T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2026/712
KARAR NO: 2026/563
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 23/12/2025
NUMARASI: 2024/123 (E) - 2025/1205 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 17/4/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in yönetimindeki dava dışı ...'e ait, davalı ... AŞ'ye (eski unvanı ... AŞ) Genişletilmiş Kasko Sigortası poliçesiyle sigortalı ... plakalı traktör ile ot biçtiği sırada frenlerin tutmaması nedeniyle meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yaralandığını belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 1.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 20/4/2020 günü sunduğu dilekçeyle talep edilen maddi tazminat tutarını 156.579,74 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı traktörün müvekkili şirkete kasko poliçesiyle sigortalı olduğunu, sürücünün yaralanması ve sürekli sakatlığın bulunması durumunda ödenecek tazminatın Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları kapsamında ödenebileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesinin, davanın kabulüne, 156.579,79 TL maddi tazminatın 5/5/2018 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davalıdan tahsiline ilişkin 16/6/2022 gün ve 2022/30 (E) - 2022/394 (K) sayılı nihai kararın davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 7/3/2023 gün ve 2022/2084 (E) - 2023/358 (K) sayılı kararıyla, davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olduğu belirtilerek kaldırılmasının ardından sürdürülen yargılamada 23/12/2025 gün ve 2024/123 (E) - 2025/1205 (K) sayılı nihai kararla davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından kusur değerlendirmesinin eksik ve hatalı yapıldığını, dava dilekçesinde de belirtikleri gibi, müvekkilinin yönetimindeki babası ...'e ait ... plakalı traktörle seyir halinde iken, frenlerinin tutmaması nedeniyle meydana gelen kazada yaralandığını, kazanın oluşumunda müvekkilinin hatasının bulunmadığını, ilk derece mahkemesince müvekkilinin traktör sürmeye ehil olduğunun dikkate alınmadığı gibi tanık beyanlarının da değerlendirilmediğini; zararın teminat kapsamında kalmadığına ilişkin gerekçenin hukuka aykırı olduğunu, kusuru kabul etmemekle birlikte hatalı sürüş veya sürücü kusurunun Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre kaza niteliğini ortadan kaldırmadığı; ispat yükümün ilk derece mahkemesi tarafından müvekkiline yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir.
Bilirkişiler kurulu tarafından düzenlenen raporda, çift çeker üzerindeki sekmanın çıkmasının, yokuş aşağı bir arazide traktörün tedbirli olarak kullanılmamış olmasıyla da gerçekleşebileceği, davacı ...'le tanık Süleyman Fındık'ın kaza sırasında traktörün çalışmakta olduğu arazinin yokuş aşağı meyilli olduğunu beyan ettikleri dikkate alındığında, yokuşun/rampanın fren takviyesiyle uygun vitesle inilmesi gerektiği, buna göre ... plakalı traktörün periyodik bakımının kazadan 4 gün önce yapılmasından dolayı, kazanın bakım eksikliğinden doğan teknik bir arızadan kaynaklandığının söylenemeyeceği; davaya konu kazanın, davacı sürücü ...'in meyilli arazi üzerinde hatalı sevk ve idaresinden kaynaklanması nedeniyle adı geçen davacının %100 oranında kusurlu olduğu, kazanın davacı sürücünün münhasıran güvenli sürüş kabiliyetini kaybedecek derecede alkollü olması nedeniyle meydana gelmediği bildirilmesi, böylece davacı sürücü ...'in davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan kusura ilişkin bilirkişiler kurulu raporunun
hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.
Eldeki davada davacı, dava dışı ... ile davalı ... AŞ arasında akdedilen ... plakalı traktöre ilişkin ferdi kaza teminatı ile ihtiyari mali sorumluluk teminatlarını içeren 8/10/2018 başlangıç, 8/10/2019 bitiş tarihli Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesine dayanarak bedensel zarar tazminatı talebinde bulunmuştur.
