T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2025/415
KARAR NO: 2025/630
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 10/12/2024
NUMARASI: 2021/660 Esas- 2024/1237 Karar
DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacının 21/09/2018 tarihinde olay mahallinde park halindeki araçtan malzeme indirdiği sırada, davalı ...adına tescilli, diğer davalı ...'ın idaresindeki ... plakalı kamyonetin park halindeki araçlara çarpması neticesinde davacının iki araç arasında kalarak sıkıştığını, davacının uğradığı maddi zararın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçe teminatı kapsamında giderilmesi gerektiğini belirterek, şimdilik 100 TL maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen, 50.000 TL manevi tazminatın davalı ... ve davalı ...den müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin cevap dilekçesinde özetle, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, başvuru şartını yerine getirmediklerini, davacının talebine konu iş göremezlik, bakıcı, tedavi ve yol gideri tazminatı taleplerinden müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davanın, davalı ... bakımından, pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar bakımından maddi tazminat talebi yönüyle Sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin tenzili ile 15.880,53 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 948.391,76 TL sürekli iş göremezlik ve 6.088,50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 964.272,29 TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönüyle temerrüt tarihi olan 08/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle ve sigorta poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olmak üzere, diğer davalı ...yönüyle ise kaza tarihi olan 21/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi yönüyle davanın kısmen kabulü ile 40.000 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 21/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarına ilişkin sunulan gerekçelerin somut delillere dayanmadığını, müvekkilinin dava konusu kaza nedeniyle maddi ve manevi çok yıprandığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük kaldığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta AŞ vekili, kararda her ne kadar müvekkili lehine poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere tazminata hükmedilmiş ise de, yargılama giderleri, harçlar limit dahilinde hesaplanmadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderine ilişkin taleplerin müvekkilinin sorumluluğunda olmayıp SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, TRH tablosu ve progresif rant ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, 1,8 teknik faiz dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı değildir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun davacı için belirlenen kalıcı maluliyet oranı, geçici maluliyet süresi, kaza tarihindeki yaşı, geliri esas alınarak, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant formülüne göre düzenlendiği ve tazminatın belirlendiği anlaşılmıştır. Bu nedenle usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında ve sigorta şirketinin poliçe limitiyle sorumluluğunun belirtilmesinde yargılama giderlerine ilişkin ayrıca muafiyet olmadığından verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce ve halen yürürlükte bulunan KTK'nin 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 27/03/2014 tarih, 2013/ 4616 E. ve 2014/4465 K. sayılı kararında; "2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa Güvence Hesabı ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir" yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nin "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, davacıdaki yaralanmanın niteliği ve maluliyet oranı ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesi'nce hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uyduğu kanısına varıldığından, davacı vekilinin, manevi tazminat miktarı yönündeki istinaf itirazı yerinde değildir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 65.869,44 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 15.851,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 50.017,48 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanununa göre davacıdan alınması gereken harç peşin alındığından, ayrıca davacı taraftan harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinafa başvuranlar tarafından istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2025