T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/453
KARAR NO: 2025/873
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 23/11/2021
NUMARASI: 2018/286 (E) - 2021/922 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 16/6/2025
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı sürücü ...'nın yönetimindeki ... plakalı aracın, 6/8/2017 günü müvekkili davacı ...'ın yönetimindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen kazada, motosiklette yolucu olarak bulunan davacının eşi ...'ın öldüğünü belirterek, 5.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, %20 hakkaniyet indirimi yapılarak 65.926,02 TL maddi tazminatın, davalı ...'nın 5.000 TL ile sınırlı sorumlu olması koşuluyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; 15.000 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili dilekçesinde özetle, kazanın oluşumunda müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, kaza sonucu ...'ın ölümü ile eylemi arasında nedensellik bağının da bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiş; 2/7/2021 günü sunduğu bedel arttırım dilekçesi ile ... Sigorta AŞ'den talep ettiği maddi tazminatın 82.407,75 TL'ye yükseltmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 5/7/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2'nci maddesi uyarınca adlî tıpla ilgili konularda bilimsel ve teknik görüş bildirmek görevi bulunan Adli Tıp Kurumu (ATK) Adli Tıp 3'üncü Üst Kurulunun 19/12/2019 gün ve 308 sayılı raporunda, kişinin ölümünün ekstremite (femur boyun ve dirsek) kırıklarına bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu, kişinin 6/8/2017 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanması ile 21/10/2017 tarihinde ölümü arasında nedensellik (illiyet) bağının bulunduğu, yaralanma öncesi kendisinde mevcut olan AİDS hastalığının da etkisi ve katkısı olduğu, ancak kaza ile ölüm arasında nedensellik bağını kesmeyeceğinin belirtilmesi karşısında davacı vekilinin bu konuya yönelen istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Ancak, davaya konu trafik kazası nedeniyle Isparta 1'inci Ağır Ceza Mahkemesinde açılan 2018/339 (E) sayılı davada, ATK Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda, sevk ve idaresindeki motosiklet ile gece vakti aydınlatması olmayan iki yönlü yolda, kurallara aykırı olarak yolun solunda, ters yönlü park halinde bulunduğu yerden, sağ tarafındaki görüşünü kapatan yüksek araç önünden, sağ şeride doğru çapraz vaziyette kontrolsüzce doğrultu değiştirerek karşı yöne geçişi sırasında, sağ şerit üzerinden, sağ geriden nizami seyirle gelen yakın mesafedeki otomobil sürücüsünün önünü aniden kapatan sürücü ...'ın asli kusurlu; sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti aydınlatması olmayan iki yönlü yolda seyri sırasında geldiği yol bölümünde, kurallara aykırı olarak ters yönlü park halinde bulunan motosiklet sürücüsünün, karşıya sağ şeride doğru geçmek üzere doğrultu değiştirmesi sırasında, yakın mesafeden aniden önünü kapatan motosikletle çarpışan dava dışı sürücü ...'nın kusursuz olduğu belirtilmiş; Isparta Ağır Ceza Mahkemesinin istinaf edilmeksizin kesinleşen 2/4/2019 gün ve 2018/339 (E) - 2019/151 (K) sayılı kararıyla, davalı ...'nın kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223'üncü maddesinin 2'nci fıkrasının "c" bendi uyarınca beraatine, davacı ...'ın ise, eşinin ölümüyle sonuçlanan kazanın, münhasıran kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açtığı kanısına varıldığından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 22'nci maddesinin 6'ncı fıkrası aracılığıyla CMK'nin 223'üncü maddesinin 4'üncü fıkrasının "b" bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına hükmolunduğu anlaşılmıştır. Hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinin 19/4/2019 gün ve 560 sayılı raporunda ise, idaresindeki otomobille olay mahalli kavşağa, hızını her an emniyetli tedbir alabileceği asgari hadde düşürerek yaklaşıp motosiklete karşı fren ve direksiyon tedbirine başvurması gerekirken, bu hususlara yeterince riayet etmeksizin yaklaşıp geçiş yaptığı sırada motosiklet ile çarpışan davalı sürücü ...'nın %25 oranında tali; idaresindeki motosiklet ile takiben geldiği yoldan kavşak alanına giriş yapmadan evvel ilk geçiş hakkını sağından gelen otomobile vermesi ve geçişini dikkatli ve kontrollü bir şekilde gerçekleştirmesi gerekirken, bu hususa riayet etmeksizin geçiş yaptığı sırada otomobil ile çarpışan davacı sürücü ...'ın, %75 oranında asli kusurlu olduğu belirtilmiş, davalı ... vekili, kendisine 29/4/2019 günü tebliğ edilen anılan rapora karşı 8/5/2019 günü sunduğu itiraz dilekçesinde, ATK Trafik İhtisas Dairesinin 19/4/2019 tarihli raporundaki tespitin hatalı olduğunu savunmuş, ilk derece mahkemesince de ATK Trafik İhtisas Dairesinin 19/4/2019 gün ve 560 sayılı raporu benimsenerek nihai karar verilmiştir. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, aynı maddi olay nedeniyle, ATK Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda belirtilen kusur oranı ile ATK Trafik İhtisas Dairesinin 29/1/2021 gün ve 548 sayılı raporunda yer verilen kusur oranları çelişkilidir. Bu itibarla İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi üç kişiden oluşturulacak bilirkişiler kurulundan, davacı sürücü ... ile davalı sürücü ...'nın kusur oranlarına ilişkin ayrıntılı ve gerekçeli rapor alındıktan sonra oluşacak sonuca göre nihai karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine,4-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davalı ... tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/6/2025