T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2025/982
KARAR NO: 2025/968
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 21/02/2025 tarihli ara karar
NUMARASI: 2025/125 Esas
DAVANIN KONUSU: Hasar tazminatı
KARAR TARİHİ: 25/06/2025
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının idaresindeki ... plakalı aracıyla, davalı ... San. Ve Tic. AŞ'nin maliki, diğer davalı ... Sigorta AŞ'nin sigortacısı, davalı sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı aracıyla çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, tazminat bedeli ile ferilerinin tahsil kabiliyetinin ortadan kalkmaması amacıyla davalılar ... ve ... San. ve Tic. AŞ'nin malvarlıkları sorgulanarak borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczini, menkullerin muhafazası için malların kayıtlarına davanın niteliği gereği takdiren teminatsız olarak, ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 21/02/2025 tarihli ara kararında, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, kazanın meydana geldiğine dair kaza tespit tutanağı, maddi zarar ve miktarına dair ekspertiz raporları ve sair belgelerle davacının davasında haklı olduğu sabit olduğunu, keza davalılar tarafından da kazanın meydana geldiğine dair arabuluculuk sürecinde de herhangi bir itirazın vaki olmayarak davacının maddi zararının esasen sabit olduğunu, haksız fiillerden doğan alacakların haksız fiil tarihinde muaccel hale geldiğini, yerel mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin olarak İİK'nin 257.maddesinde aranan koşulların gerçekleşmediği gerekçe gösterilmişse de dava konusu bakımından ilgili yasa maddesindeki koşulların uygulanma ihtimali zaten bulunmadığını, söz konusu yasa hükmünde vadesi gelmemiş alacaklar bakımından aranan şartlara dair düzenleme bulunduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Talep, çift taraflı trafik kazasından kaynaklanan hasar tazminatı istemli davada verilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 257'nci maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Aynı Kanun'un 258'inci maddesi gereğince alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Buradaki ispat tam ispat değildir. Mahkemede ihtiyati haciz isteyenin hakkının bulunduğuna dair kanı oluşması, diğer bir anlatımla hakkın bulunduğunun kuvvetle muhtemel görülmesi gerekmektedir.Somut uyuşmazlıkta, davacıya ait ... plakalı araçla, davalı sürücünün yaptığı çift taraflı kaza sonucunda, davacının zararının miktarı belli olmayıp zararın miktarına ilişkin yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından, hasar tazminatı yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi yerindedir. Bununla birlikte hemen belirtmek gerekir ki ihtiyati haczin reddine ilişkin ilk derece mahkemesinin kararı kesin olmayıp ihtiyati haciz gibi geçici hukuki koruma tedbirlerinden olması nedeniyle hüküm bulunmayan hallerde ihtiyati haczin niteliğine aykırı düşmedikçe uygulanması gereken ihtiyati tedbire ilişkin HMK'nin 395 ve devamı maddeleri uyarınca, ileri sürülen kanıtlarla değişen koşullara göre ilk derece mahkemesince esas hakkında karar verilinceye kadar ihtiyati hacze karar verilebilmesi olanağı da bulunmaktadır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken harç peşin alındığından, ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/04/2025