T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/1589
KARAR NO : 2025/1446
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 19/01/2021
NUMARASI : 2020/90 (E) - 2021/74 (K)
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31/12/2016 tarihinde, ... plakalı otomobil sol şeritte ve ... plakalı araç sağ şeritte seyir halinde iken arkalarından gelen davacıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalı, davalı ... Hiz. ve Tıbbi Mal. Tic. Ltd. Şti.'ye ait ... plakalı aracın öndeki iki aracın arasına girerek ... ve ... plakalı araçlara çarptığını, çarpmanın etkisi ile ... plakalı aracın da önündeki ... plakalı araca çarptığını ve sigortalı aracın ise devamında ... plakalı araca çarptığını, kaza sonrası sigortalı aracı kullanan kimliği belirsiz şahsın aracı terk ederek olay yerinden kaçtığını, kaza sonucu dava dışı ...'a ait ... plakalı aracın hasar gördüğünü, bu hasarın aracın kasko sigortacısı ... Sigorta AŞ tarafından giderildiğini ve ... Sigortanın yaptığı ödemeyi kazaya sebebiyet veren aracın ZMS sigortasını yapan müvekkili ... Sigortadan talep etmesi üzerine müvekkili tarafından ... Sigorta AŞ'ye 24/02/2017 tarihinde 16.311 TL ödeme yapıldığını, sigortalının dava konusu kazada olay yerini terk ederek/kaçarak Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B/4 bendini ihlal ettiğini, ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla müvekkili şirketçe davalı aleyhine İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine borçlu tarafından itiraz edildiğini belirterek itirazın 19.844 TL için iptaline, asıl alacağa işletilecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, davalının %20 inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davaya cevap vermemiş, 14/09/2020 tarihinde sunduğu beyan dilekçesinde; kazanın oluşumunda müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu ve kaza ile uyumlu olmadığını, kazanın gerçekleşmesinden sonra olay yerinden ayrılan müvekkili şirkete ait ... plakalı araç sürücüsünün kötü niyetli olmadığını, yalnızca yaşanılan panik ve şok halinin etkisi ve müvekkilinin can güvenliğinin bulunmaması endişesi sebebiyle meydana geldiğini, kazanın kış ayında, gece ileri bir saatte (00.39 'da) ve şehirler arası bir yolda gerçekleştiği göz önüne alındığında müvekkilinin can güvenliğinin bulunmadığı endişesinin haklı bir endişe olduğunun söylenebileceğini, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın rücu sebebini oluşturacak somut bir delili bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde öngörülen rücu koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; kaza sonrası sigortalı araç sürücüsünün makul bir gerekçe yokken kaza mahallinden kaçtığını, bu durumun sürücünün kimliği, ehliyet durumu, alkol ve uyuşturucu etkisinde olup olmadığı hususunda denetime imkan verecek şartları ortadan kaldırmak suretiyle ZMSS akdinin şartlarını yani taraflar arasındaki akdin esaslı unsurlarını ihlal ettiğini, davalının kazadan sonra olay yerinde durup kazayı kolluk kuvvetlerine bildirerek tutanak tanzimine iştirak etmesi ya da zarar gören üçüncü şahıslar ile anlaşmalı tutanak düzenlemesi gerektiğini, davalının makul bir sebep olmamasına rağmen bu sorumluluğunu yerine getirmediğini, müvekkilinin davalı sigortalısına rücu hakkı olduğunun bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, mahkemenin trafik kazasında olay yerinde kaçma durumunu tek başına bir rücu sebebi kabul etmeyerek hataya düştüğünü, halbuki ZMSS Genel Şartlarının B.4.f bendinde olay yerinden kaçmanın/terk etmenin bağımsız bir rücu sebebi olarak sayıldığını, kaza yerinde kaçma halinde davada ispat külfetinin yer değiştirdiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, davacı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında zarar görene yapılan ödemenin sürücünün olay yerini terk etmesi nedeniyle kendi sigortalısı olan davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davaya konu İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyanın incelenmesinde; davacı (alacaklı) ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından davalı (borçlu) ... Hiz. ve Tıb. Mal. Tic. Ltd. Şti. aleyhine 16.311 TL asıl alacak, 3.533,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.844,57 TL alacak üzerinden 21/12/2018 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, davalı borçluya ödeme emrinin 03/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından süresinde borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, davacı tarafından yasal süresi içerisinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.İlgili kollukça düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında; 31/12/2016 günü saat: 00.39 da havanın kar yağışlı, zeminin karlı ve buzlu olduğu, sürücü beyanlarına göre sürücü dava dışı ... ... plakalı otomobili ile sol şeritten, sürücü dava dışı ... ... plakalı otomobil ile sağ şeritten seyrederken arkalarından gelen kaza mahallinde durmayan ... plakalı aracın öndeki iki aracın ortasına girerek sol yanı ile ... plakalı aracın sağ yanına, ... plakalı aracın sol arka teker köşe kısmına çarpması devamında ... neticesinde zincirleme trafik kazası meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda kaza mahallinde durmayan sürücüsü tespit edilemeyen ... plakalı aracın sürücüsünün, 2018 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-C ve 56/1-A (yakın takip, şerit izleme değiştirme) maddelerini ihlal ettiği, ... plakalı ve ... plakalı araç sürücülerinin kazanın oluşumunda kural ihlallerinin olmadığı belirtilmiştir.Taraflar arasında ... plakalı araç için 07/09/2016-07/09/2017 başlangıç ve bitiş tarihli ZMSS poliçesi düzenlenmiştir.Bu durumda dava konusu uyuşmazlıkta poliçe tarihinde yürürlükte bulunan ve 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına (...) göre değerlendirme yapılması gerekmektedir.01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ...'nin "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B.4.f maddesine göre, ödemede bulunan sigortacı, bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigortalıya rücu edebilir. 01/06/2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçeleri bakımından uygulanmakta olan ...'nin B.4-f maddesi gereği maddi ya da bedeni hasara neden olan tüm trafik kazalarında olay yerini terk ile kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hallerinde sigortacı üçüncü kişilere yaptığı ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebilecektir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır (Bölge Adliye Mahkemelerinin kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/11202 E. 2025/2473 K. sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta, davacıya sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmiş olup davalı tarafça sigortalı araç sürücüsünün can güvenliği nedeniyle olay yerini terk ettiği ileri sürülmüş ise de dosya içeriğine göre sigortalı araç sürücüsünün can güvenliği gibi nedenlerle terk ettiği ve kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranmak amacıyla olay yerinden ayrılmadığı somut delillerle ispatlanamadığından rücu koşulunun oluştuğunun kabulü ile davaya konu trafik kazası nedeniyle, kazaya karışan araçların sürücülerinin kusur oranlarının belirlenmesi, dava konusu kazada hasar gören ... plakalı aracın hasar tazminatının da hesaplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.09/10/2025