T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/1524
KARAR NO: 2025/1928
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 29/03/2022
NUMARASI: 2017/598 Esas - 2022/341 Karar
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 30/12/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacının, davalı ...'in işleteni, ...'ın sürücüsü ve... AŞ'nin ZMS sigortacısı olduğu araçta seyahat halindeyken yoldaki rögar kapağının aracın tabanına çarpması üzerine yaralandığını belirterek belirsiz alacak davası niteliğindeki davada 500 TL tedavi gideri, 500 TL geçici iş göremezlik ve 1.000 sürekli iş göremezlik tazminatının bütün davalılardan müteselsilen, 70.000 TL manevi tazminatın da sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; 13/07/2021 tarihli dilekçesiyle geçici iş göremezlik tazminatı talebini 11.400,62 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini ise 19.005,21 TL olarak belirlemiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Davalı ... ... vekili yargı yolu itirazı ile birlikte husumetin davalı ....... yöneltilemeyeceğini, sorumlunun... Genel Müdürlüğü olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince: "Davanın kısmen kabulü ile 9.120,50 TL geçici iş göremezlik, 9.221,52 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 18.342,02 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu miktara davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere dava, diğer davalılar ..., ..., ... ... yönünden kaza tarihi olan 20/12/2016 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, tedavi gideri ve manevi tazminat talepleri yönünden davacının vazgeçme beyanına istinaden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... ... vekili ve davalı... AŞ vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; uyuşmazlıkta idare mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın belediye açısından husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, olaydan...'nin sorumlu olduğunu, mahkemece kabul edilen kusurun yerinde olmadığını, olayda sürücünün kusurunun da tespiti gerektiğini, hükmedilen tazminat tutarının fahiş olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun isabetsiz olduğunu, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının geçici iş göremezlik talebi bulunmamasına karşılık bu tazminata hükmedildiğini, kaldı ki sigorta şirketinin bu tazminattan sorumlu olmadığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığını, olayın iş kazası niteliğinde olduğunu ve kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle belgesiz tedavi gideri, geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; olayın meydana geldiği Aşık Mahsuni Şerif Caddesinde yağmur suyu ve atık su hatlarının ilçe belediyesi tarafından yapıldığı, baca kapaklarının davalı ... ait olduğu, dava dışı..... Genel Müdürlüğünün beyan dilekçesinin ekindeki fotoğrafa göre rögar kapağında da "... Belediyesi" ifadesinin yazılı olduğu anlaşılmakla, davalı ... Belediyesinin husumet itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kusura ilişkin değerlendirmenin dosya içeriği ile olaydan sonra düzenlenen kaza tespit raporundaki belirlemelere uygun olduğu, bu itibarla davalı belediye vekilinin ve davalı sigorta şirketi vekilinin kusura ilişkin itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Diğer yandan, ilçe belediyesine bağlı yollarda trafik güvenliğinin tehlikeye maruz bırakılmasında ve tazminat sorumluluğunda açılan davalarda adli yargı mahkemelerinin görevli olması nedeniyle yargı yolu konusundaki itiraz da yerinde görülmemiştir. Ayrıca kaza tarihinde geçerli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca geçici iş göremezlik zararlarının tedavi gideri klozu kapsamında olmasına ve aktüer bilirkişi raporundaki hesaplama yönteminin yargısal uygulamalarla örtüşmesine göre davalı sigorta şirketinin bu konular daki istinaf itirazlarının da reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... ... vekilinin ve davalı... AŞ vekilinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 1.252,94 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 394,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 858,24 TL istinaf karar ve ilam harcının davalılar ... ... ve... AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalılar ... ... ve... AŞ'nin istinaf başvuruları nedeniyle sarf ettikleri yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/12/2025