T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2024/971
KARAR NO: 2024/1349
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 07/02/2024
NUMARASI: 2022/805 (E) - 2024/129 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 08/10/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının aracının hasar gördüğünü, davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL hasar tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın KZMSS teminatı altında olduğunu, davacının hazırlattığı ekspertiz raporundaki fiyatların fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "Davanın kabulüne, davacının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100 TL'nin 12/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı itirazları dikkate alınmadan, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu ile hukuka aykırı karar verildiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, belirsiz alacak davasında müvekkilinin alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nin 107. maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabileceğini, ayrıca davasını HMK'nin 176 ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebileceğini, nitekim 06/02/2024 tarihinde tazminat talebini 21.830 TL'ye ıslah ettiklerine dair ıslah dilekçesi sunmalarına rağmen ıslah dilekçesi dikkate alınmadan karar verildiğini, talep artırım dilekçesi sunulmamış olmasının ıslah hakkının da ellerinden alınacağı anlamına gelmeyeceğini, hukuken ıslah dilekçesi sunmalarında hiçbir engel yok iken mahkemece ıslah dilekçesi dikkate alınmaksızın karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan hasar bedelinin karşı araç ZMS sigortacısından tahsili istemine ilişkindir.HMK'nin 107. maddesinde "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar yada değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut dava, belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olup, belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nin 107.maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK'nin 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. Mahkemece alınan 18/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'in zincirleme kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, kazaya karışan davacıya ait ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın ve diğer araç sürücülerinin (... plakalı ve ... plakalı araçlar) zincirleme kazanın meydana gelmesinde kusurlarının olmadığı, davacıya ait ... plakalı, ... marka hususi otomobilin hasar tutarının KDV dahil 21.830 TL olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun incelenmesinde; HMK'nin 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından 27/09/2023 tarihli celsenin (3) nolu ara kararı gereğince HMK'nin 107/2 maddesi gereğince bedel artırım dilekçesi sunmak üzere davacı vekiline 2 hafta kesin süre verilmiş, sunmadığı takdirde dava dilekçesindeki talep gibi karar verileceği hususunda ihtar yapılmıştır.Davacı vekili kesin süre içinde talep artırım dilekçesi sunmamış ise de 06/02/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak talebini 21.830 TL olarak ıslah etmiştir. HMK'nin 177. maddesi uyarınca ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.Yukarıda belirtildiği üzere belirsiz alacak davasında davacı bir kez alacağını artırıp bir kez de davasını ıslah edebileceğinden davacı vekili tarafından tahkikatın sona ermesinden önce sunulan 06/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken ıslah dilekçesinin kesin sürede sunulmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı tarafça 02/11/2021 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurulduğu, 8 iş günü sonrası olan 12/11/2021 tarihi itibarıyla davalının temerrüde düştüğü, bu tarihten itibaren faize karar verilmesi gerekirken mahkemece 12/01/2021 tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru değil ise de bu yöne ilişkin olarak davalı sigorta şirketinin istinaf başvurusu bulunmadığından kararın kaldırılma nedeni yapılmamıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın kabulüne, 2-21.830 TL maddi tazminatın 12/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.491,21 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harç ve 427,60 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 508,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 982,91 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Arabuluculuk Kanunu ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ve 427,60 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 589 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafça yapılan 2.000 TL bilirkişi gideri ve 155,25 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.155,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Dairemizin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca belirlenen 21.830 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-HMK'nin 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,
B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine, 2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 295 TL posta ve tebligat gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.08/10/2024