T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/90
KARAR NO: 2025/1943
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 15/10/2020
NUMARASI: 2018/627 (E) - 2020/669 (K)
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 30/12/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi nezdinde ticari genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı araca davalının ZMS sigortası ile sigortalı aracın çarpması sonucu davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle davalı hakkında yürüttüğü icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı davaya cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Davanın kısmen kabulü ile, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... (E) sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın 7.382,30 TL asıl alacak üzerinden iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak belirli ve likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik incelemeyle karar verildiğini, aracın kaza tarihindeki rayiç piyasa değerinin 55.000 TL; sovtaj değerinin de 35.085,71 TL olduğunu, dolayısıyla davalının sovtaj kadar gelir elde ettiğini, ancak mahkemenin sovtaj değerini 20.000 TL olarak kabul ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, kasko sigortalısının zararını karşılayan sigortacının TTK 1472. maddesi kapsamında halefiyet yoluyla zararın tazmini için zarar sorumlusunun trafik sigortacısına karşı yürüttüğü takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde, 02/06/2020 tarihli kök raporda davacıya sigortalı aracın olay nedeniyle gördüğü hasarın kapsamı itibarıyla onarımının ekonomik olmadığı belirtilmiş, olay tarihindeki ikinci el rayiç piyasa değerinin 55.000 TL olduğu, sovtajının ise 20.000 TL olduğu belirlenmiştir. Dosya içeriğine uygun olduğu anlaşılan bilirkişi raporundan sonra ek bilirkişi raporuyla aracın onarılması halinde onarım bedelinin ne olduğu tespit edilmiş ve mahkemece onarım bedeli üzerinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında indirim yapılarak tazminata hükmedilmiştir. Mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun olmamıştır. Çünkü kök bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere aracın onarımının ekonomik olmadığı tespit edildiğine göre onarım bedeli üzerinden tazminat hesabı yapılan bilirkişi raporuna itibar edilmesi olanağı yoktur. Bu durumda, onarımının ekonomik olmayan aracın ikinci el piyasa değeri olan 55.000 TL'den sovtaj değeri olan 20.000 TL çıkarıldığında kalan 35.000 TL, davacının sigortalısının toplam zararıdır. Davalının sigortalısının kusuru dışında kalan kusur oranında (%80) tazminattan indirim yapıldığında davacının sigortalısının davalıdan talep edebileceği tazminat tutarı 7.000 TL olup tarafların kabulünde olan ve davalı tarafından yapılan ödeme (1.445 TL) mahsup edildiğinde hükmedilmesi gereken tazminat tutarının 5.555 TL olduğu anlaşılmakla, takibin bu miktar üzerinden yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
I.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,
Buna göre:
1.Davanın kısmen kabulü ile,İstanbul Anadolu.... İcra Müdürlüğünün ... (E) sayılı takip dosyasına davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 5.555 TL asıl alacak üzerinden yürütülmesine,
2.Alacak belirli ve likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3.Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen 5.555 TL'lik kısım yönünden alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 198,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 416,74 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 198,66 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca (davalının usuli kazanılmış hakkı gözetilerek) alınması gereken 3.400 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca alınması gereken 3.400 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7.Davacı tarafından yapılan toplam 1.600 TL bilirkişi ücreti ve 93,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.693,50 TL yargılama giderinden kabul-ret oranına göre belirlenen 810,98 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
8.Harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
9.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
II.İstinaf incelemesi bakımından;
1.Davalı tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine,
2.İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından harcanan 162,10 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ile 64,60 TL yargılama gideri toplamı olan 226,70 TL'nin davacıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4.İstinaf incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince, kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/12/2025