T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2025/642
KARAR NO: 2025/616
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 24/12/2024
NUMARASI: 2024/665 (E) - 2024/949 (K)
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait ... plakalı kamyonetin park halinde bulunan ... plakalı otomobilin sağ arka kısımlarına çarpıp daha sonra aynı sırada park halinde olan ... plakalı otomobilin sağ ön kısımlarına çarpıp kaçtığını, kazanın oluşumunda davalıya ait ... plakalı kamyonet sürücünün kusurlu olduğunu, müvekkili tarafından davalı borçlu aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... (E) sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinin davalı borçlunun itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamını ve %20'den az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; mahkemenin görevsizliğine, dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket araç kiralama şirketi olup araçlarını ticari amaçla kullandığını, kazaya karışan aracın müvekkili şirketin ticari işletmesini ilgilendiren işlerde kullanıldığından dolayı huzurdaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, kasko sigortacısı davacının, dava dışı sigortalısına yaptığı araç hasar tazminatı ödemesinin, zarar sorumlusundan rücuen tahsili için başlattığı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nin 114. maddesinin 1. fıkrasının "c" bendi uyarınca, mahkemenin görevli olması dava şartlarındandır. Aynı Kanun'un 115. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Anılan maddenin 2. fıkrasının 1'inci tümcesine göre de, mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun (YİBK) 22/3/1944 tarih ve 37 (E) - 9 (K) sayılı kararında, "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." denilerek "halefiyet" ilkesi benimsenmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde, "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir.Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu ileri sürülen davalı arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Eldeki davada, davacı ... Sigorta AŞ ile dava dışı ... arasında düzenlenen 06/11/2021 başlangıç, 06/11/2022 bitiş tarihli kasko poliçesiyle sigortalı ... plakalı hususi otomobilin, davalı şirketin ruhsat sahibi olduğu ... plakalı kamyonetin çarpması sonucu zarar gördüğü ileri sürülmüştür. Somut olayda, davacı sigorta şirketinin yukarıda açıklanan halefiyet ilkesi uyarınca yerine geçtiği dava dışı sigortalı ... ile davalı arasındaki hukuki ilişki haksız fiilden doğmuştur. Bu nedenle yukarıda açıklanan nedenlerle haksız fiilden doğan eldeki davada YİBK uyarınca genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan, davacının halefiyete dayalı olarak açtığı rücuen tazminat davasının asliye hukuk mahkemesinde çözüme kavuşması gerekmekte olup mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2025