T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2024/2256
KARAR NO: 2024/1885
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
ARA KARAR TARİHİ: 29/07/2024
NUMARASI: 2024/652 (E)
DAVANIN KONUSU: Tespit
KARAR TARİHİ: 24/12/2024
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Ticaret Odasına kayıtlı ... marka, 2015 model, ... şaşi nolu, ... motor nolu ve ... plakalı aracın üçüncü kişilere muvazaalı bir şekilde satışının ve devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasını ve araca zarar verilmesinin ve gizlenmesinin önlenmesi, özellikle de kepçe gelirlerinin uhdelerine almamaları için yakalamaya ilişkin tedbir de konularak aracın yediemine çektirilmesini, davalı ...'a devredilen ... plakalı 2018 model ... marka aracın üçüncü kişilere muvazaalı bir şekilde satışının ve devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasını, araca zarar verilmesinin ve gizlenmesinin önlenmesi için yakalamaya ilişkin tedbir de konularak aracın yediemine çektirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesinin 29/07/2024 tarihli ara kararıyla, davacılar vekilinin tüm ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bu ara karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de davacılar vekilince istinaf harçları ile istinaf avansının yatırılmadığı, yatırılması gereken istinaf harçları ve istinaf avansı hususunda mahkemece 18/09/2024 tarihli muhtıranın davacılar vekiline 25/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihinden itibaren muhtıra gereği bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılması gereken istinaf harçları ile istinaf avansının davacı ... yönünden yatırıldığı, davacı ... yönünden yatırılmadığı anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 344/1. maddesi uyarınca davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ... yönünden yapılmamış sayılmasına karar verilerek dava dosyasının Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır. Davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalılar ... ve ...'ın müdürlük görevlerini açıkça kötüye kullanarak kendi ve yakınları adına araçları tescil ettirdiklerini, davalıların araçları iyi niyetli üçüncü kişilere devrederek müvekkilinin alacağını tahsil etmesini imkansız kılmaya çalıştıklarını, müvekkillerinin ortağı olduğu şirket adına kayıtlı kepçenin davalı ...'ın kendi adına devrettiği açıkça ortada iken yaklaşık ispatın sağlanamadığından bahsedilemeyeceğini belirterek, ilk derece mahkemesince verilen 29/07/2024 tarihli ara kararının kaldırılarak, tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava; araç mülkiyetinin tespiti ve tescili istemine ilişkindir.HMK'nin "ihtiyati tedbirin şartları"na ilişkin 389. maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Aynı Kanun'un 390/3. maddesine göre "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." İhtiyati tedbir davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır. Dava dilekçesinde ileri sürülen maddi olgulara, bu aşamada sunulan kanıtların içeriğine, açılan davanın niteliğine ve davanın ileride ulaşacağı aşamada ileri sürülen kanıtların ağırlığına göre her zaman ihtiyati tedbir konusunda karar verilmesine olanak bulunmasına göre, davanın ulaştığı bu aşamada ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için HMK'nin 389. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... vekilinin yukarıda esas numarası yazılı ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 29/07/2024 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı ...'nin istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf kanun yolu incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa geri verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 24/12/2024