T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2026/871
KARAR NO: 2026/697
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 01/12/2025
NUMARASI: 2025/1093 (E) - 2025/913 (K)
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 30/04/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde Kara Taşıtları Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi bulunan ve müvekkili adına kayıtlı ... plakalı aracın 26/07/2021 günü ... plakalı araç ile çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada müvekkiline ait ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, trafik kazasından sonra zarar gören ... plakalı araç sahibi tarafından hasar bedeli talepli olarak zorunlu trafik sigortacısına ve müvekkiline karşı açılan davada poliçe limiti dışında kalan miktardan sorumlu tutulduğunu ve buna istinaden yapılan icra takibinde 100.157,24 TL ödemede bulunduğunu, ödeme yaptığı tutardan davalının sigorta şirketince düzenlenen poliçede ihtiyari mali sorumluluk klozu kapsamında sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkili şirketin ödeme yaptığı 90.000 TL rücuen tazminat alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; Mahkemenin görevsizliğine, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; ödemiş oldukları hasar miktarını rücu için açtıkları davada mahkemece tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine verilen kararın hatalı olduğunu, dava konusu aracın kaza tarihinde de kiralama faaliyetinde kullanıldığını, müvekkilinin bu işle iştigal ettiğini, mahkemeye sundukları araç kiralama sözleşmesi, vergi levhası ve poliçeden de görüleceği üzere müvekkiline ait aracın ticari amaçla kullanıldığının sabit olduğunu, bu nedenle görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, ancak mahkemece aracın ticari amaçla kullanılıp kullanılmadığına dair yeterli araştırma yapılmadan, tüketici mahkemesinin görevli olduğu şeklinde verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, ihtiyari mali sorumluluk sigorta klozu kapsamında sigortalanan aracın karıştığı kaza neticesinde dava dışı zarar görene mahkeme kararına istinaden ödendiği iddia edilen tazminatın davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade eder.
Aynı Kanunun 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nin 5/1 maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir.Ticari davalar mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nin 4/1. maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafında “ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan” hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise, tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır.
Somut olayda, davacı ve davalı sigorta şirketi arasında, davacıya ait kiralama işinde kullanılan aracın kasko sigortası ve ihtiyati mali sorumluluk klozu ile davalı şirket nezdinde sigortalandığı, poliçede kiralık araç için teminat verildiğinin belirtildiği, davacı vekili tarafından istinaf aşamasında dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden davacının araç kiralama işi ile uğraştığı, dolayısıyla taraflar arasında tüketici işlemi bulunmadığı anlaşılmakla Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta hukukundan kaynaklanan uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a/3. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/3. maddesi uyarınca kaldırılmasına,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/04/2026