T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/583
KARAR NO : 2025/1431
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 16/12/2021
NUMARASI : 2015/1833 (E) - 2021/963 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ : 9/10/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın, 21/7/2015 günü davacı ...'ın yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araçla karıştığı kazada davacının yaralandığını belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde bedensel yaralanmasından kaynaklanan 5.000 TL maddi tazminat ile tedavi giderinden kaynaklanan 16.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23/9/2020 günü sunduğu bedel belirleme dilekçesiyle talep ettiği maddi tazminat tutarının 51.121,35 TL olduğunu bildirmiş; 18/10/2021 günü sunduğu ıslah dilekçesiyle talep ettiği maddi tazminatı 84.464,72 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince, tedavi gideri talebine ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine; 3.641,72 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 45.857,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 49.498,74 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybından kaynaklanan maddi zararın, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, taraflarınca ödenen Adli Tıp Kurumu (ATK) faturaları dikkate alınmadan hüküm tesisinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporuyla hesaplanan tazminatın pek aşırı olduğunu, hükme esas alınan maluliyet oranına ilişkin raporları kabul etmediklerini, bilirkişi raporunda belirtilen tazminatın gerçeğe aykırı olduğunu, teknik faiz uygulanmadan hesaplama yapılamayacağını, geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri tazminatı ve tedavi giderinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, davacı lehine hükmolunan tazminattan %20 birlikte (müterafik) kusur indirimi yapılması gerektiğini, mahkemece dikkate alınan kusur oranlarının da kabul edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemesi koşuluyla dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiğini, poliçe limitiyle sınırlı olan müvekkili davalının yargılama gideri, harç ve vekâlet ücretinden, poliçe limiti oranında sorumlu tutulabileceğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Hükme esas alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda, yönetimindeki, davalı ... AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı araçla Karakoçan istikametinden Yayladere istikametine seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermeyen, olay yerine geldiğinde trafik işaretlemelerine uymayan, yolun geometrik özelliklerini dikkate alarak hızını şeridinde kalacak düzeye düşürmeyen, dönemeçlere girerken ve dönemeçli yolda ilerlerken aracının hızını, teknik özelliğini de dikkate alarak hava, yol ve trafik durumuna göre ayarlaması gerekirken, şerit izleme kurallarına uymadan taşıt yolu üzerinde bulunan çukurdan kaçmak için karşı yönden gelen araçların seyir şeridine girerek, yönetimindeki ... plakalı aracın sol ön - sol yan kısımları ile Yayladere yönünden Karakoçan yönüne kendi şeridinde seyir halinde olan ve aynı zamanda davacı ...'ın yolcu olarak bulunduğu ... plakalı ticari aracın ön sol ve yan kısımlarına seyir hızıyla çarpan dava dışı sürücü ...'nın %100 oranında tam kusurlu; yönetimindeki ... plakalı ticari araçla seyir halinde olan dava dışı sürücü ...'un alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığından, kazanın oluşumunda kusursuz olduğu belirtilmiş; böylece, dava dışı sürücülerin yönetimindeki araçların kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişilerin kusura ilişkin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) 90'ıncı maddesinde yer alan "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 7/7/2020 gün ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararıyla; 19/6/2021 gün ve 31516 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanun'un 18'inci maddesi ile KTK'nin 90'ıncı maddesinin 1'inci fıkrasına eklenen tümce ve fıkranın ise Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 gün ve 2021/82 (E) - 2022/167 (K) sayılı kararıyla Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının hesaplamasının %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılmasına ilişkin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması ve destekten yoksun kalma tazminatının %2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranıyla hesaplanması olanağı bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükme esas alınan ... hesap uzmanı bilirkişi raporunda destekten yoksun kalmaktan kaynaklanan zararın, olası yaşam süresi bakımından TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak, işleyecek (bilinmeyen) devre bakımından her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progressive rant yöntemi kullanılarak hesaplanmasının yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Diğer yandan, davaya konu trafik kazası nedeniyle kolluk tarafından düzenlenen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağında, davacı ... yönünden emniyet kemerine ilişkin bölümün "belirsiz" olarak işaretlendiği de dikkate alındığında, davacının kazanın oluşumuna etkisi olmayan ancak kaza nedeniyle oluşan zararın artmasına neden olan birlikte kusuru saptanmadığından, davacı lehine hükmolunan tazminattan birlikte kusur nedeniyle indirim yapılmamasının doğru olduğu sonucuna varılmış; ilk derece mahkemesinin nihai kararında davacı lehine hükmolunan maddi tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına hükmolunması karşısında, davalı ... şirketi vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü faizin türüne ve başlangıç tarihine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiş; davacının sürekli sakatlığından kaynaklanan zararının, gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek, olası yaşam süresi yönünden de TRH 2010 Yaşam Tablosu dikkate alınarak ... hesap uzmanı bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde hesaplanması karşısında, Kanuna ve Yargıtay'ın süreklilik gösterilen kararlarına uygun biçimde belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan ... uzmanı bilirkişinin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş; kabul ve uygulamaya göre de, davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanıp hükmolunmasının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.Eldeki davada, davacı ...'