T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2025/844
KARAR NO: 2025/763
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
ARA KARAR TARİHİ: 21/02/2025
NUMARASI: 2024/705 (E)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 08/05/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 23/04/2023 tarihinde, davalı ... AŞ adına kayıtlı, ... Sigorta Anonim Şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı, ...'nın idaresinde bulunan ... plakalı aracın park halinde bulunan başka araçlara ve davacıların babası yaya ...'e çarparak ölümüne neden olduğunu, kaza tespit tutanağında davalı ...'nın sürücü belgesi olmadan araç kullandığının tespit edildiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu belirterek davalıların ellerindeki ve üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmazlar ile hak ve alacaklarının dava değeri olan 500.000 TL'ye yetecek miktarının ihtiyaten haczine, davacılar lehine ayrı ayrı şimdilik 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve maddi zararın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, her bir davacı için 500.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan ... ve ... AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 13/11/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacılar vekilinin davalıların ellerindeki ve üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmazlarıyla hak ve alacaklarının dava değerine yetecek miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesini yeniden talep etmesi üzerine ilk derece mahkemesince 21/02/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili dilekçesinde özetle; dosya kapsamındaki mevcut delil durumu ile ihtiyati haciz talebine ilişkin kanuni şartların gerçekleştiğinin açık olduğunu belirterek 21/02/2025 tarihli ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Talep, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemiyle açılan davada, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. İİK'nin 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Aynı Kanun'un 258. maddesi gereğince alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.Buradaki ispat tam ispat değildir. Mahkemede ihtiyati haciz isteyenin hakkının bulunduğuna dair kanı oluşması, diğer bir anlatımla hakkın bulunduğunun kuvvetle muhtemel görülmesi gerekmektedir.Somut uyuşmazlıkta, zarar haksız eylemden kaynaklandığından davacıların tazminat alacakları haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmiştir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Dosyada bulunan bilgi ve belgeler nazara alındığında haksız fiil tarihi itibarıyla davacıların maddi ve manevi tazminat alacakları muaccel hale gelmiştir.Davacıların maddi tazminat davasına ilişkin ihtiyati haciz talebi yönünden; uğranılan maddi zararlardan ötürü tazminat alacağı kazanın meydana geldiği tarih itibarıyla istenebilir hale gelmiş olmakla birlikte bu aşamada, her bir davacının destek alacaklısı olup olmadığı, destek alacaklısı olduklarının belirlenmesi durumunda ise isabet eden destekten yoksun kalma tazminatının özellikle miktarının henüz belli olmaması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin maddi tazminat davası yönünden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Ancak Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/193 Esas sayılı dosya içeriği manevi tazminat istemi bakımından alacağın varlığına ve muaccel olduğuna ilişkin kanı oluşturacak nitelik taşıdığı ve yaklaşık ispat koşulunun da bulunduğu gözetilerek davacıların manevi tazminat davası yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin reddedilmesi doğru olmamıştır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A-Davacılar vekilinin, ilk derece mahkemesinin maddi tazminat talebi yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 21/02/2025 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine, B-Davacılar vekilinin manevi tazminat davası yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin manevi tazminat talebi yönünden reddine ilişkin 21/02/2025 tarihli ara kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davacı ...'in 100.000 TL ve davacı ...'in 100.000 TL manevi tazminat alacağını karşılayacak biçimde takdiren 5.000 TL nakdi teminat yatırıldığında veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu sunulduğunda davalılar ... ve ... Anonim Şirketi adına taşınır ve taşınmaz mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine (araçlar üzerinde muhafaza ve yakalama tedbiri uygulanmaksızın) İİK'nin 257/1. maddesi uyarınca ihtiyati haciz konulmasına, 2-İhtiyati haciz kararına ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, C-İstinaf İncelemesi Bakımından; 1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, talepte bulunulması durumunda, ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine, 2-İstinaf kanun yolu aşamasında davacılar tarafından sarf edilen yargılama giderinin esas hakkında verilecek kararda dikkate alınmasına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 08/05/2025