T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/2212
KARAR NO : 2025/1380
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 26/05/2021
NUMARASI : 2020/405 Esas- 2021/374 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 06/10/2025
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, müvekkilinin bu kazadan yaklaşık bir buçuk yıl sonra 13/07/2008 tarihinde yine davalı ... Sigorta AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı başka bir aracın taraf olduğu kaza daha yaşadığını, müvekkilinin maluliyetinin hangi kazadan kaynaklandığının taraflarınca tespit edilemediğini, müvekkilinin bu kaza sebebiyle sakatlığa uğradığı düşünülerek İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/280 (E) sayılı dosyası ile açılan davada alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu ile müvekkilinin maluliyetinin önceki kazadan kaynaklandığının ortaya çıktığını ve davanın reddedildiğini, reddedilen bu davanın zamanaşımı süresini kestiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin davalı ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğunda olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 09/01/2007 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle 3 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin açmış olduğu 21/08/2014 tarihli dava ile zamanaşımının kesildiğini, reddedilen dava 2014 yılında açılmış olup dava tarihi itibariyle her iki kaza açısından da zamanaşımı süresinin dolmadığını, dava belirsiz alacak talepli açıldığı için alacağın tümü için zamanaşımının kesilmiş sayılması gerektiğini, müvekkilinin kesin maluliyet oranı belirlenemediği için zamanaşımının henüz başlamadığının kabul edilmesi gerektiğini, dosya kapsamında oran belirtir herhangi bir Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu bulunmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir2918 sayılı KTK'nin 109.maddesi hükmü gereğine, "motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zaman aşımına uğrar". 5237 sayılı TCK'nin 89.maddesinde düzenlenen ve somut olayda eyleme uyan taksirle yaralama suçunun ceza zamanaşımı süresi de aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıldır. TBK'nin 154/2. maddesi hükmüne göre alacaklının dava açması da zamanaşımını kesen işlemlerdendir. TBK'nin 156. maddesine göre ise zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar.Somut uyuşmazlıkta, davacının 09/01/2007 ve 13/07/2008 tarihindeki trafik kazalarında yaralandığı, 13/07/2008 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeni ile davalı sigorta şirketi aleyhine 21/08/2014 tarihinde İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/280 Esas sayılı dosyası ile maddi tazminat talepli dava açıldığı, 09/01/2007 tarihli kazadan dolayı ise 18/08/2020 tarihinde davalı sigorta şirketi aleyhine eldeki davanın açıldığı görülmektedir.Dava, 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi ve her halde kaza gününden başlayan 10 yıllık tavan zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılmıştır. Bu halde artık zamanaşımını kesen sebeplerin bulunup bulunmadığı da bir önem taşımayacağından İlk Derece Mahkemesince maddi tazminata ilişkin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/10/2025