T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/914
KARAR NO: 2025/1878
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI: 2017/442 (E) - 2022/86 (K)
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 30/12/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ZMS sigortasıyla sigortalı olan aracın davacıya çarpması sonucu davacının sürekli maluliyet oluşturacak derecede yaralandığını belirterek, 500 TL geçici iş göremezlik, 500 TL geçici bakıcı ücreti ve 2.500 TL sürekli sakatlık tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini; ıslah dilekçesiyle de davacı için 8.450,98 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5.184,60 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ile 2.500 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapmadığını, müvekkili davalının sigortalısının kusurunun belirlenmesi gerektiğini, bunun için ATK'den rapor alınarak iş göremezlik oranının tespitinin zorunlu olduğunu, bakıcı gideri ve diğer giderlerin teminat kapsamında olmadığını, geçici ve kalıcı maluliyet raporlarından sonra bakıcı giderlerine hükmedilecek ise bakıcı giderlerinin poliçedeki sakatlık teminatı ile sınırlı olduğunun gözetilmesi gerektiğini, tedavi giderlerinin SGK'nin sorumluluğunda olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Davanın geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderleri yönünden kabulüne, sürekli iş göremezlik yönünden reddine, bu çerçevede 8.450,98 TL iş göremezlik tazminatı ile 5.184,60 TL sağlık - bakıcı giderleri toplamı 13.635,58 TL'nin 17/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin kalıcı maluliyet bakımından hükmüne esas aldığı ATK raporunun dosya içeriğine uygun olmadığını, maluliyet bakımından uygulanması gereken yönetmeliğin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Eldeki davada, davacı ...'nun .../11/2016 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle, ATK 2. İhtisas Kurulunun .../03/2021 gün ve ... sayılı raporunda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı ve Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak, meslekte kazanma gücünü E Cetveline göre %8 oranında kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği; ATK 2. İhtisas Kurulunun .../09/2019 gün ve ...... sayılı raporuna göre ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, iyileşme süresinin de 6 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54. maddesi kapsamında açılan davalarda, maddede öngörülen meslekte kayıp oranının belirlenmesinde yargısal uygulamalarda, kaza tarihi itibarıyla ayırım yapılarak; kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/9/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 1/9/2013-1/6/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 1/6/2015-20/2/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/2/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak maluliyet raporu alınması gerektiği kabul edilmektedir.
Ancak, eldeki dava gibi TBK'nin 54. maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp nedeniyle açılan davalarda, beden ve ruh tamlığının bozulmasının, zarar görenin sanatına veya mesleğine etkisi ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 90. maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu belirtilmiş, ayrıca bu Kanunda düzenlenmeyen hususlarda TBK'deki haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür.Davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi bakımından (somut olayda) kaza tarihi itibarıyla yargısal uygulamalarda uygulanması kabul edilen Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğu gibi, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği de yürürlüktedir. Bu yönetmeliğin (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği) "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde; 5510 sayılı Kanunun 107. maddesi hükmüne dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin (1) numaralı bendinde de yönetmeliğin, "5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına," ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmiştir.Buna karşılık Özürlülük Ölçütü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde bu Yönetmeliğin, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5'inci maddesine dayanılarak hazırlandığı, yine anılan Yönetmeliğin 2'nci maddesinde Yönetmeliğin, özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı düzenlenmiştir. Buna göre -adli tıp öğretisinde de kabul edildiği üzere- Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içerip haksız fiile maruz kalan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermekte ve bu itibarla tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak vermektedir. Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ise, kişinin maruz kaldığı haksız fiil ve bunun sonucu olarak mesleğinde kazanma gücünü hangi oranda kaybettiğini belirlemekte yeterli olmayıp daha ziyade kişide bulunan sistematik hastalıkları ön plana çıkarmakta, malulen emeklilik, vergi indirimi, bakım ücreti, özel eğitim ve özel donanımlı araç kullanımına yönelik olup tazminat hesabında asıl önem arz eden yaş, sanat, meslek, meslek grubu gibi faktörlerin hesaplamada değerlendirilmemesinden dolayı tazminatın unsurlarını ve hak edilen tazminatın belirlenmesinde yeterli ve gerekli parametreleri içermediği için yeterli olmamaktadır.Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, davacının trafik kazasından kaynaklanan sürekli sakatlık oranının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlendiği ATK 2. İhtisas Kurulunun .../03/2021 tarihli ve... sayılı raporu dikkate alınarak davacının %8 oranındaki kalıcı maluliyeti esas alınıp tazminat hesabının yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.
Mahkemece belirtilen oran (%8) esas alınıp düzenlenen 15/11/2021 tarihli aktüerya bilirkişi raporunun dosya içeriğine uygun olduğu, buna göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progressive rant dikkate alınarak asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak davacının 109.544,97 TL sürekli iş göremezlik zararının oluştuğu anlaşılmaktadır.Davacı vekili ıslah dilekçesinde, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 8.450,98 TL, geçici bakıcı gideri tazminatı olarak da 5.184,60 TL talebinde bulunmuş, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur. HMK'nin 353/1-b/2 maddesine göre yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyat duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörüldüğünden davacının %8 oranındaki daimi maluliyetin sebebiyle tazminat alacağının bulunduğu kabul edilerek daimi maluliyet bakımından talep gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
I.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,
Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,
Buna göre:
1.Davanın kabulüyle, 8.450,98 TL geçici iş göremezlik, 2.500 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 5.184,60 TL sağlık - bakıcı giderleri toplamı 16.135,58 TL'nin 17/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.102,22 TL karar harcından peşin yatırılan 85,80 TL'nin mahsubuyla kalan 1.016,42 TL karar harcının davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3.Tamamı davacı tarafından karşılanan 116,80 TL başvuru harcı ve peşin harç toplamı ile 9 elektronik 18 normal tebligat masrafı 237,50 TL tebligat gideri ile 4.150 TL bilirkişi ücreti, 1.382 TL Adli Tıp ücreti toplamı olan 5.886,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Dairemiz karar tarihindeki AAÜT gereğince belirlenen 16.135,58 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Sarf edilmeyen gider avansının yatırana iadesine,
II.İstinaf İncelemesi Bakımından:
1.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,
2.İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 66,60 TL posta ve tebligat gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcı toplamı 287,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4.İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361/1. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/12/2025