T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2024/1589
KARAR NO: 2025/635
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 18/04/2024
NUMARASI: 2021/23 Esas- 2024/310 Karar
DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 24/06/2020 tarihinde yolcu olarak bulunduğu araca, davalıların sürücüsü, işleteni ve sigortacısı olan ... plakalı aracın çarpması sonucu müvekkilinin yaralanarak sakat kaldığını ve psikolojisinin bozulduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan ... İnşaat Ltd. Şti. ve ...'dan kaza tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı definde bulunduklarını, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davacının maddi tazminat istemine ilişkin davasının haricen sulh olunması nedeniyle istemin konusuz kaldığı anlaşıldığından bu istem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000 TL nin 24/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... İnş. Ltd. Şti ve ...'dan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde, kazanın meydana gelmesinde davalı ... Lojistik'e ait ... plakalı çekici sürücüsü davalı ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunu, Manisa Şehir Hastanesi'nin 23/07/2020 tarihli Adli Tıp Polikiniği'nde vücutta ki kemik kırıklarının hayati fonksiyonlarına etkisi orta (3) derece etkiliyecek nitelikte olduğunun tespit edildiğini, hükmedilen bu manevi tazminat miktarının çok düşük kaldığını, müvekkilinin içinde bulunduğu aracın şarampolden yuvarlanarak devrildiğini, müvekkil kendi imkanlarıyla devrilen araçtan çıkarak hastaneye kaldırıldığını, müvekkilin geçirdiği bu feci kaza nedeniyle psikolojisi bozularak derin acı ve ızdırap çektiğini, halen dahi bir araca binmeye korkarak her an kaza yapacağı hissiyatı yaşadığını, davalı tarafın durumu oldukça iyi olup verilen tazminat miktarının çok düşük kaldığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/1.maddesi kapsamında davacı lehine verilen manevi tazminat miktarı, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygundur. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf iddia ve itirazı da yerinde değildir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2025