ın 21/7/2015 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle, ATK Adli Tıp 2'nci Üst Kurulunun 11/3/2023 gün ve 321 sayılı raporuna göre, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak, E Cetveline göre %14,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ise tüm vücut engellilik oranının %8 olduğu, iyileşme süresinin de 4 aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici bakımına gereksinim duymayacağı, özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı oldukları, aralarında bağlantı bulunmadığı, çelişkiden de bahsedilemeyeceği bildirilmiş; ilk derece mahkemesince, davacının sürekli sakatlıktan kaynaklanan maddi tazminatı yönünden, ATK Adli Tıp 2'nci Üst Kurulunun 11/3/2023 gün ve 321 sayılı raporuyla Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen %8 tüm vücut engellilik oranı esas alınarak hesaplanan tazminat tutarı benimsenerek nihai karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54'üncü maddesi kapsamında açılan davalarda, maddede öngörülen meslekte kayıp oranının belirlenmesinde yargısal uygulamalarda, kaza tarihi itibarıyla ayırım yapılarak; kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/9/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 1/9/2013-1/6/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 1/6/2015-20/2/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/2/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak maluliyet raporu alınması gerektiği kabul edilmektedir.Ancak, eldeki dava gibi TBK'nin 54'üncü maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp nedeniyle açılan davalarda, beden ve ruh tamlığının bozulmasının, zarar görenin sanatına veya mesleğine etkisi ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 90'ıncı maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu belirtilmiş, ayrıca bu Kanunda düzenlenmeyen hususlarda TBK'deki haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür.Davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi bakımından (somut olayda) kaza tarihi itibarıyla yargısal uygulamalarda uygulanması kabul edilen Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğu gibi, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği de yürürlüktedir. Bu yönetmeliğin (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği) "Dayanak" başlıklı 3'üncü maddesinde; 5510 sayılı Kanunun 107'nci maddesi hükmüne dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş; "Kapsam" başlıklı 2'nci maddesinin (1) numaralı bendinde de yönetmeliğin, "5510 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına," ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmiştir.Buna karşılık Özürlülük Ölçütü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin "Dayanak" başlıklı 3'üncü maddesinde bu Yönetmeliğin, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5'inci maddesine dayanılarak hazırlandığı, yine anılan Yönetmeliğin 2'nci maddesinde Yönetmeliğin, özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı düzenlenmiştir. Buna göre -adli tıp öğretisinde de kabul edildiği üzere- Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içerip haksız fiile maruz kalan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermekte ve bu itibarla tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak vermektedir. Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ise, kişinin maruz kaldığı haksız fiil ve bunun sonucu olarak mesleğinde kazanma gücünü hangi oranda kaybettiğini belirlemekte yeterli olmayıp daha ziyade kişide bulunan sistematik hastalıkları ön plana çıkarmakta, malulen emeklilik, vergi indirimi, bakım ücreti, özel eğitim ve özel donanımlı araç kullanımına yönelik olup tazminat hesabında asıl önem arz eden yaş, sanat, meslek, meslek grubu gibi faktörlerin hesaplamada değerlendirilmemesinden dolayı tazminatın unsurlarını ve hak edilen tazminatın belirlenmesinde yeterli ve gerekli parametreleri içermediği için yeterli olmamaktadır.... hesap uzmanı bilirkişi tarafından ise, davacının sürekli sakatlıktan kaynaklanan maddi zararı, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen engellilik oranı ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre saptanan meslekte kazanma gücünden kayıp oranına göre seçenekli hesaplanmış; ilk derece mahkemesince, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen engellilik oranı benimsenerek nihai karar verildiği anlaşılmıştır.Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, davcının sürekli bedensel sakatlıktan kaynaklanan zararının, ATK Adli Tıp 2'nci Üst Kurulunun 11/3/2023 gün ve 321 sayılı raporu dikkate alınarak, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre meslekte kazanma gücünden %14,1 oranında kaybetmiş sayılacağı kabul edilerek hesaplanması; buna göre, ... hesap uzmanı bilirkişi tarafından davacının meslekte kazanma gücünü %14,1 oranında kaybettiği kabul edilerek yapılan sürekli sakatlıktan kaynaklanan maddi tazminat hesabı esas alınarak nihai karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir. Kabule ve uygulamaya göre yapılan incelemede ise, davacı tarafından ödenen ATK rapor giderlerinin yargılama giderinin hesaplanmasında dikkate alınması gerekirken, eksik yargılama giderine hükmolunmasının da yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
I-Davalı ... AŞ vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi gereğince esastan reddine, II-Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin kararının, HMK'nin 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre:1-Tedavi giderine ilişkin davanın, feragat nedeniyle reddine,2-Maddi tazminat davasının kabulüne, 3.641,72 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 80.823 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 84.464,72 TL maddi tazminatın, davanın açıldığı 17/11/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... AŞ'den tahsil edilerek, davacı ...'a verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.769,78 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan toplam 868,73 TL (71,73 TL + 797 TL) karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 4.901,05 TL karar ve ilam harcının davalı ... AŞ'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,4-Dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca kabulüne karar verilen maddi tazminat miktarına göre belirlenen 30.000 TL maktu vekâlet ücretinin, davalı ... AŞ'den tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'a verilmesine, 5-Davacı tarafından harcanan 2.600 TL bilirkişi ücreti, 477,73 TL tebligat posta masrafı, 518,10 TL ATK rapor gideri, 687 TL ATK rapor gideri, 4,10 TL vekâletname harcı, 27,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 4.314,63 TL yargılama giderinin, davalı ... AŞ'den tahsil edilerek, davacı ...'a verilmesine, 6-Davacı tarafından peşin ödenen hükmolunan karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen toplam 868,73 TL karar ve ilam harcının davalı ... AŞ'den tahsil edilerek davacı ...'a verilmesine, 7-Davalı ... AŞ tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,8-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, III-İstinaf incelemesi bakımından ;1-Davacı ... tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı ... tarafından harcanan istinaf başvuru harcı 220,70 TL'den ibaret yargılama giderinin, davalı ... AŞ'den tahsil edilerek, davacı ...'a verilmesine,3- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.381,25 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 845,50 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 2.535,75 TL karar ve ilam harcının, davalı ... AŞ'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,4-Davalı ... AŞ tarafından istinaf başvurusu nedeniyle sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,6-İstinaf incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince, kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 9/10/2025