T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2024/899
KARAR NO: 2024/1791
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 14/12/2023
NUMARASI: 2023/791 (E) - 2023/1055 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 12/12/2024
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs ile seyir halinde iken şeridini ihlal etmesi sonucu karşı istikamatte kendi şeridinde elektrikli bisikletle gelen müvekkilerinden ... ve ...'nın babası, ...'nın ise eşi ...'ya çarptığını, ...'nın vefat ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... için 3.000 TL, davacı ... için 500 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden sigorta limitiyle sınırlı olmak üzere dava tarihinden, diğer davalılar ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... yönünden ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen, davacı ... için 100.000 TL, davacı ... için 40.000 TL, davacı ... için 40.000 TL olmak üzere toplam 180.000 TL manevi tazminatın ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş; 09/09/2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle davacı ... için talep ettikleri manevi tazminat tutarını 65.464,85 TL artırarak 68.464,85 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve 2017/513 (E) - 2022/589 (K) sayılı kararıyla, davanın usulden reddine ilişkin kararına karşı davacılar vekili ile davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine Dairemizin 21/09/2023 tarih ve 2023/1132 (E) - 2023/1200 (K) sayılı ilamıyla; davacılar vekili ile davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının reddine; davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 68.464,85 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden dava, diğer davalılar yönünden 26.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline; davacılar tarafından açılan manevi tazminat davalarının kısmen kabülü ile davacı ... için 25.000 TL, davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için 10.000 TL manevi tazminatın 26/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı taraf davasını defalarca takipsiz bırakmış olup davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, davacı ... yönünden 13/09/2021 tarihli ıslah dilekçesi verildiğini ve öncesinde herhangi bir temerrüde düşürme ihtarı bulunmadığından, ıslahla arttırılan miktara ıslah tarihinden itibaren yasal faize karar verilmesi gerekirken, maddi tazminat talebinin tamamınına 26/11/2012 tarihinden itibaren faize hükmedilemeyeceğini, aktüerya bilirkişisi ek raporunun taraflara tebliğ edilmeden ve itiraz hakkı tanınmadan dosyanın karara çıkarıldığını, maddi tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu trafik kazası nedeniyle Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 09/09/2015, 23/07/2018 tarihli raporlarda ve ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu tarafından düzenlenen 08/01/2020 tarihli raporda davalı sürücü ... idaresindeki minibüs ile meskun mahaldeki seyri sırasında karşı yönden ters istikamette olacak şekilde seyreden elektrikli bisikleti farkettiği sırada zamanında ikazla birlikte şeridinin sağına doğru yanaşması gerekirken, karşı yöne girmesinin akabinde elektrikli bisikletle çarpıştığı olayda tali derecede %25 oranında kusurlu olduğu, davacıların desteği sürücü ...'nın idaresindeki elektrikli bisiklet ile meskun mahaldeki seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, seyrini kendisine ayrılan yön bölümü içerisinde sürdürmeye yeterli özeni göstermediği, yeniden kendi yön bölümüne geçtiği sırada manevra yapan minibüsle çarpıştığı olayda asli derecede %75 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş, 09/12/2021 tarihli İTÜ öğretim üyelerinden oluşan heyetten alınan raporda tespit edilen kusur oranlarının da ATK kusur raporları ile uyumlu olduğu anlaşılmış; olayın meydana gelmesine neden olan kusur durumları dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan kusur raporlarının hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Eldeki davada, davacılar vekili, davasını belirsiz alacak davası şeklinde açmıştır. Davacı vekilince 09/09/2021 tarihli bedel arttırım sunulmuştur. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması nedeniyle davacının HMK'nin 107. maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK'nin 176 ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. Davaya konu tazminat tutarının belirlenebilmesi, kusur, maluliyet ve hesaba dair bilirkişi incelemesine muhtaçtır. Dolayısıyla belirsiz alacak davası açma şartları mevcuttur. Belirsiz alacak davasının zamanaşımına etkisi ise alacağın tamamı bakımından dava açılmakla kesilmesi şeklinde cereyan eder. Bu durumda zamanaşımı süresi içerisinde açılan davada, ıslah ve bedel artırım istemine konu edilen miktarın zamanaşımına uğradığına ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Trafik kazaları, nitelikleri itibarıyla haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek bulunmadığından davalılar sürücü ve işleten bakımından kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda (KTK) manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nin "manevi tazminat" başlıklı 56/1. maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına; dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli bilirkişi raporlarının hükme alınmasının yerinde olmasına, kazanın oluş şekli, desteğin yakınlığı, kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları değerlendirildiğinde, TBK'nin 56/1. maddesi kapsamında davacılar lehine verilen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun olmasına göre Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalılar vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.750,78 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan toplam 1.937,70 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 5.813,08 TL istinaf karar ve ilam harcının davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/12/2024