T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO:2024/1633
KARAR NO:2025/158
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:02/07/2024
NUMARASI:2023/429 (E) - 2024/457 (K)
DAVANIN KONUSU:Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ:30/01/2025
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, davalı ...'a ait, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken müvekkili yaya ...'ya çarpması sonucunda müvekkilinin ağır şekilde yaralanarak yatağa mahkum hale geldiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... için 1.000 TL maddi tazminat ve 1.000 TL bakıcı giderinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, davacı ... için 50.000 TL, davacı ... için 20.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş; 10/06/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle talep ettiği maddi tazminat tutarını (1.000 TL maddi tazminat alacağını 36.394,34 TL, 1.000 TL bakıcı gideri alacağını 44.986,29 TL) toplam 83.380,63 TL'ye yükseltmiştir.Davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... AŞ vekili cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesinin 10/03/2020 tarih ve 2015/1132 (E) - 2020/222 (K) sayılı kararıyla, davacı ...'nın maddi ve manevi tazminat davalarının reddine, davacı ...'nın manevi tazminat davasının reddine ilişkin kararına karşı davacılar vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizin 06/06/2023 tarih ve 2021/391 (E) - 2023/971 (K) sayılı ilamıyla; davcılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'nın maddi tazminat davasının kabulü ile 83.380,63 TL'nin davalı ... AŞ'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan 02/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... mirasçısı ...'ya ödenmesine; davacı ...'nın manevi tazminat davasının kabulü ile 50.000 TL'nin 02/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... mirasçısı ...'ya ödenmesine; davacı ...'nın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000 TL'nin 02/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Davalı ... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesi kusur raporunun hükme esas alınması gerektiğini, raporlardaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla dosyanın ATK Üst Kuruluna tevdi edilmesi gerektiğini, kazazedenin bakıcı gideri ihtiyacı olup olmadığına ilişkin heyet raporuyla tespit yapılmadan bakıcı gideri hesaplaması yapıldığını, müvekkil şirket tarafından sunulan teminatın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 36/5. maddesi gereğince iadesine karar verilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasında yaralanarak malul kalan ... bakımından iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı ile manevi tazminat ve diğer davacı bakımından ise manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı ...'nın ilk derece mahkemesi karar tarihinden sonra vefat etmiş olması nedeniyle dava, sözü geçen davacı bakımından vefat tarihine kadar gerçekleştiği iddia olunan iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine dönüşmüştür. İlk derece mahkemesince kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan yargılamada tarafların kusur durumuna ilişkin çelişkinin giderilmesi amacıyla kaza mahallinde keşif yapılarak, tanıklar dinlenilerek, beyanları, yaralanan yayanın kaza anında bulunduğu konum ve kazanın oluş şekline ilişkin gösterimleri değerlendirilerek trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 29/01/2024 tarihli ek raporda, kök rapordaki seçenekli değerlendirmelerden olayın oluş şekline uygun olarak davalı sürücünün %75 oranında asli, davacı yayanın %25 oranında tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişinin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Somut olayda, Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. İhtisas Dairesi tarafından sunulan 15/10/2018 tarihli maluliyete ilişkin raporunda davacının bakıcı ihtiyacına ilişkin sonuç kısmında değerlendirme yapılmamıştır. Ancak ATK tarafından düzenlenen raporun içerik kısmı incelendiğinde davacının tedavi için kurula gittiğinde veya farklı tedavi kuruluşlarındaki tedavi evraklarında tekerlekli sandalye kullandığı, sandalyeden yardımlı kalkamadığı için bazı tetkiklerinin yapılamadığı, tuvaletini haber vermediği, hasta alt bezi kullandığı, hasta ile iletişim kurulamadığı gibi hususlar belirtilmiştir. Bu durumda davacının bakıma muhtaç olduğu tespit edildiğine göre davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde yerinde değildir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı ... AŞ vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.695,73 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan toplam 1.851,35 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 3.844,38 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... AŞ'nin istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025