Bilindiği gibi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa (KTK) göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eden zarar sigortalarındandır.
İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası, (...) motorlu araç işleteninin, bu aracın işletilmesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ve genel hükümlere göre oluşan ve ZMSS limiti üzerinde kalan hukuki sorumluluğunu sigorta poliçesinde yazılı azami hadlere kadar sigorta güvencesi altına alan bir sigorta sözleşmesidir. Bu sözleşme, ZMSS'nin güvencesini yeterli bulmayan işletenler tarafından ek olarak yapılmaktadır. ... kapsamının başlangıç noktası, ZMSS limitinin üzerinde kalan kısımdır. Kapsamın sonu ise ... limitidir. ... Poliçesi Genel Şartlarının 1'inci maddesine göre, sigortacının sorumluluğu ZMSS poliçesi limitinin üzerinde kalan miktardan başlayıp, ... teminat limiti ile sona ermektedir.
Ferdi Kaza Sigortası ise, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarında (FKSGŞ) öngörülen koşullar içinde, sigortalıyı sigorta müddeti içinde maruz kalacağı kazaların sonuçlarına karşı temin eden can sigortası türünden meblağ sigortası olan ferdi kaza sigortaları, meblağ sigortası olması itibarıyla da, ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise yapılan tedavi giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere sigorta bedelinin ödenmesini gerektirir. Meblâğ sigortasında sigortacı, sigorta ettirilen kişinin zarara uğraması durumunda, somut zarar ne olursa olsun, sigorta sözleşmesinde belirlenen tutarı (meblâğı), başka bir deyişle, sigorta poliçesinde yazılı olan "sigorta bedelini" eksiksiz ve tam ödemek zorundadır.
Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, eldeki dava bakımından, işletenin, trafik kazasından kaynaklanan zarardan KTK'nin 85'inci maddesinin son fıkrası uyarınca sürücünün kusuru oranında sorumlu olması, ... teminatının, işletene düşen hukuki sorumluluğun ZMSS teminatını aşan miktarını limit dahilinde teminat altına alması, eldeki davaya konu kazada ise davacı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşılması karşısında, davalı ... AŞ'nin genişletilmiş kasko poliçesinde yer alan ... teminatı yönünden sorumluluğu bulunmamaktadır.
Ancak, yukarıda da açıklandığı gibi, Ferdi Kaza Sigortası, FKSGŞ'de öngörülen koşullar içinde, sigortalıyı sigorta müddeti içinde maruz kalacağı kazaların sonuçlarına karşı temin eden can sigortası türünden meblağ sigortasıdır. Anılan genel şartların 2'nci maddesinde, poliçedeki kaza tabirinden maksadın, ani ve harici bir olayın etkisiyle sigortalının iradesi dışında ölmesi veya bedensel bir arızaya maruz kalması olarak tanımlamıştır.
Davalı ... AŞ ile dava dışı ... arasında bağıtlanan genişletilmiş kasko poliçesinde ferdi kaza kapsamında 10.000 TL sürekli sakatlık tazminatı öngörülmüş; ferdi kaza klozunda ise, bu sigortayla aracın sürücüsünün, kasko sigortası kapsamına giren bir kaza sonucu ölmesi ve sürekli sakatlık oluşturacak biçimde yaralanmasının poliçede yazılı limitler dahilinde teminat altına alındığı belirtilmiştir.
Bu itibarla, davaya konu trafik kazasından yaralandığı anlaşılan davacının ATK 2'nci İhtisas Kurulunun 18/3/2020 gün ve 4226 sayılı raporuyla saptanan sürekli sakatlığının, FKSGŞ'nin 8/B maddesinde öngörülen oranı saptanıp oluşacak sonuca göre, teminat limitinin de, 10.000 TL ile sınırlı olduğu gözetilerek tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasına,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine,
4-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,
6-İstinaf incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/4/2026