T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/439
KARAR NO: 2025/875
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 16/12/2021
NUMARASI: 2018/570 (E) - 2021/1214 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 16/6/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, 17.096,36 TL maddi tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Sigorta AŞ vekilinin dilekçesinde özetle; davaya konu talebe ilişkin davacı tarafından müvekkili sigorta şirketine yapılmış başvuru bulunmadığını; yöntemine uygun başvuru yapılmadan davanın açılması nedeniyle müvekkili şirket aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, geçersiz başvuru tarihi esas alınarak faiz işletilmesine karar verildiğini 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda (HMK) öngörülen yargılama kesitlerine uyulmadan karar verilemeyeceğini bu nedenle sözlü yargılama ve hüküm için tayin olunacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunulması amacıyla aynı Kanun'un 186'ncı maddesinde öngörülen davet hususu yerine getirilmeden yasaya aykırı hüküm verildiğini, davacı tarafın talebi olmamasına karşın geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin taleple bağlıklık ilkesine ilişkin HMK'nin 26'ncı maddesine aykırı olduğunu, müvekkilinin bakım ve iyileşme süresi öngörülse dahi bu döneme ilişkin taleplerde sorumluluğunun bulunmadığını; maluliyet tespitinin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılması gerektiğini; 1/6/2015 günü yürürlüğe giren genel şartların A.5'inci maddesi uyarınca Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesinde tedavi teminatı bulunmadığından, müvekkili şirketin bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğunun kalmadığı; kaza tespit tutanağı ile hükme esas alınan rapor arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu; birlikte (müterafik) kusur nedeniyle tazminatta indirim yapılması gerektiğini; iddia, savunma ve kanıtlar belirtilip değerlendirilmeden hüküm verilerek 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141'inci maddesi ile HMK'nin 297'nci maddesine aykırı davranıldığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 18/11/2020 gün ve 10796 sayılı raporunda, yönetimindeki motosiklet ile seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermeyen, hızını görüş, hava ve yol durumuna göre ayarlamayan ve savrularak tekerine temas eden naylonun etkisiyle tedbir alması gerekirken, bahsedilen bu konulara uymayıp direksiyon hakimiyetini kaybederek kazaya neden olan dava dışı sürücü ...'ın %30, motosikletin tekerine temas eden naylonun sürücünün direksiyon hakimiyetine katkı sağlamasının ise %70 etken olduğu belirtilmiş, böylece dava dışı sürücünün davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığı sonucuna ulaşılmıştır. Eldeki davanın, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4'üncü maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca basit yargılama usulüne görülüp sonuçlandırılması; davacının sürekli sakatlıktan kaynaklanan zararının, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen sakatlık oranına göre hesaplanması; gerekçelik kararın HMK'nin 297'nci maddesinde öngörülen öğeleri taşıdığı gözetildiğinde, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü bu konulara yönelen istinaf nedenleri benimsenmemiş; davacı vekilinin davalı ... Sigorta AŞ'ye 15/6/2017 günü ulaşan dilekçeyle başvurarak davaya konu trafik kazasından kaynaklanan zararın giderilmesini talep etmesi, böylece 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97'nci maddesinde öngörülen dava açılmadan önce sigorta kuruluşuna başvurulmasına ilişkin koşulun yerine getirildiğinin anlaşılması karşısında davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilerek vekâlet ücretinden ve faizden sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiş; davacı vekilinin dava dilekçesinde davacının yaralanmasına ilişkin bulgulara yer vererek, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54'üncü maddesinde belirtilen tazminatı talep ettiği dikkate alındığına, ilk derece mahkemesince anılan madde kapsamında olan geçici sakatlık tazminatına hükmolunmasının yerinde olduğunu anlaşılmış; 6111 sayılı Kanun'un 59'uncu maddesiyle değiştirilen 98'inci maddesinin 1'inci fıkrası ile davalı ... Sigorta AŞ'nin dava dışı ... ile ZMSS sözleşmesini bağıtladığı 18/4/2016 günü yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.5'inci maddesinin "b" bendi uyarınca, davalı sigorta şirketinin belgesiz tedavi gideri niteliğindeki bakıcı gideri tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunun anlaşılması karşısında, bu konuya yönelen istinaf nedeni yerinde görülmemiş; davacının kazanın oluşumuna etkisi olmayan ancak kaza nedeniyle oluşan zararın artmasına neden olan birlikte kusuru saptanmadığından, davacı lehine hükmolunan tazminattan birlikte kusur nedeniyle indirim yapılmamasının doğru olduğu sonucuna varılmıştır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta AŞ yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.167,90 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 292 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 875,90 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına 4-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/6/2025