.419,12 TL ödendiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99'uncu maddesinin, 1'inci fıkrası ile davaya konu trafik kazasının meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, tazminatın ve giderlerin ödenmesine ilişkin B.2'nci maddesi uyarınca rizikonun ihbar edildiği günden başlayan 8 iş gününü kapsayan ödeme süresinin sona erdiği tarihten itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf nedeninin isabetsiz olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı ... şirketi tarafından davacı ...'a ödenen 8.796,36 TL'nin, ödemenin yapıldığı 29/12/2012 günü itibarıyla destekten yoksun kalması nedeniyle oluşan zararını karşılayıp karşılamadığı belirlenerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu konuda hesaplama içermeyen yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi yerinde olmamıştır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davalı ...tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, 7-İstinaf kanun yolu incelemesinin sonucuna göre icranın geri bırakılması kararı kapsamında, davalı ...tarafından Adana ... İcra Dairesinin ... (E) sayılı takip dosyasına verilen 87.345,59 TL nakit teminatın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 36'ncı maddesinin 5'inci fıkrası uyarınca geri verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.23/1/2024